AZAP BİTTİ

Bu haber 22 Şubat 2010 - 0:00 'de eklendi ve 706 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Yıllardır süregelen, dolayısıyla üretici kesim ile turizm sektörünü karşı karşıya getiren bir olay, bizatihi Muğla Valisi Dr. Ahmet Altıparmak’ın meseleye el atmasıyla nihayet çözüldü.
Bunun anlamı her iki kesim adına azap’ın bittiğidir.
Zira, az buz zaman değil.
Nereden bakarsanız bakınız çeyrek asırlık süreçte önemli sorun olarak ortaya çıkan bir meseleydi.
Üstelik, kendi haline bırakılamayacak kadar öneme haiz.
Önemli diyorum, yıllık 63 bin ton tutarında ihracatımız vardı.
Balık çiftliklerinden dem vuruyorum.
Bodrum ve Milas kıyıları ağırlıklı olmak üzere Muğla kıyılarında konuşlanan balık çiftlikleri var ya.
Hani çoğu zaman çiftlik sahipleri ile turizm sektörünü karşı karşıya getiren gelişmeler.
Söz konusu olay buydu.
***
Peki mesele neden ve kimden kaynaklanıyordu?
Neden iki sektör çoğu kez karşı karşıya geldi?
Aslında bu olayla ilgili her iki kesimi direkt suçlayamazsınız.
Turizm sektör temsilcileri, balık çiftliklerinin denizleri kirlettiği, dolayısıyla buralarda denize girmenin pekte mümkün olmadığından hareketle, şikayetçiydi.
Buna karşın çiftlik sahipleri, denizleri kirlettiğimiz iddiası bütünüyle doğru değildir.
Yine de ortaya bir sorun çıkmaması için devletin öngördüğü yerde konuşlanmaya hazırız diyordu.
İşte yıllardır süregelen bu şikayetler üzerine devletin ilgili kurumları çare aradılar.
Ne var ki çiftliklerin konuşlanacağı yer konusu çok zaman aldı.
Şurası, burası olsun derken nihayet Bodrum açıklarındaki Salih Adasında konuşlanmalarının daha uygun olacağı kararıyla, çiftlik sahiplerine tebligat çıkarıldı.
Belirlenen tarih doğrultusunda hareket edip, çiftliklerin taşınması gerektiğinin altı çizildi.
Yine de taşınma işlemleri bir türlü gerçekleştirilmedi.
Şimdi ise gözlemlediğimiz kadarıyla Vali Dr.Ahmet Altıpmak’ın konuya el atmasıyla, sorun çözülmüş durumda.
Bunun anlamı, bir kez daha altını çizmek gerekirse, her iki kesim adına azap’ın bittiğidir.
Şimdi her iki kesim mutlu.
Çiftlik sahipleri zan altında kalmaktan kurtuldukları için, turizm sektörü de denizlerin kirletilmesi gibi bir olay ortadan kalktığından.
***
Bu arada denebilir ki, bu çok önemli bir olay mıydı?
Bu denli abartılmasının gerekçesi ne?
Elbette önemliydi.
Bir kere ihracat bağlamında ülkemize, hiçte küçümsenmeyecek bir döviz giriyordu.
Yıllık 63 bin ton tutarındaki bir meblağın karşılığı, ülke ekonomisinin zorluklar içerdiği süreçte küçümsenemez.
Sonra, balık fiyatlarının yanına yaklaşılamadığı düşünülürse.
Eğer aynı çiftliklerde üretilen mallar piyasaya sürülmeseydi, imkanları sınırlı vatandaşlarımızın balık yeme şansı olur muydu?
Onun için kimler ne söylerse söylesin, kültür balıkçılığıyla uğraşan vatandaşların konuşlanacakları yerin belirlenmiş olması, turizm sektörüyle karşı karşıya gelmemeleri, bir yerde yıllardır çekilen azap’ın bitmesi açısından da yadsınamaz bir gelişmedir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.