AYNI YAĞIŞ BAŞKA İLLERDE OLSA

Bu haber 21 Aralık 2009 - 0:00 'de eklendi ve 955 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Geçtiğimiz hafta içerisinde Muğla ve çevresine etkisi altına alan yağışlar, başka illerde olsa ne olurdu?
36 saatlik sürede metre kareye 105 KG, son 15 günlük dönemde 260 KG yağış düşse.
Ki, Muğla’ya bu ölçüde yağışların olduğu ilgili kurum tarafından açıklandı.
Gerçekten ne olurdu?
Üniversite yıllarını Ankara’da geçiren birisi olarak ben söyleyeyim.
Çoğu işyerleri ve evlere su bastığı gibi dereler taşar, yollar kullanılamaz hale gelirdi.
Kısaca, Muğla’ya yağan yağmurun yarısı, Türkiye’nin metropol kentlerinden İstanbul, Ankara ve İzmir’de yağsa, hayat felç olurdu.
Bunun en bariz göstergesi, ulusal medya kuruluşları ekranları ve gazete sayfalarında yer aldığına göre, tevatür diye düşünülemez.
***
Şimdi denebilir ki, bu denli aşırı yağışlara karşın Muğla ve çevresi, diğer illerden farklı olarak, neden fazla etkilenmiyor?
Bunun 2 sebebi var.
Birincisi ve en önemlisi, Muğla’nın Akdeniz İklim Kuşağı üzerinde yer alması.
Bu iklimin özelliği, Kış Mevsimi ağırlıklı olmak üzere İlkbahar ve Sonbahar Mevsimlerinin yağışlı geçmesi.
Bir başka neden toprağın yapısı.
Muğla ve çevresi kalker ağırlıklı yapıdan oluştuğu, dolayısıyla toprağı oluşturan minarelerin geçirimli maddelerden ibaret olması, önemli etken.
Toprağın üzerine düşen yağışlar, anında yerin derinliklerine sızma imkanı bulduğu için diğer illerde görülen taşkınlar olmuyor.
Taban suyu bakımından en zengin iller arasında bulunmasının nedeni de bu.
Bunun yanında Muğla merkez ilçede konuşlanan Hamursuz Dağı eteğinde bulunan obruk, suların tahliyesini sağlıyor.
Aşırı yağışlar neticesinde biriken sular, obruk kanalıyla Gökova Körfezine aktarılıyor.
Elbette bu şartlarda yağışların olumsuz etkisi olmazdı.
***
Yine de cevap arayan ayrıntılar var.
Bu özellikler, olumsuzlukları ortadan kaldırdığı halde, Muğla merkez ilçe dışında kalan yerleşim birimlerinde, zaman zaman görülen taşkınlar neyin nesi?
Bunun en önemli sebebi, birçok yerleşim merkezinde dere yataklarının yeterince ıslah edilmemesi.
Başta ilgili kurumlar olmak üzere yerel yönetimler olarak, muhtemel taşkınlara karşın tedbir almazsanız, elbette bu tür doğal afetlerden etkilenirsiniz.
Zaman zaman Fethiye, Ortaca ve Dalaman ilçelerinin sel felaketlerine maruz kalmalarının temel nedeni budur.
Şayet DSİ olmak üzere belediyeler, dere yataklarının ıslahı konusunda yeterli hassasiyet göstermiş olsalardı, vaki şikayetler gündeme gelmezdi.
***
Yeri gelmişken bir soru daha sorulabilir.
Muğla merkez ilçe bu denli yağış aldığı halde, çok nadir hallerde taşkınların görülmesinin sebebi ne?
Sadece toprağın geçirimli olması, asıl neden olabilir mi?
Elbette taşkınların olmamasında toprağın yapısı önemli rol oynuyor.
Yağmur suları anında yerin derinliklerine sızdığı için taşkınlarla karşılaşılmıyor.
Bir başka neden var ki, en az diğeri kadar önemli.
O da, iki önemli tahliye kanalı.
Bütünüyle Camikebir Mahallesini içine alan dere ile Saburhane Mevkiinden gelen diğer bir dere, yağmur sularını Muğla Ovası ve Karabağlar Yaylasına ulaştırıyor.
Her iki derenin birleşmesiyle Kara Muğla Deresi ismini alan tahliye kanalı, muhtemel bir sel taşkınlarının oluşmasına imkan vermiyor.
Hal böyle olunca, tahminlerin çok üzerinde yağış alan Muğla Merkez ilçede, başka illerde gözlenen felaketlerle karşılaşılmıyor.
Tabi bu arada gözden kaçırılmaması gereken bir önemli nokta daha var.
Birçok mahallenin söz konusu derelere boşalttığı atık maddeler, her hangi bir tıkanıklığa meydan vermemesi için belediye tarafından temizleniyor.
Aksi halde tıkanıklık, yıllar öncesinde görüldüğü gibi dereleri örten asfalttın patlamasına neden olurdu.
Bunun de ne anlama geleceği, kestirilemeyen bir tehlike değildir.
Sonuçta, özellikle kış mevsiminde diğer illerin hilafına çok daha fazla yağış alan Muğla’da, üzücü olayların meydana gelmemesinin nedeni, altını çizdiğim ayrıntılardır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.