Avukatların talebi ret edildi

Bu haber 20 Eylül 2014 - 11:30 'de eklendi ve 1.032 kez görüntülendi.

MANŞET (5)

Avukatların talebi ret edildi

Muğla’nın Milas İlçesi’ne bağlı Güllük Mahallesi’nde geçtiğimiz yılın Haziran Ayında bir firmaya ait atık su-kanalizasyon şebekesinde meydana gelen gaz sızması sonucu 7 işçinin hayatını kaybettiği olayın duruşmasına devam edildi. Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada olayda hayatını kaybeden işçi ailelerin avukatlarının firma yöneticilerinin tamamının tutuklanması, yargılanan iki kişiye yurt dışı yasağı konulması ve firmanın mallarına tedbir kararı verilmesi talebi mahkeme heyeti tarafından ret edildi. Duruşma olayda hayatını kaybeden 7 işçinin aileleri sonunda adliye binası önünde açıklama yaparak sorumluların bir an önce cezalandırılmasını istediler.

Kadir Tamer

Muğla’nın Milas İlçesi’ne bağlı Güllük Mahallesi’nde geçtiğimiz yılın Haziran Ayında bir firmaya ait atık su-kanalizasyon şebekesinde meydana gelen gaz sızması sonucu 7 işçinin hayatını kaybettiği olayın ardından 21 kişinin yargılandığı davanın ikincisi Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, ölen 7 işçinin yakınları ve avukatları ile tutuksuz yargılanan sanıklar katıldı.

İşçi ailelerinin avukatları, olayda şirketin büyük ihmali olduğunu ileri sürerek, olay sırasında şebekede biriken pisliği dışarı çıkarmada kullanılan elevatör cihazı ve pompaların çalışmadığını, işçilere maske verilmediğini iddia etti.

Duruşmada söz alan ve tutuksuz olarak yargılanan şirketin eski Genel Müdürü Ahmet Tuna Ozaner, 2010-2013 yılları arasında şirketin genel müdürlüğünü yaptığını, kaza olmadan 2 ay önce istifa ettiğini belirterek, iddianamede belirtilen olaylarla ilgili herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını söyledi. Ozaner, suçsuz olduğunu kaydederek mahkeme heyetinden beraatini talep etti.

Sanıklardan İnşaat Mühendisi Mehmet Tevfik Sülün ise üzerine atılı suçları kabul etmediğini ifade ederek savunmasını 2 sayfa halinde yazılı olarak mahkeme heyetine sundu.

Tutuklama talebine mahkemeden ret

Bu arada olayda hayatını kaybeden işçi ailelerinin avukatları, olayın gerçekleştiği ve o dönem görevde olan firma yöneticilerinin tamamının tutuklanmalarını, tutuksuz olarak yargılanan iki yabancı uyruklu firma çalışanına yurt dışı yasağı konulmasına ve işçi ailelerine ödenecek tazminatlar için firmanın mallarına tedbir kararı uygulanmasını talep etti. Avukatları dinleyen mahkeme heyeti taleplerin tamamını ret etti. Mahkeme heyeti eksikliklerin giderilmesi ile sanıkların savunmalarını dikkate alarak İstanbul Teknik Üniversitesi’nden arıtma tesisinin yapımı ve iş güvenliği ile ilgili öğretim üyeleri ve İstanbul Üniversitesi ceza hukuku öğretim üyelerinden oluşacak bilirkişi vasıtası ile sanıkların ayrı ayrı kusur durumlarının tespiti için bilirkişi talep ederek duruşmayı 28 Kasım tarihine erteledi.

Avukatlardan açıklama

İşçi ailelerinin avukatlarından Murat Kemal Gündüz, ilk duruşmada da tüm sanıkların mahkeme huzurunda dinlenmesini talep ettiklerini, fakat mahkemenin sanıkların bulunduğu yerde dinlenmesine karar verdiğini hatırlatarak, şunları söyledi:

“Şirketin iki tanede yabancı uyruklu yönetim kurulu üyesi var. Bu sanıklarla ilgili davet talebimiz olmuştu fakat mahkeme bu sanıkların da bulundukları ülkelere yazı yazarak dinlenmesini talep eden bir karar aldı. Bu celsede şirketin eski genel müdürü dinlendi. Sanığa iş güvenliği eğitimi alıp almadığını, iş yerinde koruyucu malzeme kullanılıp kullanılmadığını, gaz maskesi verilip verilmediğini, gaz ölçüm cihazının olup olmadığını ve ölümleri korumak adına ne yaptıklarını ve uzmanlığını sorduk. Şirketin eski genel müdürü böyle bir uzmanlığının olmadığını ve daha çok idari konularla uğraştığını söyledi. Bu zaten aczin itirafıydı. Biz buna dayanarak önlemlerin alınmadığını gösterdiği için olası kasta varan bir sorumluluk hali söz konusu olduğundan şirketin tüm yönetim kurulu üyelerinin tutuklanmasını talep ettik. Tazminat davalarında teminat olması için de mal varlıklarına tedbir konulmasını istedik. Ama ne yazık ki mahkeme tutuklama taleplerimizi yeni bir delil sunulmadığı için reddetti.”

Duruşma sonrası ailelerden ortak açıklama

Duruşmanın sona ermesinin ardından olayda hayatını kaybeden işçilerin yakınları adliye binası önünde ortak bir basın açıklaması düzenlediler. Aileler adına açıklamayı olayda babasını kaybeden Günay Özdemir yaptı. Aileler adına konuşan Özdemir, tek isteklerinin adalet olduğunu belirterek, “Sendikalar ve emekten, emekçiden diyen partiler görevlerini yapmadıkça iş cinayetleri sürmeye devam edecektir. Böyle olmasın diye biz mücadelemize devam edeceğiz. Bizler aileler olarak bir araya gelerek sürdürdüğümüz adalet mücadelesinde bizlere dayanışma gösteren bütün kişi ve kurumlara teşekkür ediyoruz. 28 Nisan diğer dünya ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de iş cinayetlerinde hayatını kaybedenler için anma ve yas günü ilan edilmelidir. Güllük’te hayatını kaybedenler anısına bu bölgede bir park yapılmalıdır. İş cinayetinin lanetinin unutulmamasının bir işareti ve kaybettiklerimizin anısına saygımızı temsilen bir anıt dikilmelidir” dedi. Açıklamanın ardından aileler olaysız bir şekilde dağıldılar.

Olay

Milas’a bağlı Güllük beldesinde 17 Haziran 2013’te özel bir şirkete ait arıtma tesisine bağlı terfi tenzil istasyonundaki elektrik arızasına müdahale etmek isteyen işçiler, metan gazından zehirlenmiş, itfaiye ve AKUT ekipleri 6 işçinin cesedini çıkarmıştı. Olayda ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Tesis Müdürü Mustafa Öztürk yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.