AVNİ KİRAZ

Bu haber 05 Ekim 2009 - 0:00 'de eklendi ve 1.431 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Her ne kadar aramızdan ayrılıp ebedi istirahatgâha göç eyleyenlerle ilgili yazılar, ister istemez bir burukluk yaratsa da yazmadan edemiyorsunuz.
Hele onlar size çok yakın olmaktan öte topluma mal olan kişiler ise.
Yaşamları süresince iz bırakmış iseler.
Yine de içinde bulunduğumuz hafta içerisinde, aynı köşeden önce Muğlaspor sevdalısı sevgili Ahmet Şimşek, şimdi de dostum Avni Kiraz’ı kaleme almak kolay olmadı.
Zira her ikisiyle olan ilişkiler bir an için gözümde canlanmıştı.
Bu vesileyle geçtiğimiz Perşembe Günü Belediye anonsundan Avni Kiraz’ın vefat haberini duyduğumda, benzer duygulara kapıldım.
Avni ağabeyle olan yılların beraberliği kolay kolay yakamı bırakır mıydı?
Önce lise talebesi olduğum dönem, ardından öğretmen olarak Muğla’ya atandığım yıllardaki birliktelik.
Bu denli etkili birisi kolayına unutulmazsa, benim içinde Avni ağabeyimin konumu aynıydı.
***
Muğla’nın tanınmış terzilerinden, günümüz Esnaf ve Sanatkarlar Kooperatifi Başkanı Mehmet Şakirtoğlu ile birlikte çalışan Avni Kiraz, aynı zamanda dönemin amatör takımlarından Yılmazspor genç takımın kaptanlığını yapmıştı.
O, askerlik sonrası bir taraftan kendi başına açtığı terzi dükkanı, diğer taraftan futbol hakemliği yapar.
Hem de ne hakem.
Yaşadığı bir olay, Hürriyet Gazetesinin ‘Rekorlar Ansiklobedisi’ne girecek kadar çarpıcı bir gelişmenin müsebbibi.
Orta hakem olarak çıktığı bir maç esnasında yan hakem, takımlardan birinin futbolcusuyla münakaşaya girişir.
Buna sinirlenen orta hakem Avni Kiraz, hem yan hakem hem de o oyuncuya kırmızı kart gösterir.
Bu hadise arkadaş çevresinde kolay kolay unutulmaz.
Ne zaman bir dost meclisi oluştuğunda arkadaşları kendisine takılınca, kafamı kızdırmayın hepinize kırmızı kart gösteririm derdi.
Bilhassa rahmetli Ramiz Ülkü ağabey ile Yılmazspor’run meşhur futbolcularından Tuncay Alpar, Nazmi Zeybek ve Hüseyin Gaydalı ona çok takılırdı.
Hele kendisiyle birlikte Yılmazspor camiasının önde gelenlerinden başta takım kaptanı Süreyya Serger olmak üzere, Talat, Cengiz ve Ergün Sarısavran kardeşler ve Taner Taşer.
Rahmetli Ramiz Ülkü, Tuncay Alpar, Mehmet Şakirtoğlu, Selahi İyibilir, Hüseyin Gaydalı, Nazmi Zeybek, Ayhan Arslan, Günay Kocamemi ve Yılmazspor yöneticilerinden Ali ağabeyimizle olan beraberlik.
Zaman zaman bu güzide toplulukla birlikte olduğum yıllar, hayatımın en müstesna günleri arasındadır.
Aradan bunca zaman geçmesine karşın, o yılları hala özlemle anarım.
***
Avni ağabeyin tanınması, futbolla içli dışlı olmanın yanında sanatındaki kariyeridir.
O dönemlerde konfeksiyon sanayi bu denli gelişmediği için üst düzey bürokratlar ve siyasi çevreler ile giyime düşkün olanların elbiseleri, Muğla’nın meşhur terzileri olarak bilinen Ali Bambul, Şevki Çerkezoğlu, Arap Terzi ve de Avni Kiraz ve Mehmet Şakirtoğlu tarafından dikilirdi.
Dedim ya o gerçekten terzilik sanatının en ustalarından biriydi.
İştigal ettiği, hala çırakları tarafından sürdürülen terzi dükkanının camına işlenen tanıtım yazısı ve motif bile, inceliğin ürünüdür.
Dükkanın camında bir şeritmetre.
Uzantısında Avni yazısı.
Böylelikle terzi demeye gerek kalmıyordu.
Ne var ki yılları, el emeği göz nuruyla geride bırakın Avni Ağabey bir süre öncesinde rahatsızlanır.
Belirli bir süre devam eden tedaviden sonra tam olarak eski sağlığına kavuşamasa da sanatına olan düşkünlüğü nedeniyle ara sıra dükkanına gelir, yanında çalışanlara yardımcı olmak ister.
Ta ki geçtiğimiz güne kadar.
Artık sevgili ağabeyin kalbi daha fazla dayanamaz.
Ve tüm sevenlerini geride bırakarak, aramızdan ayrılır.
Sevgili Avni ağabey.
Siz bizleri yalnız bırakarak ebediyete intikal etseniz de sevenleriniz sizinler birlikteydi.
Kurşunlu Camiinde kılınan cenaze namazında, ne çok sevenlerin varmış ki, bir bir belirttiğim arkadaş ve dostların hep yanındaydı.
Toprağın bol, mekanın cennet olsun ağabey.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.