AVM’ler ve Arasta Esnafı « Hamle Gazetesi

AVM’ler ve Arasta Esnafı

Bu haber 23 Ekim 2014 - 0:00 'de eklendi ve 1.423 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Muğla Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Şükrü Ayyıldız, küçük esnafın korunması gerektiğini belirterek, “Biz yıllardır AVM’lerin şehir merkezlerine 7- 10 km uzaklıkta olması için çalışıyoruz.” demiş…

Dünkü yazımı okuyanlar anımsayacaktır. Muğla Ticaret ve Sanayi Odası’nın Muğla girişinde, Akçaova’da “Muğla Kent Platformu ve Fuar Merkezi” projesine destek veren meslek odalarından birisi de Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği

Sanıyorum Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Ayyıldız, omuz verdiği “Muğla Kent Platformu ve Fuar Merkezi”nin ‘fuar’ olmayınca bir ‘AVM’ye dönüşebileceği tehlikesinin farkında değil.

MUTSO Başkanı Bülent Karakuş farkında mı?

xx        xx        xx

Muğla Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Şükrü Ayyıldız, küçük esnafın korunması için AVM’lerin şehir merkezi dışında olması gerektiğini savunurken şöyle demiş:

Biz yıllardır AVM’lerin şehir merkezlerine 7- 10 km uzaklıkta olması için çalışıyoruz. Bir tek Ecevit Hükümeti döneminde böyle bir girişim oldu. O da malum kriz çıkınca kaldı. Konfederasyon olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Milas Belediyesi AVM’leri engellemek için ticari alanı konut alanına çevirmişti. Ancak buda geçici bir çözüm. Biz tüm siyasi partilerden esnafın yanında yer almalarını istiyoruz. Esnafı korumak için AVM’lerin şehrin 7-10 km dışına çıkarılmalı. AVM’ler toplamda 300 personel çalıştırırken, esnafımız toplamda yanlarında çalıştırdıkları personelle bu sayıyı zaten geçiyor. Kaldı ki AVM’lerin kazandıkları paralar zaten burada kalmıyor. KDV dışında devlete de bir katkıları yok

Sayın Ayyıldız yerden göğe haklı…

Peki, “siyasiler” esnafa yardımcı olur mu?

Olmayacağını Sayın Ayyıldız da biliyordur. Hatta onların yüzünden bu hallere gelindiğini de biliyor olması gerek!

xx        xx        xx

En çok AVM İstanbul’da bulunuyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ise AK Partili

Muğla yeni Büyükşehir oldu. AVM’leşme ise Büyükşehir’den önce İstanbul kadar olmasa da Muğla esnafını diz çöktürecek boyutta yaşandı. Yaşanmaya da devam ediyor.

Uğur Mumcu Bulvarı bir uçtan bir uca AVM haline gelmiş durumda.

Muğla bunların hepsini zor besler. Muğla esnafını batırmakla kalmayıp yakında kendileri de batarlarsa şaşırmamak lazım!

Yetmiyormuş gibi Muğla girişinde, Akçaova’da uzun vadede AVM’ye dönüşme ihtimali çok yüksek olan bir fuar alanı yaratıyoruz!

O “Fuar Alanı” girişiminde Ticaret Odalarının hepsi var ve onları bir bizimde anlamak mümkün de o oluşumun içinde Esnaf Odalarının ne işi var anlayabilmiş değilim…

xx        xx        xx

Muğla’nın ilk süper marketi MİGROS küçük sanayi sitesinin girişinde yer alırken gösterilen tepkilere aldırış edilmedi. Şehir dışında yapılıyor, diye savunanlar oldu. Öyle gibiydi, ama çoktan şehir merkezinde kaldı.

Uğur Mumcu Bulvarı’nın sağ tarafı AVM’lere açılırken de esnafı dinleyen olmadı. MİGROS bu yeni gelişmenin yanında çok masum kaldı. Çünkü MİGROS ve benzerleri “bakkalı” tarihe gömerken AVM’ler ise bir bakıma “mağazaların” mezarını kazmaya geldi… Ama en azından Muğla’da kendi mezarlarını da kazdıklarının f arkında değiller…

AVM’ler, süper marketler gerçekten “ucuz” mu?

Sanmıyorum. Öyle olsa şehir merkezinde Arif Şeker ve Cengiz Maral ile benzerleri direnemezler, hala ayakta kalamazlar ve çoktan yok olurlardı!

AVM’ler biraz da “sosyal yaşam alanları” gibi… Komşuluk ilişkilerinin bittiği günümüzde insanlar oralarda karşılaşıp, selamlaşıyorlar. Genellikle hafta sonunu geçiriyorlar. Gezip dolaşıp, bazen alış veriş bile yapmadan bir de öğle yemeği yiyip, varsa sinemaya da gidip evlerine dönüyorlar.

Bu günlerde Muğla’dan “Aydın Forum”a gidenler olduğu gibi, Ula ve Yatağan’dan da Muğla AVM’lerine geliyorlar…

AVM’leri çekim merkezi haline getiren ise “ucuzluğundan” çok öncelikle otoparka sahip olması ve otopark için ücret alınmaması. Bunun yanında restorana, kafeteryaya, çocuk oyun alanına ve son zamanlarda sinemaya da sahip olması…

xx        xx        xx

İstanbul’da Kapalı Çarşı’nın 500 yıllık, Muğla’nın tarihi arastasının da 200 yıllık olduğu söyleniyor. Hal böyle olunca AVM’lerin batıda değil, Osmanlı döneminde Anadolu’da ortaya çıktığı söylenebilir.

Son zamanlarda artan eleştiriler karşısında AVM’ciler kendilerini savunurlarken, Kapalı Çarşı’yı örnek gösterip “Geçmişte de vardı. Üstelik Anadolu insanı keşfetmiş” savunusuna girişiyorlar.

Oysa Anadolu’nun kapalı çarşılarının, bedestenlerinin, arastalarının günümüz AVM’leri ve süpermarketleri ile hiç alakası yok. Onların temelinde “Ahilik” gibi bir gelenek yatıyor. İnsanları paketleyen bir çakallık yatmıyor!

xx        xx        xx

Bir zamanlar Muğla Arastası her türlü ihtiyacın karşılandığı “kültürel-sosyal, insani bir yaşam alanı” idi…

Bir düğün örneği verirsek, gelinlik, damatlık, takılar ile birlikte mobilya, beyaz eşya ve tüm çeyizlik yanında düğün yemeği malzemeleri ‘et dahilArasta’dan karşılanabilirdi.

Arasta restore edildi ya, yönetenlerimize göre, “Arasta kurtuldu, ayağa kalktı”… Ama esnaf öyle demiyor!

Geçenlerde Hamle’de de yer alan haberin başlığı “Menteşe esnafı dertli” şeklindeydi. Habere göre, Arasta esnafı yapılan restorasyonun eksik bırakıldığını iddia edip, Arasta’ya müşteri çekebilmek için Belediye’nin daha çok hizmet götürmesini söylemiş…

Doğrusu ben “hizmetten” neyin kastedildiğini anlamadım!

xx        xx        xx

Ama Arasta’nın gerçekten ayağa kalkmasını, yaşamasını, Arasta esnafının da soluklanmasını istiyorsak Arasta’ya biraz da AVM gözüyle bakmalıyız.

Arasta’nın geleneğinde tenekecilik vardır, olmalıdır da… Ama bu gün Arasta başta “çatı oluğu” olmak üzere sanayi tipi üretim yapanlardan arındırılmalı, “otantik yapısına değil havasına” sokulmalıdır.

Arasta’da “birahane” değil, meyhane olduğu anımsanmalıdır…

El sanatlarının canlanması için yerel yönetim teşvikçi olmalıdır.

En önemlisi Arasta ve çevresi motorlu araç trafiğinden arındırılmalıdır…

Marmaris’te yıkılmada önce TANSAŞ’tan alışveriş yaparlar otoparkından ücretsiz yararlanırlardı. Arasta’daki belediyeye ait katlı otoparkta da Arasta’dan alış veriş yaptığını kanıtlayanlardan 1 saate kadar ücret alınmayıp, bir saatten fazlası için yüzde elli indirimli ücret alınabilir.

Siz hele bir Arasta’da camilerin dışında (katlı otoparkta olabilir) tuvalet olanağı da sağlayıp “AVM rahatlığı” yaratın bakalım ne oluyor…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
hüseyin canel 23 Ekim 2014 / 00:44

bir avm merkezinden biriki bir şey alıp eve dönerken karşılaştığım bir olayı paylaşmak isterim. avm karşısındaki ana yol üzerinde bir aracın çarptığı kedi yol ortasında can çekişiyordu. onlarca sürücü büyük ihtimalle kedinin araçlarını kirletmesini istemediğinden büyük maharetle kediyi ezmeden geçip gidiyor ancak tek bir sürücü dahi durup can çekişen kediyi yolun kenarına taşımayı düşünmüyordu.vahşi kapitalizmin mabetleri çılgınca tüketim merkezleri.. yağmuru toprağı denizi ağacı çiçeği unutan çocuklarımız.. dahada önemlisi çılgınca rekabet hırs girdabında insani duyguları iyice aşınan bir toplum .. 350 çok uluslu avm … doğrusunu söylemek gerekirse nereye gidiyoruz? sorusunu sormadan edemiyor insan… elinize kaleminize sağlık sağlıcakla…

asım demirel 23 Ekim 2014 / 08:31

Özcan bey günaydın,
Büyük Şehir Belediye Başkanı Osman Gürün, görünüşte Muğla korunuyor gibi bir algı oluşturdu. Buda arasta restorasyonuyla oldu. Belirttiğiniz gibi bu arasta restorasyonu eksiktir ayrıcada hatalıdır. Bu işin uzmanları hataları belirtiyorlar. Görünüşte Muğla korunuyor. Ama O katlı otoparkın Kurşunlu Camisi ile nasıl bir uyum içerisinde sormak gerekir. Her tarafı camla kaplı Amerikan özentisi Defterdarlık binasının bitişiğindeki tarihi evle bir benzerliği var mı? O arastalı eski hal çarşısı korunsaydı, ama yerine Zihni Derin çarşısı yapıldı. Muğla ne kazandı? kocaman bir hiç. Eski garaj alanına lüks konut yapacağız diyen zihniyet Muğla’mızı koruyamaz. Yeni adliyeden merkeze doğru çıkarken sol taraftaki yere yapılan site Muğla’nın merkezine yığılmış beton plakalar gibi duruyor. Belediye başkanları hayatın içinden gelecek. Ofisten, bürokrasiden gelenlerle bu iş bu kadar olur. Muğla’mızı yönetenlerin profillerine bakın görürsünüz. İsim yazarsak uzar gider. Bir Hayati Nizamoğlu belediye başkanı olsaydı böylemi olurdu. CHP nin içerisinden bu profile uygun adayda bulabilirlerdi. Statükonun partisi haline gelirseniz bu kısır döngüden çıkamazsınız. Emekli memur partisi yaftasından kurtulmak için gençleşeceksiniz. Eski Muğla yeni Menteşenin planlaması bir bütün halinde yapılmalıdır. Parça parça yapılan günü kurtarma projeleriyle bu iş olmaz. Harita Mühendisi olan Başkan Bahattin beyden beklentimiz büyük, ama Osman beyin gölgesinden kurtulabilirse. Muğla büyümesin küçük olsun, bizim olsun anlayışındaki Muğla daha çok sıkıntı çeker. Göç gelir diye korkmayın. Nüfus artışı olmayan yerde gelişme olmaz. Üç evin beş evin restorasyonuyla Muğla korunmaz. sadece korunuyormuş gibi bir algı oluşturursunuz. Ekonomik büyüme beraberinde AVM de getirebilir. Ama ekonomisi olayan bir yere AVM yapmak akıl işi değildir. Sadece AVM modasına uymaktır. Muğla’mızın derin aklı gelişmenin önünde engeldir. Özcan bey Muğla’da bir gelişme olacaksa size de akıl danışmalılar. Çünkü siz artık Muğla’da bir bilge siniz. Bir tarih siniz. Her yerde gazeteciler danışman olur, Muğla’da tersi oluyor. İllahaki emekli bürokrat olacak. Muğla’lı değil transfer olacak.