İsmail Zorba
İsmail Zorba

Her Şeye Rağmen İnsan!.. - 22.08.2017

“Yeryüzünün öğretmeni olabilmek için gökyüzünün öğrencisi olmak lazım.” Aliya İzzetbegoviç   Bir söz üzere başladı her şey. Bir söz üzere kanatlandı yüreğimden Balkan semalarına dek götürdü. Balkanlar benim için Bosna demekti önce. Mesleğimin ilk yılları.. Elimde bir kitap; yazarı savaşı yaşamış bir çocuk Zlata. Ve onun gözünden savaşa dair izlenimler: Zlata’nın Günlüğü. On yaşlarında Zlata’nın...

Solmaz Çiçekler - 15.08.2017

İsmail ZORBA   “Şehîdin kabrinde bir gül tomurcuk Bağrının içinden göğe göğerir Ey bu bahçelerin garip çocuğu Sen misin bu âlemde tek öldürülen? Elbet son nefeste Rahîm lütfeder Şehîdin kabrinde solmaz çiçekler…” Saliha Malhun   Bir süreliğine yurt dışına çıkmıştım. İletişime dair tüm kaynaklarımı kapatıp kendi içimde bir yolculuğa çıkmak istiyordum. Rota olarak da öncelikli...

Yansılar (IV) - 08.08.2017

  Bir garip bülbül olsam Ayrılık türküsü söylesem Göç çiçekleri şahit olsa Yayla’nın göç öyküsüne…   Sonbahar geldi mi Karabağlar Yaylası üzerine bir hüzün çöker. Göç denkleri hazırlanmıştır. Yayla göçle birlikte bütün bir kış boyunca sürecek yalnızlığa mahkum edilmiştir. Eylül-ekim ayları geldi mi göç hazırlıkları başlar. Üzümlerden pestilinden sucuğuna, pekmezine hatta sirkesine kadar çeşitli yiyecek,...

Yansılar (III) - 31.07.2017

Bir ayrılık hüznü çökmüş Kırmızı kiremitli çatılarına… Gözyaşlarının buharı yükselirken Bacalarından !.. Umuda hasret kalmış Muğla evleri…   Sonbahar… Ayrılığın ve hüznün bestesi yapılır bu mevsimde… Bütün ayrılık öykülerinin başkahramanı doğa, çevresini gözyaşı ile yıkar. Hüznün tablosundaki renkler sarı, kırmızı ve turuncudur. Ağaçlar yaz boyunca caka satmış; ama artık süslerinden sıyrılmak zorunda kalmıştır.  Yerlerde sürünen...

Yansılar (II) - 25.07.2017

“Bir masal dinlesem Kızıldağ, Karadağ, Asar halay çekerken Hamursuz ellerine kına yaksa Güzeller güzeli Muğla’nın…”   Üzerinde mis gibi dumanı tütüyordu tarhana çorbasının… Pisi’de dokunmuş sofra bezi hayattaki hasırın üzerine yazılmış misafirler bekleniyordu.. Nar gibi kızarmış saraylı üzerine yeni dökülen şerbetini yediriyordu… Sofranın bir kenarında akşamdan soğutulmuş su testisi duruyordu… Üzerine bolca susam dökülmüş tırnaklılar...

Yansılar (I) - 18.07.2017

 “Tutsa ellerimden birileri Dolaştırsa Muğla sokaklarında geceleri Pır pır atan öksüz yüreğim, Beyaz badanalı ,kırmızı kiremitli bacaları Yuva edinse…”   Bu yaz döneminde yazılarımı, bana kimlik veren; beni “Muğlalı” yapan şehrime hasredeceğim. Yıllar önce burada “Muğla Mektupları” başlıklı yazılarımla başladığım şehrime dair içimden geçen “Yansılar”a bir seri olacak bu paylaşımlarım. Bu yansılarda sokaklarda izi kalan...

Kültür: Bir Niyet, Bir Sevgi! - 11.07.2017

“Kültür hayata bir şeyler eklemek amacı ile kazanılmış bilgiler bütünüdür. Her şeyi okuyup, her şeyi unuttuktan sonra kalan.. Daha çok bir özlem; keşfedilmesi gereken bir dünya özlemi.. İnsanı  “insan” yapan özelliklerin toplamı. Bir tutku. İnsana inanış. Kendini insanın kaderinden sorumlu tutuş. Bir sevgi. Dünya çapında bir hümanizmanın inşa edilmesi.  Bugünü geçmişle ve gelecek ile zenginleştirmek....

Dönüş Özlemleri - 04.07.2017

Geçen yıl Mayıs ayının son haftaları Karabağlar’da Kadı Kahvesi mevkinde irimler arasında kendimce keşifler yapıyordum.  Gökyüzüne baktığım bir anda bir çift leyleğin uçtuğunu gördüm. Çocukluğumuzdan hafızamıza nakşedilmiş bir ritüelle ben de kollarımla leyleklerin ardı sıra uçma hareketlerine giriştim. Sonuçta leyleği havada görmüştük. Artık yapacağımız seyahatlere dair hayaller kurabilirdim. Kurguladığım hayallerin bir yıla yayılacağı ve de...

Canlar Gerektir - 28.06.2017

“Bana bu ten gerekmez, can gerektir Ol bâki cennete îman gerektir.” Aziz Mahmûd Hüdâyî   Üsküdar’da denize nazır bir tepede Aziz Mahmut Hüdayî türbesini ziyaretteyiz. Mekan, bütün mânâ erlerinin mekanlarında var olan huzuru sirayet ettiriyor ruhlarımıza.. Burada sadece huzuru yaşamakla kalmıyoruz attığımız her bir adımda mekanın ruhumuza nakşettiği ibretlik okumalara da girişiyoruz. Dünyaya ait ne...

Ümidin Güldüğü Diyar - 20.06.2017

“Azmimiz kırılmaz kederle, yasla, Ümidin güldüğü diyar bizimdir. Fenadan ölümden korkmayız asla, Ölümün öldüğü yer var bizimdir…” Seyyid Ahmet Arvasi   Ne güzel zamanlardayız. Şehr-i Ramazan’dayız. Zamanın sultanının ihsanındayız, bahşettiği güzelliklerdeyiz, güller derdiği iklimlerdeyiz, bereketindeyiz, rahmetindeyiz. Her vaktin nurla şavkıdığı, içimize huzurun dembedem yerleştiği, her kusurunda benliklerimizin itikafa girdiği, tertemiz yalandan riyadan uzak zamanlardayız. Doğduğumuz...