ATATÜRK’Ü DİLİNE DOLAMAK İSTEYENLERE

Bu haber 08 Ekim 2009 - 0:00 'de eklendi ve 722 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

ATATÜRK’Ü DİLİNE DOLAMAK İSTEYENLERE İTHAF OLUNUR
 
Geçmişten günümüze dünyada mevcut ülkelerin liderleri arasında iz bırakanların başında Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün geldiği, muhalif muktedir herkesin yadsıyamadığı bir realitedir.
Eğer bugün, I.ve II. Dünya Savaşına tanık olanlar dahil, o süreci iyiden iyiye irdeleyen yerli ve yabancılar, “Atatürk’ün eşsiz bir komutan, liyakat sahibi devlet adamı” olduğunda birleşiyorsa, söylenecek başkaca söz yoktur.
Hal böyle iken zaman zaman, içimizde çok bildiğini sanan bazı işbirlikçilerin, anlamsız ve tutarsız tavırlarını anlamak mümkün değil.
Oysa onlar düşünmezler mi ki, emperyalist güçlerin ülkemizi istila etmesiyle birlikte, koskoca bir imparatorluğun son varisi Türkiye, olmak veya olmamak noktasına gelmiştir.
Yurdun dört bir yanı, yabancı güçler tarafından sarılmış.
Baştaki sözüm ona hükümet, iki derede bir arada kalmış.
Kısaca vatan savunmasızdır.
Yetmezmiş gibi halk yoksulluk içerisinde.
Ne karnını doyuracağı bir somun ekmek, ne de ayağında pabuç, sırtına geçireceği urbası vardır.
Hepsinden öte, karşı tarafın olağanüstü güçlerine karşın, düşmana karşı koyacak savaş araç ve gereçlerinden yoksundur.
İşte böylesine namüsait şartlar içerisinde birisi;
Bu ülke insanı tarih boyunca asla esaret nedir bilmemiştir.
Onlar için esaret altında yaşamaktansa ölmek evladır diyerek bir inancın peşine düşer.
Zira o, her şeye karşın ülkesi halkına güvenmektedir.
Şartlar ne olursa olsun, vatan savunması söz konusu olduğunda, halkının düşman cephesine atılacağına kanidir.
***
Sonrası malum.
Samsun’da yanan meşale Erzurum ve Sivas kongreleriyle, yurdun dört bir yanını aydınlatır.
Artık karar verilmiştir.
Ya istiklal ya ölüm.
İşte, etrafında yer alan bir avuç can dostuyla cepheye koşan Mustafa Kemal, I.ve II.İnönü Zaferleri, Anafartalar, Dumlupınar ve Sakarya Meydan Muharebelerinde, emsali görülmemiş bir kahramanlık destanı yazarak, son düşman güçleri Yunanlıları İzmir’de denize dökerek, “Türkler asla mağlup edilemezler” dedirtmiştir.
Ülkemizin hal-i pürmelali bu iken, o şartlarda hangi bir komutan ve devlet adamı, bu denli yararlılık göstermiş de, Ulu Öndere birileri ağzına almaya cesaret ediyor?
Buna şaşıyorum.
Oysa bakınız, Atatürk’ü yakından tanıma imkanı bulan Macar asıllı bir tarih profesörünün, onunla ilgili sözleri.
Clara Deavi isimli bir Macar kızı, 1924 yılında Atatürk’ün daveti üzerine ailesiyle birlikte Adana’ya gelir.
Türkiye savaştan yeni çıktığı için, her taraf yıkık döküktür.
Bunu gören Mustafa Kemal, “yurdun dipten temele imar ve inşası gerekir” diyerek yabancı uzmanları ülkemize davet eder.
Davetliler arasında, Dilara’nın makine mühendisi olan babası da vardır.
Atatürk bir gün Adana Ziraat Okulunu ziyaretinde gördüğü Macar mühendisi Gazi Çiftliğinin tanzimi için Ankara’ya davet eder.
Aynı süreçte babasıyla Ankara’ya gelen Dilara, kışın İstanbul’daki Avusturya lisesine devam eder. Yaz ayları da Ankara’ya gelir.
Atatürk, kendisini çok sevdiği, hatta Clara şeker anlamına geldiği için senin adın bundan böyle ‘şekerim parlak’ olsun der.
O ailemize öylesine değer verir, insanları o kadar çok severdi ki, bu halleri küçük yaşımda hayranlık uyandırmıştı.
Bir gün okul müdürümüz, bugün okul tatil dedi.
Nedenini de, Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük devlet başkanı Atatürk vefat etti diye açıkladı.
Biz sonra Macaristan’a gittik.
Macaristan Üniversitesinden emekli olduktan sonra 1971 yılında yeniden Türkiye’ye geldim.
Bu arada Macar hükümeti yabancı pasaport izni verince, turizm acentesi kurdum. O gün bugün Türkiye’ye turist getiriyorum.
Her halde daha büyük ahte vefa örneği olamazdı.
Devam ediyor Clara.
Eğer II.dünya savaşında bizim de Atatürk gibi bir generalimiz olsaydı, 334 bin KM kare olan vatan toprağı 93 bin KM kare olarak kalmazdı. Bugün, elimizden alınan topraklarda 5 milyon vatandaşımız yabancı bayraklar altında yaşıyor.
Nüfusumuz imkansızlıklar nedeniyle 10 milyonun üzerine çıkamıyor.
Zira gençlik hayat şartlarından dolayı çocuk yapamıyor.
Sizler, Türkiye gibi cennet bir ülke ve onun yaratıcısı Atatürk’ün kıymetini iyi bilin.
Atatürk gerçeği, bir yabancı akademisyenin ağzından bu şekilde yansıtılınca tek söyleyeceğim, birilerine ithaf etmektir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.