Atatürk’ü Anmak!

Bu haber 16 Kasım 2013 - 0:00 'de eklendi ve 1.393 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Adını yazıp gereksizce gündeme almak istemediğim bir okurum, sorguluyor. 10 Kasım da Mustafa Kemal Atatürk’ü neden anmamışım!.. Neden o gün anayım? O gün hemen her köşe yazarı Mustafa Kemal Atatürk’ü konu aldığı, artık adetten olduğu için mi?.. (!)

Yıl 365 gün… Türkiye kocaman bir “köy” iken O’nun manevi mirası “Akıl ve Bilim”e sahip çıkmak, hedef gösterdiği Çağdaş Uygarlığı “Muasır Medeniyetler” yaşam biçimi haline getirmek varken, bir gün anıp 364 gün tatile mi çakalım?

xx        xx        xx

Bu günlere kimine göre zor kimine göre kolay gelmedik…

Selanik’te bir gümrük memurunun oğlu olarak 1881’de doğdu. Adını Mustafa koydular. Küçük Mustafa dayısının çiftliğinde kargaları kovalarken…

Mustafa Kemal Atatürk ilkokul sıralarında bize bu sözlerle öğretildi.

Bir toplu iğne bile üretemiyoruz” diye hayıflanırken, “Dünya’da kendi kendini besleyen sayılı ülkelerden biri olduğumuzla” övündük.

Her 10 Kasım’da uzun yıllar mazoşistçesine hep birlikte ağladık. O gün eğlence yerlerini kapatıp, içki içmeyi bile yasakladık! Cumhuriyet Meydanı’nda Atatürk Heykeli’nin etrafında meşaleler yakıp, o soğukta ve hatta bazen yağmur altında saygı duruşunda bulunmayı Atatürkçülük sandık!

O’nu hala anlamadık, anlatmayı bile beceremedik…

xx        xx        xx

Bu ülkenin ne Atatürkçüsü Atatürkçü, ne Müslüman’ı Müslüman…

Cumhuriyet Meydanı’na gidip Atatürk önünde saygı duruşunda bulunmak Atatürkçülük…

Camiye gidip beş vakit namaz kılmak; zekattan kaçıp fitre vermek Müslümanlık…

Öyle mi?

Muhteva nerede?

Geçtiğimiz günlerde Habertürk kanalında “Tarihin Arka Odası” programında Tarihçi Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Ali Güler Mustafa Kemal Atatürk‘ün son anlarını ve son sözlerini anlattı. Güler, canlı yayında Mustafa Kemal Atatürk‘ün son sözünün “Aleykümselâm” olduğunu söylüyordu.

Mustafa Kemal Atatürk can verirken kime selam veriyordu?

Laikliği “dinsizlik sanan” laikler ile Müslümanlığın yolunu “Atatürk düşmanlığından” geçirenlerin yaşadığı bu ülkede ne acıdır ki hep birlikte Mustafa Kemal Atatürk’ü dinsiz ilan ettik!

xx        xx        xx

Günümüzde Mustafa Kemal Atatürk’e saldırmak, O’nu itibarsızlaştırmaya çalışmak moda haline geldi.

Ölüm yıldönümünde şöyle TV kanallarını dolaştım, tartışma programlarını izledim, kiminde hamasi söylemlerle Mustafa Kemal Atatürk övülüp göklere çıkarılırken, kiminde sövülüp yerin dibine batırılıyordu… Mustafa Kemal Atatürk diktatörmüş (!) Cumhuriyeti kurmuş, ama demokrat değilmiş. Demokrasiye karşıymış.

Bu gün demokrasi var mı?

Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyet ile birlikte “Modern Türkiye”yi kurdu… Demokrasinin koşullarını yarattı. O’nu kaybetmemizin üzerinden geçen 75 yılda biz ne yaptık? Demokrasiyi kurmak yerine askeri darbeler, sivil darbeler yaptık!

Mustafa Kemal Atatürk’ü demokrat olmamakla, demokrasiyi kurmamakla suçlamak haksızlıktır, günahtır.

“Atatürk’ün partisiyiz” diye övünenler bu gün hala “parti içi demokrasiyi” kurup yerleştirebilmiş değiller!

xx        xx        xx

İşte diktatörlükle, demokrasiyi kurmamakla suçladığımız Mustafa Kemal Atatürk’ün kadınlarımız için ettiği sözlerden bazıları:
Ülkemizin geleceği için çağdaş anlayışla yetişmiş insanlara ihtiyaç vardır. Bu insanları yetiştirecek olanlar da kadınlarımızdır.

Türk kadını, Batılı kadınlar gibi toplumda yerini almalıdır. Kadınlarımızın şeref ve haysiyet sahibi olmalarına birinci derecede önem verelim.

Ama bu gün Cumhuriyet’in kuruluşunun 90.,  Mustafa Kemal Atatürk’ü kaybedişimizin 75. yılında genç kadınlarımızın genç erkeklerimizle öğrenci evlerinde birlikte olmalarına tahammül edemiyoruz.

Bu çağda kadının bedeni üzerinden politika üretiyoruz!

Bunun suçlusu da Mustafa Kemal Atatürk mü?

xx        xx        xx

10 Kasım günü liderler neler söylemişler diye bir baktım.

CHP İstanbul Milletvekili emekli müftü İhsan Özkes 10 Kasım’da Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve şehitler için İstanbul’da Eminönü Yeni Camii’nde mevlit okuttu. İnsanın daha önceleri neredeydiniz diye sorası geliyor, ama demek ki bir emekli müftünün milletvekili olması gerekiyormuş!

Mevlit çıkışında CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, bu ülkede bayrağımız gönderdeyse, camilerimiz açıksa, camilerde ezan okunuyorsa, herkesin bunu Mustafa Kemal Atatürk‘e borçlu olduğunu belirtip, “Atatürk olmasaydı, hakaret edenlere şunu söylüyorum; adınız Ahmet, Hasan, Hüseyin olmazdı. Dimitri olurdu, Yorgo olurdu. Bunları doğru bilmeleri lazım.” diyordu.

Doğru demiş… Bir kendiniz bilmez 10 Kasım’da Akit Gazetesi’nde “Olmasaydı da olurduk” diye ilan vermiş olsa da Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyeti kurmamış olsaydı bu gün Erdoğan Başbakan, Gül Cumhurbaşkanı değildi!

Gül, o gün mesajında, Türkiye‘yi O’nun gösterdiği muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarma hedefi doğrultusunda var güçleriyle çalıştıklarını belirtirken, Başbakan Erdoğan da, “Mustafa Kemal, bir ayrıştırmanın aracı olabilecek en son isimdir.” demiş. Başbakan da doğru demiş…

İyi de Sayın Başbakan Mustafa Kemal Atatürk için sürekli “Mustafa Kemal” diyerek ne yapıyor? Bu ülkenin bir “Mustafa Kemal Atatürk”ü, bir de “Mustafa Kemal”i mi var?

Maşallah, 75 yıldır herkes var gücü ile çalışıyor. Geldiğimiz nokta ortada…

Muasır medeniyetleri aşmak için önce Mustafa Kemal Atatürk’e ulaşmak gerek.

xx        xx        xx

Bu sene Mustafa Kemal Atatürk edebiyete ulaşalı 75 yıl oldu. Kurduğu Cumhuriyet 90 yaşında. Cumhuriyet’in kuruluş yıl dönümlerinde 75 yıldır “Sen kurdun, biz yaşatacağız” deriz. Neden “geliştireceğiz” demedik? Yaşatmayı beceremediğimizden mi?

Ama Cumhuriyet hala ayakta… Biz geliştirmek bir yana korumayı becerememiş olsak da 75 yıldır Cumhuriyet yıkılmadı!

İyi ki Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyet’in temellerini sağlam atmış. Yıkmayı becerseler de o sağlam temellerin üzerinde yeniden yükselir…

Tabi “Kemalist” ve Cumhuriyetçi olmak yılda bir gün Mustafa Kemal Atatürk’ü anmakla “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” demekle olmuyor…

O’nu ve öngördüğü uygarlığı yaşam biçimi haline getirmemiz gerekiyor.

xx        xx        xx

Resmi verilere göre geçen yıl 10 Kasım günü Anıtkabir’i 413 bin 568 kişi ziyaret etti. Bu rakam o zaman rekor olarak nitelendirilmişti. Bu sene 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda ise Anıtkabir’i 438 bin 451 kişi ziyaret etmiş. Bu rakam da bütün zamanların rekoru ilan edilmişti. Ama bu sene 10 Kasım’da yine resmi verilere göre Anıtkabir’i bir milyon 89 bin 615 kişi ziyaret etmiş!

Tablo açık: Mustafa Kemal Atatürk’ün adı devlet katlarında her gün bir yerden silinirken, Başbakanımız Mustafa Kemal Atatürk’ün “Atatürk”ünü söylemeyi unutsa (!) da beceriksizliklerimize, ihanetlerimize rağmen toplumun kalbinde daha da derine kazınıyor. Mustafa Kemal Atatürk, her kuşakla birlikte yeniden diriliyor. Çevrenize bir bakın. Müslüman ülkelerin hepsi kan gölü… Hiç birinin bir ortak değer olmuş lideri yok. Bir tek bizim var… Dünya da hala hem vatanını, hem milletini kurtarmış bir başka lider yok. O Mustafa Kemal Atatürk…

Cennet mekanı olsun…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
reşat öztepe 17 Kasım 2013 / 09:01

Yazınızı okudum,okumaya devam edeceğim.her gün ilkolmasa da yaptığım iyi işlerimden bri Sevgili Özcan ÖZGÜR ağamın yazısını okumatır.kendisini çok öncelerden tanırım.Tenkidin de tenbihatın dyapıcı oluyor.Ancak;Kasıtlı olmadan bir yerde Başbakanımızın Kurucu Önderimizin adını konuşmadı diye tenkit etmek haksızlık diye düşünürüm.Zira Mustafa keal ATATÜRK’ün selanikteki evini Recep Tayyip ERDOĞAN restora etirdi.bütün engellemelere ağmen.M.Kemal ATATÜRK’ü anmak değil Recep Tayyip ERDOĞAN gibi liderler tarafından anlatmaya söylemle değil eylemleriyle anlatmak daha önemli olsa gerek.Muasır medeniyyet kavramını kendisine rehber ve edef semiş başa lider varmı.Gocaman eyi ye eyi yanlışa anlış demeyi sizlerden örgendim.saygılarımla.