ATATÜRK KOMÜNİZM’İ TEHLİKE GÖRMÜŞTÜR

Bu haber 21 Kasım 2013 - 0:00 'de eklendi ve 4.938 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Geçen gün bir yazar dostumuz, Atatürk’ün, “Komünizm bir afettir her görüldüğü yerde ezilmelidir” sözünü etmediğini iddia etti. “Bunu yazanların veya buna benzer yalanların yazarları Atatürk düşmanıdır” diyor ve daha bir sürü bilinen yalanları sıralamaktadır.
Bu konuyu ben 2001’de yazdığım zaman, Atatürkçü Düşünce Derneği cevap vermişti. Asla Ata’nın Komünizm afettir demediğini iddia etti ve benim kültürsüz bir kişi olduğumu yazdılar. Bunun üzerine Atatürk’ün Dindar olduğunu birçok belge ile cevap vermiştim. Hatta bu konuda bir küçük kitapçık yazdım. Kitabın adı ’Nerde kalmıştık’ varan 1’dir. Demek ki gerisi gelecek anlamında sıralama koymuştuk.
Elimde şu anda bir belge var okuyorum; Faruk Şükrü Yersel’in kaleminden, yıl 1926
Eskişehir Gazetesi (komünizm Türk dünyasının en büyük düşmanıdır. Her görüldüğü yerde ezilmelidir). M. Kemal Atatürk. (Not:komünizm bugün tehlike değildir.)
Aynı gazetede başka bir belge var; Atatürk’ün mirasını gereği gibi taşıyabilmek için, gerçek
Atatürkçülük’ün nasıl olması gerektiğinin doğru anlaşılması gerekir. Görüldüğü gibi 1926’da Atatürk’ün devamının kimler olmalı gibi bir yorum, Ata sağ iken yazılabilmiştir.
Benim gözlerimle gördüğüm yazıyı CHP’li belediye sildi ve yerine ejderha resmi konuldu.
Yıl 1950 ve 1951’de ben Ankara’da asker iken her hafta Cumartesi ve Pazar günleri şehir merkezine giderdik. Muhakkak uğradığımız yer Kızılay’daki Güven Park olurdu. Parktaki Atatürk heykeli beni çok etkilerdi. Hiç ummadığım bir yazı heykelin kaidesinde yazılıydı.
Komünizm bir afattır. Her görüldüğü yerde ezilmelidir. Kemal Atatürk imzada vardı. Neden çok etkilenirdim? Atatürk’ün partisiyiz diyenlerden hiç ama hiç, Moskof hakkında aleyhte söz duymadım. Buna rağmen hepsi de birden en büyük düşmanları Amerika idi.
Dün gazetelerde bir küçük yazı gördüm ve çok olumlu buldum. Yazı da TÜRK Tarih Kurumu’nun yeni bir film hazırladığı yazılı idi. Aynen alıyorum. Başlık yazısı : ‘Vahdettin gerçeği hakkında kısa flim’: Türk Tarih Kurumu, Osmanlı Devleti’nin son padişahı Sultan Vahdettin’in İstanbul’dan ayrılışını anlatan “Vahdettin Ayrılış” isimli bir kısa film hazırladı.15 dakikalık film, Vahdettin ile ilgili tarihi gerçekleri su yüzüne çıkarmayı amaçlıyor. Kurum, tarihteki önemli kişi ve olayları anlattığı kısa film serisinin bu son halkasında, tarihteki gerçeklere ayna tutuyor. Filmde, Sultan Vahdettin’in İstanbul’dan ayrılış nedeni ve bilinmeyenler gün ışığına çıkarılıyor.
Sultan Vahdettin ile Mustafa Kemal Atatürk arasında geçen ilginç diyaloglar ekrana yansıtılıyor. Filmde tarihin tartışmalı konularından biri olan Mustafa Kemal Atatürk’ün Anadolu da kurtuluş savaşını başlatmak için Padişah tarafından görevlendirdiği de belgeleri ile anlatıldı. Filmde çok sayıda usta oyuncu rol aldı.
Bütün bunları yazmak zorunluluğu vardı. Falih Rıfkı Atay’ın Çankaya adındaki kitap da,
Atatürk, Samsun’a gitmeden Padişah ile konuşmasını ve yorumunu yalan yazıyor. Oysa, aynı konuyu başka tarihçi ve araştırmacılar başka yazıyor. Padişah, çok güven içinde ve muhakkak vatanın kurtarılması sana nasip olacak gibi dualarla uğurluyor. Gemi ve savaş malzemeleri günlerce gizli olarak gemiye yükleniyor. Hazine Atatürk ün emrine veriliyor. Padişah kendisinin İngilizler’e adeta oyalama taktiği uygulayacağını belirtiyor. Kazım Karabekir bir ay evvel Erzurum’a giderken ve gitmeden önce Padişahla son görüşmesini Atatürk harfiyen biliyor. Bunları sapıtanların Atanın nutkunu bile değiştirdikleri ortaya çıkıyor. Görelim bakalım, Atatürk büyük bir alim, komutan ve siyasetçi iken, onu kimler tek partinin esiri haline getirmişler.1933’den itibaren hasta olan büyük insan ölürken neden İnönü yerine Celal Bayar başında idi. Bunlar artık konuşulacak ve yalan tarih yazmak ne getiriyor ve ne götürüyor göreceğiz.
Atatürk’ü var güçleri ile dine karşı ve sola yatkın olarak tanıtmak istiyorlar. Ama hakikatler silinemiyor.
Zaman gelecek miras tartışılacak. Kimin malı kimin cebine gidiyor? Demokrat, hukuk, insan hakları ile büyük cumhuriyet isek birileri yerken, ötekilere baktıramayız.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.