“At Partiden Kurtul” Derler Ama…

Bu haber 14 Temmuz 2016 - 0:01 'de eklendi ve 1.331 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

AK Parti’nin yeni Yönetimi son günlerde adeta işi gücü bırakmış Mete Kalay’a savaş açmış. Öyle diyorlar.

Neden?

Kalay, sosyal medyadan AK Parti İl Yönetimi’ni topa tutuyormuş. Hatta kimilerine göre AK Parti Genel Merkezi’ni de…

Peki, ne istiyormuş?

Ne kadar doğru bilmiyorum, “Mete Kalay ile konuşulmayacak” kararları bile alınmış. Ancak, sanki bu karara inat Kalay’ın sosyal medya takipçileri artmış!

Anlayacağınız Mete Kalay başta AK Parti olmak üzere Muğla sağında “medya fenomeni” haline gelmiş… Kendimden biliyorum, böyle durumlarda “Bu kadar büyütmenin, abartmanın alemi yok. At partiden kurtul!” derler, ama siyasette gaza gelmemek gerekir!

Soruların yanıtını merak ettiyseniz, yanıtları yok…

 

xx           xx           xx

Bana sanki sosyal medyayı en çok AK Partililer kullanıyorlar gibi geliyor. Facebook ta, Twitter de, İnstagram da her yerde varlar. Hangi partiden olursa olsun, özellikle milletvekilleri ve aktif siyaset yapanlar da hepsinde düzenli paylaşımlarda bulunuyorlar.

Mete Kalay’ı saymazsak, en iyi sosyal medya kullanıcılarının CHP’li Milletvekili Nurettin Demir ile AK Partili Milletvekili Nihat Öztürk ve Vet. Hekim Yusuf Kayacık olduğunu söyleyebilirim:

Filancanın veya filancalıların iftar yemeğine veya düğün yemeğine katıldık”, “Filancayı hastanede veya iş yerinde ziyaret ettik”, “Bugün sektör temsilcileri ile veya partililerle veya …. köylülerle veya …. esnafı ile birlikte olduk”…

Çoğaltılabilir… Bunlar bizim meslek diliyle ‘fotoğraf altı laflar’…

Tabi “Ziyaretlerinizden bir araya gelişlerinizden bize ne” diye tepki gösterenlerde olmuyor değil…

 

xx           xx           xx

Her ne kadar “Ziyaretlerinizden bir araya gelişlerinizden bize ne” diye tepki gösteren vatandaşlar, sosyal medya kullanıcıları olsa da “kullanımı” yapanlar bunu “politik çalışma” olarak nitelendiriyorlar. Seçmenlerinden bu “çalışmaları” ile “taktir” bile alıyorlar!

Öyle ki “çalışma” anlamında sadece bu bilgilendirmelerle yetinen il veya ilçe yöneticileri bile var!

Farkındayım, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ü de önde gelen sosyal medya kullanıcıları arasında saymamız gerek, ama nedense ben hesaplarının politik yakınları veya görevlendirdiklerince aktif tutulduğunu düşünüyorum…

Politikacıların kullandıkları sosyal medyanın, özellikle facebookun biz gazeteciler için önemli bir “haber kaynağı” olduğunu da söyleyebilirim. Onların sosyal medyayı nasıl kullandığı ne denli önemli ise biz gazetecilerin sosyal medyayı nasıl okuduğu da o kadar önemli.

Hani derler ya “Dilin kemiği yoktur”, ama o dilin sosyal medyada yerle bir ettiği politikacıda az değildir!

 

xx           xx           xx

İşte bu noktada Mete Kalay sosyal medyada ve AK Parti Genel Merkezi nezdinde “fenomen” haline geliyor. AK Parti Muğla İl Yönetimi’nde ise “sorun” haline gelmiş…

Aslında AK Parti İl Başkanı Kadem Mete ve AK Parti İl Yönetimi Mete Kalay’a savaş açmış filan değil…

Kalay’ı facebooktan izleyemiyorum. Orada “il yönetimini” değil, son Olağanüstü İl Kongresi’nde Milletvekili Nihat Öztürk’ün karşısında yer almış bazı “Yürütme Kurulu Üyelerini” çılgına çevirdiği söyleniyor. Hatta o üyelerden birisi Kalay’ı “mahkemeye vermekle” ve “partiden atmakla” tehdit etmiş. O kişi bunu yaparsa partisini mahkeme kapılarına taşımış, bize de malzeme yaratmış olur o kadar. Kalay’a bir şey olmaz!

 

xx           xx           xx

Kalay ise “İşi gücü bıraktılar benimle uğraşıyorlar. Halbuki partimizin ve Muğla’nın hayrına yapabilecekleri, yapmaları gereken bir dünya iş var. Muğlalı hizmet, partili başarı bekliyor” diyor. Bunun üzerine “Ama sende onlarla uğraşıyormuşsun” demeye kalkıştım, hemen savunmaya geçti:

Ben kimseyle uğraşmıyorum. Partim ve Muğlam için uyarılarda, önerilerde bulunuyorum. Arada herhangi bir yerdeki hizmet veya personel alımının nasıl yapıldığını soruyorum, canı sıkılanlar oluyor. Kadem Mete başkanlığındaki yönetim daha geçen ayın 24’ünde onaylanabildi. Önceki yönetim başarısız bulunduğu için yenisi oluşturuldu, ama içinde hemen hemen bütün yönetimlerde bulunmuş isimler var. ‘Bunların başarısı ne?’ diye soruyorum, ayağa kalkıyorlar. ‘Muğla’da siyaset değil, ticaret yapanlar var’ diyorum, kızıyorlar. Sık sık sizde yazıyorsunuz. Yok mu?

Son sözü üzerine bir şey diyemedim…

 

xx           xx           xx

Uzun zaman CHP’de benim için de böyle dendi:

Atın kurtulun…

Hasan Hüseyin Korkmazgil de bir şiirinde şöyle der:

Beni vurmak kurtuluş mu?

Eli kalem tutan birinden, onu partiden atarak kurtulamazsınız. Susturamazsınız da… (!)

Sadece o “partili” kimliğini ortadan kaldırmış olursunuz. Aslında kaldırmış olduğunuz sadece “partili” kimliği değil, “partili” kimliği ile birlikte “partili olma sorumluluğunu, dikkatini ve frenini” kaldırmış olursunuz.

Yani bir başka deyişle Mete Kalay’ın partili olduğu günleri arar hale gelirsiniz!

 

xx           xx           xx

Aklınızdan geçeni tahmin edebiliyorum. Hayır, Mete Kalay’ın kaynakları kurutulamaz…

Mete Kalay eğer İl Yönetimi’nde kendisi ile ilgili yapılan konuşmadan toplantı biter bitmez haberdar olabiliyorsa kaynaklarını kurutamazsınız!

Bir kere Mete Kalay, Amele Bayram’ın (Bayram Kalay) akrabası… Babası rahmetli Sabahattin Kalay bir biçimde “gazetecilik” yapmış birisi. Mete Kalay kendisi ise Emlak Müşaviri olmakla birlikte gazeteciliğe bulaşıklığı var. O ortalıktaki “gazeteciyim” diyenlerden daha “gazeteci”dir…

Amele Bayram CHP’nin Muğla’da önemli km taşlarındandır. Partide yaprak kıpırdasa haberi olur… Sendikacılık, kahvecilik, işçilik (ameleliği oradan gelir) pek çok iş yapmıştır. En son büfecilik yapan Bayram Kalaysosyal medya” da bilmezdi! Telefonu bile akıllı telefon olmasa gerek… CHP’nin 18. Dönem Muğla Milletvekili Musa Gökbel, Bodrum İlçe Başkanlığı yaparken arkadaşlarına şöyle der;

Muğla’ya gittiğiniz zaman üç adama; Amele Bayram’a, Çulsuz Ahmet’e (Rahmetli Ahmet Ürper), Özcan Özgür’e uğramayacaksınız. Haber, dedikodu alalım diye uğruyorsunuz, ama bir şey alamadığınız gibi sizde ne varsa oraya bırakıyorsunuz.

AK Parti’de de ne var ne yok Mete Kalay’a bırakılıyor…

 

xx           xx           xx

Anladığım kadarıyla Mete Kalay’ın AK Parti yöneticilerinden maddi menfaat veya bir başka şey beklentisi yok. Muğla sevdalısı ve partisinin Muğla’yı ihya etmesini istiyor. Bunun için partisinin Muğla’da iyi yönetilmesini ve Ankara’da iyi temsil edilmesini istiyor. “Ben bu yönde paylaşımlar yapıyorum. Yapmaya da devam edeceğim. Yarası olan gocunur” diyor…

Ben de “Kadem Mete çiçeği burnunda bir il başkanı. Üstelik AK Parti’nin Muğla’da bulup, bulabileceği en uygun il başkanı. Ondan ne istiyorsun?” demeye kalktım, O “Sen de yazdın. ‘Kadem Mete ve yeni yönetime bir şans verilmeli’ dedin. Ben de aynı kanaatteyim, ama o yeni yönetimin içinde başarırsızlıkta tecrübeli bir ekip var. O ekibin kılavuzluğunda Kadem Mete’nin kendisinden bekleneni vermesi zor. Bazen Nasrettin Hoca gibi çocuğu testiyi kırmadan dövmek lazım. Benim kimseyle hesabım yok. Benimle hesabı olanlar var, o da Kadem Mete değil.

Mete Kalay’ı severim. Biraz da bana benzer. Yazmadan edemedim… Kalay son paylaşımında şöyle demiş:

Bana neden karşılar? Çünkü ben; İş takibine izin vermem, İhale takibi yaptırmam, İhale komisyonculuğu yaptırmam, Nüfuz siyaseti yaptırmam.

———————

Günün Sözü;

Öğrenilmiş hakikatlerin hakikat olup olmadığından kuşku duymaktır irfan.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.