Aşkın Valsi

Bu haber 15 Şubat 2019 - 1:50 'de eklendi ve 748 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Gülten Şimşek

14 Şubat Sevgililer Günü kutlandı.

Sevginin ve aşkın iyileştirici gücünü hepimiz biliyoruz..

Fakat başka bir konu daha var ki..

Yazı yazmanın ruhu iyileştirici  etkisi olduğudur..

Bilim insanları uzun süredir bu konu hakkında çalışmalarına devam ediyorlar ve pek çok çalışma gösteriyor ki, yazı yazmak kişi üzerinde terapi etkisi yaratıyor ve tüm sıkıntılarını dindiriyor. Üstelik bu tedavi edici etkisi bağışıklık sistemi üzerinde de olumlu etki yapıyor..

Ne güzel..

Şanslıyım..

Sevdiğim işi yapıyorum, sevdiğim için..
YAZMAK, evrensel ve kadim olan yazmaya, tüm benliğinle inanmak, hep inanmak demek.
Yazmayı kendi benliğim de irdelediğimde benim için bir tutku ve içimde nazende bir gül bahçesi olduğunu görüyorum.
Duyguları, duyguları olduğu kadar düşüncelerini de satırlara döken kişi, anlaşılmak, anlatabilmek ve okunmak ister.
Yazarın seneler içinde okur çemberi oluşur ve kale duvarları gibi kuşatır yazarı. Dışarıdan gelecek tüm tehlikelere karşı bir bariyerdir ‘anlayan ve seven okur’.

Kalemi akan kişi, kafasında klişeler yaratıp, şablonlar çizmez.
İnsanlara birey gözü ile bakar ve bireysel özgürlük alanları olduğunun bilinci ile kalemini satırlara akıtır.
Yazmakla dünden bugüne ve yarına ilerleyecek gelişim çizgisi yaratırsınız ve bu gelişimsel çizgiyi, okurda fark eder ve okunası bir kalem olmanın tılsımı da gözlem gücünden geçer.

Yazan kişi seneler içinde benliğindeki kamerası ile kayıtladığı malzemesini, satırlarına akıtır. Burada gözlem gücü yanında, temel insani değerleriyle birlikte bir nakış gibi birikimini satırlara akıtır…

Yazmak zaman içinde  olgunlaşır..
Yazar aslında büyülü gerçeğin bir büyücüsüdür. Sihirli değnekle değil ama kelamı ve kalemi ile bu gerçeği yaratır.

Çok seviyorum yazmayı..

İyi ki yüreğimdeki pınarları akıtıyorum..
O kadar seveceksiniz ki yazmayı en kırılgan/ en yalnız / en hüzünlü / en incinmiş / en incitilmiş olduğunuzda bile zihninize söz geçiremeyeceksiniz ve zihniniz durmadan kelimeler, satırlar üreterek okur ile aranızda oluşacak köprünün temellerini atacaktır.
Yazmak, yazan için kendini ifade şeklidir aslında. Belki de yüreğinin kapısını tüm okurları için açtığı en güzel gönül köprüsüdür.
Yazmak aynı anda birkaç topacı havada çevirmeye benzer. Hep başka bir işle meşgul iken düşüncelerinizin sürekli gönül köprüsüne kaymasıdır aslında.
Bu komik gezegende kutuplaşmalar arttı, bunda da kültürel, kültürel olduğu kadar dinsel ön yargılar etken. Böylesi ön yargı kılıflarının bulunduğu bir ortamda zihnimizi ve zihnimiz olduğu kadar kalbimizi de açık tutmak ve birbirleri arasında köprüler kurmak, iletişim ve dostluk köprüsünü hep işletmek YAZARIN ana görevidir.
Köşe yazısı nedir derseniz de; Köşe yazısı denemedir / mizahdır /  eleştiridir / öyküdür / duygusallıktır / hicivdir / dertleşmedir / aşktır / mektuptur / mesajdır / direniştir / söyleşidir / karanlığa yakılan bir mumdur / çığlıktır / yumruktur / başkaldırıdır / sevdiğin sevgilidir ve günden güne gönlünde büyüyen renk renk açan demet demet çiçeklerle gönüllere ulaşan en güzel gönül köprüsüdür.

Seviyorum yazmayı.

Seviyorum sizlerle satırlarda buluşmayı..

Seviyorum Muğlalıyı.. Kalbimdesiniz..

Muğla da her daim güzel söyleriyle beni onurlandıran okurlarıma sonsuz müteşekkirim..

Aşkın Valsi…

Sırıl sıklam kapıldım sana…

Ne başak saçlarımı..

Ne narin ellerimi..

Ne çarpan kalbimi..

Ne de uçuşan aklımı..

Ne de yitik bedenimi..

Tutamam..

Bırakırım aşkın denizine.

Ne de olsa benim değildir..

Bedenim de, ruhum da…

Kıyılarında sevdanın raksını yapan..

Sırıl sıklam aşk denizi..

Başlatır aşkın valsini.. (Şiir Gülten)

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.