AŞIRI SICAKLAR ORUCU ETKİLEDİ

Bu haber 14 Ağustos 2010 - 0:00 'de eklendi ve 786 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Zaman
zaman yüksek sıcaklık değerleri üzerine kalem oynattım.

Gelişmelerin
çok çarpıcı hal aldığı, dolayısıyla gündemden geçilmeyen ülkemizde, ara sıra da
olsa bu konuda görüşlerimi aksettirmem zorunluluktandı.

Olay şu.

Hangimiz, bu
sene Temmuz ayında başlayan, içinde bulunduğumuz Ağustos ayında tüm şiddetiyle
süregelen aşırı sıcaklardan bunalmıyor?

Şikayet
etmeyenimiz var mı?

Üstelik bizler
çoğunlukla gölgedeyiz.

Ya rızkını
sağlamak adına tarlada, yolda, kısaca güneşin altında çalışmak zorunda olanlar!

Üstelik bunlar
oruçlu iseler.

Bu nedenle kesin
olan bir realite varsa, bu seneki aşırı sıcaklar, orucu da etkiledi.

Hiç
kemse itiraz etmeye kalkmasın.

Şu sıra, Muğla
gibi, iklim koşullarının oluşturduğu şartlar gereği sıcaklık değerlerinin
normal seyrettiği bir yerleşim merkezinde, çok farklı iklim şartları hüküm
sürüyorsa,

İddia ediyorum,
bu sene oruç tutanlar sayısı, geçmiş yılların çok altında.

Muğla
adına tablo bu.

Ülkemizin
diğer kentleri için de durumun çok farklı olduğunu sanmıyorum.

Kaldı
ki Meteorolojik veriler ortada.

Hal böyle
olunca, kimse kalkıp ulema kesilmesin.

Biz nasıl
tutuyorsak, onlarda tutsunlar! gibi bir keyfiliğe bürünmesin.

İmsak
vaktinden iftar vaktine kadarki süre, yaklaşık 14 saatin üzerinde ise, altını
çizdiğim koşullarda çalışanlar adına, neden oruç tutmuyor? diyemezsiniz.

***

Bu arada, din
adamı değilim.

Bu konuda ahkâm
kesme gibi bir niyetim yok.

Ne var ki, oruç
tutanlar sayısındaki düşüşün bir mazereti olmalı diye düşünüyorum.

Yine de bu demek
değildir ki, tamamen muafız.

Asla böyle bir
şey olamaz.

Bir kez daha
belirmek gerekirse, yüksek sıcaklık değerlerinin, bazıları için mazeret teşkil
edeceği.

Yoksa, bu
sıcakta oruç tutulmaz gibi bir ayet falan yok.

***

Bu
durumda 2 soru gündeme gelebilir.

Küresel
ısınmanın yarattığı bir olgu olarak kabul edilen yüksek sıcaklık değerleri,
önümüzdeki yıllarda da devam ederse, ne olacak?

Yine aynı
mazeretin arkasına mı saklanacağız?

Aynı şartlar
uzun yıllar sürer mi bilmiyorum ama bildiğim, bu konuda Diyanet İşleri
Başkanlığının bir açıklama yapacağıdır.

En
azından yapmalı.

Değil
mi ki gözlemlediğimiz kadarıyla oruç tutmayanlar sayısında, aynı nedenden
dolayı bir azalma var.

O
takdirde, bir açıklama getirme şartı olmalı diye düşünüyorum.

Bir 2. husus,
yüksek sıcaklık değerleri, küresel ısınmanın bir sonucu mu?

Yoksa bir başka
temel ayrıntı mı neden olmaktadır?

Bu
konuda en sağlıklı açıklama yapanlar, konunun uzmanı bilim adamları.

Bilim
insanı bir takım verilerden hareket ettiğine göre, galiba en geçerli olan
küresel ısınma.

Peki, Türkiye
olarak ne yapmalıyız?

Yüksek sıcaklık,
daha uzun yıllar süregelirse, ne gibi tedbirler alınmalı?

En mantıklı ve
geçerli cevap, daha fazla ormanlık alanlara sahip olmaktır.

Mevcut
ormanlarımızı korumak bir yana, daha fazlasına sahip olabilmek için bir
taraftan ağaçlandırmaya hız verilmeli, diğer yandan yangın ve benzeri
tahribattan kesinlikle kaçırmalıyız.

Ancak
bunu yapabildiğimiz takdirde, nispeten önlem almış oluruz.

Yok
eğer, yine orman yangınlarında kasıt unsuru ön plana çıkar, yanan sahaların
ağaçlandırılması istenen düzeyde olmaz ise, vebalimiz oruç tutanlar sayısındaki
azlığa kadar dayanır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.