Aşınan Tek Yollar Olsun!

Bu haber 20 Haziran 2017 - 0:35 'de eklendi ve 1.301 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Öncelikle MGC Başkanı Süleyman Akbulut’u tebrik ederim.

Geçen hafta sonunda 17.06.2017 tarihli ve “Basın Herkese Lazım…” başlıklı yazımda, Muğla Basını için “Densiz, kendini bilmez” sıfatlarını yakıştıran AK Parti İl Başkanı Kadem Mete’yi eleştirmiş, Muğla Gazeteciler Cemiyeti ve Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti başkanlarını göreve çağırmıştım. Muğla Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Süleyman Akbulut, AK Parti İl Başkanı Mete’nin sözlerini talihsiz bularak, kınamada bulunmuş. Teşekkür ediyoruz…

xx           xx           xx

Ülkemizin okuryazarları öteden beri CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nu fiziki olarak Mahatma Gandi’ye benzetir. Kılıçdaroğlu’nun “Adalet Yürüyüşü” ile Gandi’yi bilmeyen kalmış mıdır bilemiyorum.

Bir Gandi’de Muğla’dan çıktı: (Dondurmacı) Alirıza Boyacı…

Tabir caizse bu “Çeyrek Gandi”… Çünkü ailesine ait yaklaşık 20 dönüm arazinin Büyükşehir Belediyesi tarafından otopark ve spor tesis alanı olarak belirlendiğini iddia eden Alirıza Boyacı Büyükşehir’e karşı Kılıçdaroğlu’ndan “Adalet” isteyerek, Uğur Mumcu Bulvarı’ndan İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı’na kadar 3 km yürüdü.

Kılıçdaroğlu öyle mi…  O 25 gün sürecek bir yürüyüşe çıktı. Bugün 6’ncı gün…

xx           xx           xx

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu‘nun 25 yıl hapse çarptırılıp tutuklanmasının ardından tepki için ‘Adalet Yürüyüşü’ başlattı. Yürüyüşe Türkiye‘nin ve dünyanın dört bir yanından destek gelirken, Kılıçdaroğlu‘nun yürüyüş güzergahında karşılaştığı vatandaşlardan da olumlu tepkiler aldığı görüldü. 25 gün sürecek 432 kilometrelik yürüyüşün üçüncü gününde yoğun tempo ve artan sıcaklıklar nedeniyle günlük yürüyüş mesafesi 20 kilometreden 16 kilometreye düşürüldü.

Ankara Güvenpark‘tan yola çıkan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu öncülüğündeki adalet korteji, İstanbul‘a doğru yürüyüşüne devam ediyor. Açıklanan hedef tutuklu CHP’li vekil Enis Berberoğlu‘nun tutulduğu İstanbul‘daki Maltepe Cezaevi önü.

Kılıçdaroğlu İstanbul’a ulaşabilirse Gandi’yi 32 km geçmiş olacak…

xx           xx           xx

Kılıçdaroğlu’na Adalet Yürüşüyü’nün ikinci gününde ellerinde ‘Adalet’ yazılı döviz bulunan AK Parti kurucularından olan ve partiyle yolları ayrılan Fatma Bostan Ünsal ile eşi AK Parti Adıyaman eski Milletvekili Faruk Ünsal ve KHK ile üniversiteden ihraç edilen Prof. Cihangir İslam da eşlik etmiş. İlginç değil mi?

Merve Kavakçı’nın eşi, eski bakanlardan Ayşenur İslam’ın da ‘kayınbiraderi’ olan Cihangir İslam kamuoyunda AK Parti’nin eniştesi olarak tanınmıştı.

Kılıçdaroğlu’na, yürüyüşün ilk günlerinde DSP eski genel başkanı Zeki Sezer ile gazeteci yazar Hasan Cemal de yürüyüşe katılarak destek verdi… Kılıçdaroğlu’na aralarında Melike Demirağ ve Zülfi Livneli’nin de bulunduğu sanatçılarda omuz verdi.

xx           xx           xx

Kılıçdaroğlu molalarında karavanda konaklıyor. Burada üç çadır kuruluyor ve yürüyüşe destek verenlerle, halkla iftar yapılıyor.

Kılıçdaroğlu o konaklamalardan, iftarlardan birinde “Adaletin olmadığı yerde devlet olmaz. Zulüm, haksızlık olur. Zulme karşı susan dilsiz şeytandır. Biz zulme karşı direneceğiz. Demokrasiyi, adaleti savunuyoruz. Adalet sadece bizim için değil, bu ülkede yaşauan 80 milyon için gereklidir. Adalet devletin temelidir. Türkiye’nin hapishanelerinde masum insanların olmasını içimize sindiremiyoruz. Hapishanelerde; Ali Bulaçlar olmamalı, Kadri Gürseller olmamalı, Ahmet Şıklar olmamalı. Bu yürüyüş adalet isteyen herkesin yürüyüşü olmalı.” demiş.

Kılıçdaroğlu yürüyüşünün ikinci gününde Kazan ilçesinde konaklamış ve şu ifadelerde bulunmuş;

15 Temmuz şehitlerinin bulunduğu topraklardayız. Kazan ilçemiz 15 Temmuz’dan sonra gösterdiği başarı dolayısıyla TBMM tarafından oy birliği ile Kahraman Kazan olarak adlandırılmıştır. Bütün Kazanlılara 15 Temmuz darbe girişimi içerisinde gösterdikleri başarıdan, verdikleri mücadeleden, demokrasi mücadelesi, adalet mücadelesinden dolayı teşekkür ediyorum. Onlara şükran borçluyuz. Bugün bizim bu yürüyüşümüz bir adalet yürüyüşüdür. Bu yürüyüşümüz şehitler için bir yürüyüştür. Bu yürüyüşümüz adaletsizliğe uğrayanlar için bir yürüyüştür. Bu yürüyüşün siyasi kimliği yoktur, bu yürüyüşün etnik kimliği yoktur, bu yürüyüşün inanç kimliği yoktur. Bu yürüyüşün temel özeti insandır ve insan adalet istiyor. Hep birlikte adalet istiyoruz.

xx           xx           xx

AK Parti eski İl Yönetim Kurulu Üyelerinden Alirıza Boyacı da adalet istiyor!

Maşallah Alirıza Boyacı da arazi sebil derya… Allah daha çok versin, Boyacı yeni yapılan imar planı ile ailesine ait yaklaşık 20 dönüm arazinin otopark ve spor tesis alanı olarak belirlendiğini iddia ediyor.

Kılıçdaroğlu’nun “Adalet yürüyüşüne” de nispet eden Boyacı, bu yüzden kent girişinde Uğur Mumcu Bulvarı üzerinde bulunan arazisinden Muğla Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı’na kadar yaklaşık 3 kilometre yürüdü.

Yol boyunca “Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan adalet isteyen Eyy Kılıçdaroğlu, bende senden ve CHP’li Büyükşehir Belediyesi’nden adalet istiyorum” yazan pankart taşıdı. Yürüyüşün sonunda elindeki pankartı Muğla Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı girişine bırakarak eylemine son verdi.

xx                xx                xx

Onca arazide 20 dönüm arazi nedir ki?

Alirıza Boyacı’nın yerinde olsam yerel yönetim ile anlaşır o araziyi belediyeye bağışlar, orada ne yapılırsa annemin, babamın, hısım akrabanın adının, hatta kendi adımın verilmesini isterdim…

Ölüp gideceğiz, dünya malı dünyada kalıyor…

Tabi mal canın yongası da… Empati yapın. Belediye 20 dönüm arazinizi yeşil alan ilan etse ne yapardınız? Ancak insan merak ediyor:

Boyacı’nın arazisini yeşil alan ilan eden plan askıya çıktığında Boyacı itirazda bulunmuş mu? Yürümek için neden beklemiş? AK Partili Boyacı, yoksa CHP Lideri Kılıçdaroğlu yürüyünce mi uyandı? Kılıçdaroğlu’nu örnek mi aldı? Boyacı, CHP Lideri Kılıçdaroğlu’na nispet olarak mı, yoksa Büyükşehiri protesto için mi 3 km yol katetti?

Boyacı gazetecilere açıklamasında ise, “Kılıçdaroğlu benim Cumhurbaşkanımdan adalet istiyor. Bende Kılıçdaroğlundan CHP’li Büyükşehir Belediyesine yönelik adalet istiyorum. Bir vatandaş olarak hakkımı arıyor, adalet isteyenlerden adalet istiyorum” demiş.

Hak aramak güzel… Boyacı “demokratik hakkını” kullanmış. Ancak adalet istediği adres yanlış olmuş… Adalet yargıda aranır. Muhtemelen Boyacı da öyle yapacaktır. Umarız kazanır… 

xx                xx                xx

Mahatma Gandi gerçek ve kötülüğe karşı aktif ama şiddet unsuɾu içermeyen direniş ile ilgili olan Satyagraha Felsefesinin öncüsüdür. Bu felsefe Hindistan‘ı bağımsızlığına kavuşturmuş ve dünya üzerinde vatandaşlık hakları ve özgürlük savunucularına ilham kaynağı olmuştur.

Şimdi de Kılıçdaroğlu’na mı ilham oldu?

Gandi ilk olarak Güney Afrika‘da Hint topluluğunun vatandaşlık hakları için barışçı başkaldırı uyguladı. Afrika‘dan Hindistan‘a döndükten sonra yoksul çiftçi ve emekçileri baskıcı vergilendirme politikasına ve yaygın ayrımcılığa karşı protesto etmeleri için örgütledi.

Ben Gandi’nin Kılıçdaroğlu’na ilham kaynağı olduğunu sanmıyorum. Çünkü kimse Kılıçdaroğlu’nun en azından rahmetli Ecevit gibi “örgütçü” bir lider olduğunu söyleyemez…

xx           xx           xx

Gandi, Hindistan Ulusal Kongɾesi‘nin liderliğini üstlenerek yoksulluğun azaltılması, kadınların serbestisi, farklı din ve etnik gruplar arasında kardeşlik, kast ve dokunulmazlık ayrımcılığına son, ülkenin ekonomik yeterliliğine kavuşması ve en önemlisi olan Hindistan‘ın yabancı hâkimiyetinden kurtulması konularında ülke çapında kampanyalar yürüttü…

Ancak Mahatma Gandi’yi “Gandi” yapan “yürüyüşü”dür… Kılıçdaroğlu işte bu yürüyüşü örnek almış olabilir.

Gandi 87 yıl önce Hindistan‘da alınan Bɾitanya tuz veɾgisine kaɾşı 1930‘da yaptığı 400 kilometrelik Gandi Tuz Yürüyüşü ile ülkesinin Bɾitanya‘ya karşı başkaldırmasına öncülük etti. 1942‘de Britanyalılaɾa açık çağrıda bulunarak Hindistan‘ı terk etmelerini istedi.

Hem Güney Afɾika hem de Hindistan‘da birçok kere hapsedildi. Kılıçdaroğlu da hapsedilir mi derseniz, sanmam. Demokratik hakkını kullanıyor.

Rahmetli Demirel başbakanlıklarından birinde üniversiteli gençlere “Yollar yürümekle aşınmaz” demişti. Aşınan tek yollar olsun…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI
Reşat Öztepe 20 Haziran 2017 / 10:21

Gocuman; yazınızı büyük bir titizlikle okudum.Ben Gandi’nin Kılıçdaroğlu’na ilham kaynağı olduğunu sanmıyorum. Bende ayni kanaatimi paylaşmak istedim.Ayrıca; Kocaman bir Ana MUhalefet Liderinin sonu belli anlamsız olduğu her halinden belli olan yürüyüşü yapmasaydı.sevgi ve saygı

asım demirel 20 Haziran 2017 / 11:28

Aydın Doğan Medyasının Çakma Gandi’siyle Hindistan’ın Gerçek Gandi’si arasında fersah fersah fark var. Kıyas bile kabul etmez. Etro gömlek üzerine Ecevit kasketi geçirdiler çakma Ecevit taklidi de tutmadı. Herkes kendi olacak. Taklit ve çakmaların polis ve adalet peşlerinde. Yanlış anlamayın yürüyenin peşinde değil. Ünlü markaların taklit, imitasyon ürünlerin peşinde. Bodrum’da Marmaris’te taklit imitasyon ürün satan mağazalar kapalıydı. Sayın Özcan Özgür okuyucularınızın Habertürk Gazetesindeki Oray Eğin’in bugünkü yazısını okumalarını tavsiye ederim. Herşeyi yandaş diyenlere uyarımdır Oray Eğin iki ay öncesine kadar Sözcü Gazetesinde yazıyordu. Hasan Cemal Kandıra Cezaevinde yatan Figen Yüksekdağ’ı hazır yol üzerindeyken bir ziyaret ediniz diye sufle etmek için on dakikalığına yürüyüşe katılmış. Eğer Kandıra ziyareti gerçekleşirse yol Edirne’ye kadar uzayacaktır.