ASİMİLASYON DEĞİLSE NE?

Bu haber 14 Temmuz 2009 - 0:00 'de eklendi ve 930 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Şu sıra Çin’in, Doğu Türkistan’ın Sincan Uygur Özerk Bölgede, Uygur Türklerine uyguladığı vahşetin tek bir açıklaması var.
Bu düpedüz, aynı topraklar üzerinde bir başka ırkın varlığını tahammül edememedir.
Bir başka ifade ile, aynı bölge sınırları içerisinde farklı iki kültüre sahip halkın, aynı topraklar üzerinde varlığını sürdürmek isteğine karşı çıkmanın bir tezahürü.
Kısaca Çin’i yaptığı düpedüz Asimilasyondur.
Kendisi dışında varlığını sürdüren bir başka halkı ortadan kaldırmak isteğidir.
Yoksa, başkaca hangi neden böylesine bir vahşeti meşru kılar.
***
Şu da denebilir.
Neden şimdi?
Aslında Çin’in Uygur Türklerini ortadan kaldırmak isteği yeni değil.
Tarih boyunca Çin’in zaman zaman aynı Coğrafya içerisinde konuşlanan farklı dil, din ve etnik yapıdaki halklara saldırıda bulunduğu, tarih sayfalarında saklıdır.
Özellikle Uygur Türklerinin birçok liderini ortadan kaldırdığı yetmezmiş gibi binlercesinin hayatını katletmiştir.
Hatta en son Çin Halk Cumhuriyeti meclisine Uygur Türklerinin temsilcisi olarak giren, insan hakları savunucusu “dünya barış ödülü sahibi Rabia Kadir”i 2 yıl hücrede olmak üzere 7 yıl hapse mahkûm etmiştir.
Oysa Rabia Kadir’in tek bir isteği vardır.
Ki zaman zaman Çin Parlamentosunda bunu dile getirmiştir.
Gelin aynı Coğrafya içerisinde kardeşçe yaşayalım.
Buna karşın Çin Halk Cumhuriyeti asla buna yanaşmamıştır.
Dedim ya onların tek isteği, kendi ırkı dışındaki bir grubun bölgesinde barınmasını istememesidir.
Oysa, söz konusu Doğu Türkistan’ın, bugünkü ismiyle Uygur Özerk Belgesi, sadece Uygur Türkleri değil, dünyadaki tüm Türk ırkının ana vatanıdır.
Türklerin doğup, büyüdüğü ve oradan tüm dünyaya yayıldıkları merkezdir.
Hal böyle iken geçmişteki nice savaşlar bir yana şu sıra Çin’in yeniden saldırıya geçmesi, dolayısıyla onca Uygur Türkünü suçsuz yere katletmesi, bir kere daha vurgulamak gerekirse, asimile isteğinin ta kendisidir.
Kaldı ki bu tür insanlıkla asla bağdaşmayan eyleme tevessül edenler, yalnızca Çin değil.
İlişkin olarak saldırıya uğrayan, yurtlarından vatanlarından edilmek istenen Uygur Türklerinden başkaları da var.
Yine tarih bize gösterir ki Ruslar’da Çinliler gibi Kafkasya ve Orta Asya Bölgesinde konuşlanan Özbekistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Tacikistan ülkeleri halklarını da geçmişte tabir yerindeyse etmediklerini bırakmamıştır.
Yüzyıllarca, özellikle Rus Lider Stalin’in tarafından ortadan kaldırılmak istenen bu ülkeler halkı, geride yüz binlerce vatandaşın katline tanık olmuştur.
Ne zaman SSCB dağıldı.
Dolayısıyla bu ülkeler bağımsızlığa kavuştu.
Ancak rahat edebildiler.
Ne var ki gelinen noktada, Sincan Uygur Özerk Belgesinde konuşlananlar için aynı özgürlükten dem vurmak olası değildir.
Aksi olsaydı Çin Halk Cumhuriyeti bu insanlık dışı eylemlere yönelir miydi?
***
Bu olay üzerine dünyanın tavrına bakıyorum.
Sadece göstermelik kınamalar!
Özde hiçbir yaptırım yok.
Oysa Türkler, dolayısıyla Müslümanlar değil, bir başka ırkın temsilcisi ülke aynı saldırıyla maruz kalsaydı, başta ABD ve AB ülkeleri olmak üzere tüm dünya ayağa kalkardı.
Kınamanın ötesinde, ültimatom’ların ardı arkası kesilmezdi.
Ama söz konusu saldırının içeriği, farklı bir dil ve dine mensup ülkeler adına olunca, şimdi olduğu gibi kayıtsız kalınıyor.
Peki Türkiye olarak biz ne yaptık?
Aslında, muhalif muktedir kanadın gereğini yapmaktan geri kalmadığını memnuniyetle gözlüyoruz.
Değil mi ki bizim ana vatanımız olmanın ötesinde Türklerin Müslümanlığı kabul ettiği yerlerin başında Doğu Türkistan var.
Aynı bölgede konuşlanan Uygur Türklerine yapılan insanlık dışı muameleye tepki diyerek, yediden yetmişe ayaklandık.
Bakıyorum Türkiye genelinde konuşlanan nice illerimizde sivil toplum kuruluşları, siyasi partilerin temsilcilerinden oluşan gruplar, halk kitlelerini yanına alarak Çin’i protesto ediyor.
Şu sıra dünya için olduğu kadar bizim ülkemizde de reyonları dolduran Çin mallarının alınmaması, kısaca boykot edilmesi gerektiğinin altı çiziliyor.
Bu yöntem geçerli olur, olmaz kestiremeyiz ama, en azından ilgili ülkeyi telin etme anlamında bir yaptırım olacaktır.
Ümit ederim Çin’in Uygur Türklerine yönelik insanlık dışı saldırıları, bu eylemler karşısında son bulur.
Dahası bulmak zorunda.
Değilse bu ayıp 6 milyar nüfusa sahip dünyanın 1.5 milyarlık Çin nüfusunu çıkar, geride kalan 4.5 milyarın yadsınmaz ayıbı olacaktır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.