Asıl Olan Halkın Çıkarları İse!..

Bu haber 22 Ekim 2014 - 0:07 'de eklendi ve 602 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Türkiye olarak, Cumhuriyet tarihi boyunca açmaz içerisine düştüğümüz konulardan biri şüphesiz “kurumlar arasında yetki tartışması” oldu.

Aksi iddia edilemez.

Aynı sürede öylesine benzer olaylarla karşılaştık ki!

Oysa asıl olan, halkın çıkarları diyerek asgari müştereklerde birleşmekti.

Hiçbir şey toplumun menfaatlerinden önemli olmadığına göre gerisi teferruattı.

Buna karşın gel gör ki bunca zaman diliminde, sorumluluk ve yetki tartışması hep ön planda oldu.

Kimi zaman ilgili kurum ve kuruluşlar, bu iş bizim sorumluluğumuzda değil! diyerek sözüm ona kendilerini soyutlamak istediler.

Bazen de o kurumun değil bizim sorumluluğumuzda yaklaşımı içerisinde oldular.

Ne yazık ki bu durum dün olduğu gibi bugünde devam ediyor.

Sizin anlayacağınız değişen hiçbir şey yok.

Aynı hamam aynı tas dense yeri.

***

Söz konusu gelişmelerden, bir arpa boyu yol alınamadığının belirgin göstergelerinden biri, şu sıra kendi ilimiz Muğla’da yaşanıyor.

Vali Amir Çiçek, 2014 yılının İl Koordinasyon Toplantısının son oturumundaki gelişmeler üzerine diyor ki;

“Bu çağda yetki tartışması olmaz”

Başlangıçta belirtmek istediğim buydu.

Önemli olan halkın çıkarları ise kimin yapacağı önemli değildi.

Asıl olan işin üstesinden gelmekti.

Vali Çiçek’te aynı düşünceyle son noktayı koyarak, bu çağda yetki tartışması olmaz diyor.

Buna karşın, ilk planda sorumluluk bizde değil diyen kurumların zan altında bırakılması da doğru değil.

Zira onlar, kendilerini bağlayan yasalar çerçevesinde hareket ederler.

Eğer yasa engel teşkil ediyorsa, sorumluluk almak istemezler.

Yine de denebilir ki, önemli olan vatandaşın isteklerinin karşılanması.

Sorumluluğun kimde olduğunun ne önemi var.

Yeter ki sorunlar çözüme kavuşsun.

Tamam, buna itirazımız yok.

Yok ama yürürlükteki yasa onları bağlıyorsa, her şeye rağmen diyemezler.

Zaten bu eğilimde olmadıkları için sorunların giderilmesinde yetki kargaşası ortaya çıkıyor.

***

Peki, tartışmaya konu olan gelişmeler neler? diye baktığımızda, Muğla genelinde çözüm bekleyen yatırımlar karşımıza çıkıyor.

Aslında anlaşmazlığa neden olan, söz konusu yatırımların Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılması gerektiği eğilimi.

Buna karşın Büyükşehir Belediyesi, bu konular tamamen belediyenin sorumluluğunda değil yaklaşımı içerisinde olunca, bir yerde sürüncemede kalıyor.

Bu gelişmelerden biri Köyceğiz ve çevresinde görülen taşkınlar.

Aynı taşkınlarla ilgili olarak Muğla Büyükşehir Belediyesi ve DSİ yetkimiz yok diyor.

İş bu noktaya gelince taşkınların önlenmesini DSİ 21. Bölge Müdürlüğü üstleniyor.

Bir diğer sorun Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesiyle ilgili.

Bilindiği gibi aynı üniversite adına yapımı devam eden Tıp Fakültesi Morfoloji Binası ile hafriyat çalışmaları süren Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesinin Karayolu bağlantısını da Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü üstleniyor.

Taşkınlar üzerine görüşlerini açıklayan vali Amir Çiçek;

Kış aylarının yaklaşmakta olduğu ortada.

Bu nedenle DSİ 21.Bölge Müdürlüğü biran önce Taşkınları Önleme Koordinasyon Toplantısını yapmalı.

Şu kurum, bu kurum yok. Hep birlikte tedbir alalım. Bu işler kağıt üzerine yazdım demekle olmaz. Ne zaman, nasıl olacağını ve sonucunu kestiremeyiz. Bu konuda yetkili ve sorumlu aramayalım. Zira hepimiz sorumluyuz.

Vali Amir Çiçek demek istiyor ki, böylesine öncelik isteyen bir konuda, bu iş senin, benim yaklaşımı olamaz. Önemli olan sorunların biran önce giderilmesidir.

Aynı toplantıya katılanlardan DSİ 21.Bölge Müdürü Kaya Yıldız ve Marmaris Belediye Başkan Vekili Dursun Kaplan, sorumluluk alanlarına giren konular üzerine görüşlerini açıklarken, esas toplantının bu ayın sonunda, yerel yönetimlerin katılımıyla gerçekleşeceğinin altını çizerek, zamana vurgu yapıyorlar.

Anlaşılan onlara göre sorunlar, son yapılacak toplantıda çözüme kavuşacak.

Tabi ortak bir noktada birleşilirse.

Değilse, yani yine yetki kargaşası doğarsa, sorunların sürüncemede kalacağı açık seçik görülüyor.

***

Aynı toplantıda görüşlerini açıklayan Karayolları 2. Bölge Müdürü Abdülkadir Uraloğlu;

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Hastanesinin inşaatını görünce, bunlar inşaat yapıyorlar. Her halde yolu düşünmüşlerdir demiştim. Meğerse düşünülmemiş.

Buna karşın önce bağlantı yolunun planlaması yapılacak. Yani kimin nasıl yapacağı planlanacak. Olmazsa bu işi bizde yaparız. Ne var ki mutlaka planlama yapılmalı.

Bu açıklama üzerine Vali Amir Çiçek diyor ki;

Burası zamanla Muğla’nın en işlek yolu olacak.

Bu yüzden vatandaş sorumluluk kime ait bilmez. Hizmet ister.

Karayollarının görevi ise ödenek istenecek. Bu çağda yetki tartışması olmaz.

Vali Çiçek bu şekilde görüşleri açıklıyor ama yetki karmaşası bir kez daha ortaya çıkıyor.

Muğla Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Müfit Bayram;

Konu ile ilgili görüşlerimizi yazılı olarak valiliğe ilettik. Söz konusu yol bağlantısı bizim sorumluluğumuzda değil.

Dolayısıyla o işi biz yapmayacağız diyor.

Gözlenen o ki, söz konusu yatırımlar olmazsa olmaz koşullar olduğu halde anlaşılmaz bir şekilde yetki karmaşası ortaya çıkıyor.

Oysa asıl olan, öncelikli yatırımların biran önce çözüme kavuşmasıdır.

Zira aynı yatırımlar, halkın beklentilerini karşılayacak girişimler olduğuna en küçük şüphe yok.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.