Arkeolojinin Başkentine Yakışır Bir İl Müzesi

Bu haber 28 Mayıs 2019 - 0:40 'de eklendi ve 1.768 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Namık Açıkgöz

 “Arkeoloji” dendiği zaman aklımıza birkaç il gelir. Muğla, Antalya, Aydın, Hatay, Adıyaman, Urfa… Buna birkaç isim daha ekleyebilirsiniz ama düşünerek eklersiniz. Arkeoloji konusunda ilk akla gelen üç isimden biri mutlaka Muğla’dır. Tüm il alanına yayılmış arkeolojik alanlar, ören yerleri, eserler 195 tarihî antik kentin Muğla’da bulunduğunu bilirsek, “ARKEOLOJİNİN BAŞKENTİ” denmeye layık bir şehirdir Muğla….

Evet… Muğla Arkeolojinin başkentidir ama başkente layık bir arkeoloji ve sanat tarihi müzesinden mahrumdur.

1993-1994 yıllarında rahmetli Mustafa Babuşçuoğlu’nun Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü yaptığı dönemde, eski hapishane, müzeye çevrilmiş. Bundan 25 sene öncesi için çok ileri bir adım ama şimdi o müze genel ihtiyacın çok gerisinde.  O günlerde bir de Özlüce köyünde bulunan dinozor fosilleri ile gündeme gelen Muğla Müzesi, artık ihtiyaca cevap vermiyor.

Belediye kendi amacına matuf olmak üzere bir Kent Müzesi yapıyor. Bittiğinde büyük bir ihtiyacı karşılayacak ama bu şehrin bir de arkeoloji ve sanat tarihi müzesine ihtiyacı var. Şu andaki müze, zaten hapishane şartları için yapılmış bir bina. Ne kadar zorlarsak zorlayalım, o binadan nitelikli bir müze binası çıkmaz. Ayrıca, koruma altında da olduğu için, tek taşına dokunulamaz.

“Tek taşına dokunulamayan” bir bina ile kendimizi avutmaktansa, en aşağı 20 dönümlük bir araziye, uluslararası bir müze inşa edilebilir. Duyuşumuza göre, kazı sponsorlarından bazıları böyle bir binayı yapabileceğini söylemiş ama koskocaman Muğla yerel yönetimleri, böyle bir alanı müze binası için tahsis edememiş.

Bir yandan merkezî iktidar, bir yandan belediyeler ve valilik, kaymakamlık el atsa, arkeolojinin başkenti Muğla’da uluslar arası bir müze niye yapılmasın?…

Turizmi 12 aya yaymak isteyen sektör, niye sadece deniz, kum, güneş üçgenine sıkışıp kalmış, anlayamadım. Gelen turisti nitelikli bir müzeye de davet edersek, gelen turistin niteliği de artar. Yoksa üç para bile bırakmayan “fakir turist”, ülke ekonomisine katkıda bulunmaz; tam tersi yük olur.

Uzun lafın kısası, dostlar, kütüphanesi ve müzesi olmayan şehirlerin hafızalarını kaybettiklerine inanan biriyim. En köklü hafızalardan birisine sahip Muğla’nın uluslararası bir müzeden mahrum olmasını normal mi karşılıyorsunuz?

Haydi şimdi hep el ele verelim…. Merkezî hükûmet, valilik, kaymakamlık, belediye, üniversite, meslek kuruluşları, STK’lar, basın ve sektör yumruğumuzu bir yere vuralım ve meşhur müzelere nal toplatacak bir müze inşa edelim şu cânım şehirde!…

Ben yer olarak Kötekli’yi teklif ediyorum…

Ne dersiniz sevgili Özcan, sevgili Nejat?…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.