Arasta’yı Cumhurbaşkanı Genel Sekreteriyle Gezmek

Bu haber 10 Haziran 2014 - 0:56 'de eklendi ve 1.081 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Geçen Perşembe, Muğla için önemli bir gündü. Türkiye’nin 11. Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül, Muğla’ya gelmişti. O yüzden başta bürokrasi olmak üzere Muğla hayli hareketli saatler yaşadı. Benim için olayın bir başka önemi, değerli arkadaşım ve meslektaşım ve aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri olan Prof. Dr. Mustafa İsen’in de gelecek olmasıydı.

Mustafa İsen, 2008’de bir gelmiş ve Cumhurbaşkanlığının yazlık mekânı olan Okluk Koyunda incelemelerde bulunmuştu. O zaman hem uzun uzun sohbet etmiştik; hem de o mekânla ilgili çalışmalar yapmıştı ama hava uygun olmadığı için ne şehri gezebilmiştik, ne yaylayı!…

Mustafa Bey, geçen son baharda gene geldi Muğla’ya ama iş yoğunluğundan dolayı, şehri ve yaylayı gezemedik; sadece Sakar yamaçlarında Tepepark’tan Gökova manzaralı kahvaltıda dostlarımız ve sayın valimizle beraber sohbet imkânı bulabilmiştik.

Kısa da olsa, bu defa Mustafa bey ile arastayı gezebildik. Arastalar, bizim beylikler ve Selçuklu döneminde oluşmaya başlayan ve Osmanlı döneminde zenginleşerek gelişen kültürel-ticarî mekânlarımızdır.

Küçük çaplı ekonomilere göre şekillendiği için, arastaların mekânları da sokakları da küçüktür. Modern zamanlarda büyük marketler ve en son olarak da AVM’lerin istilâsına uğrayan şehirlerde, arastalar, birbirlerine yaslanarak ayakta durabilen mekânların oluşturduğu merkezlerdir.

Mustafa Bey de arasta tarihi ve kültürünü bilen, bu tür mekânların fonksiyonlarının da bilincinde olan biri olduğundan, arastayı merak etmişti. Sayın Cumhurbaşkanını uğurlar uğurlamaz hemen Mustafa Bey ve rektörümüz Harmandar ile beraber arastaya doğru yol aldık… Modernite ile gelenekselliğin kesiştiği noktadan saat kulesine geçtik ve tabii ki saat kulesinin yanındaki çeşmeyi ihmal etmedik. Koca Mustafa Efendi Kütüphanesi, İkinci Meşrutiyet dönemi binası (Alaattin Arpad dükkânı), şadırvan Meydanı diyerek gezdik oraları. Semerciler arastası, demirciler arastası, ayakkabıcılar arastası, bakırcılar arastası hakkında kısa bilgiler verdik. Hatta şadırvan meydanında “Allah dağına göre duman, şehrine göre meydan verirmiş üstadım. Küçük Muğla’mızın, küçük şadırvan meydanı” esprisi bile yaptık.

Sonra yolumuzu Zahire Pazarı’na düşürdük. Kısa bir tur ile oraları görüp ardından helvacı Tahsin’in dükkânına gittik. Çünkü Mustafa Bey, helvacı Tahsin’in helvalarının ününü duymuş.

Arasta ziyaretimiz kısa sürmüş, izahlarımız hızlı olmuştu ama arasta gerçeğini bilen biri olarak Muğla arastasının tadı, Mustafa beyin damağında kalmıştı. Daha geniş bir zamanda hem arastayı ve eski Muğla’yı, hem de Karabağlar yaylasını gezmek üzere Mustafa Bey tekrar gelmek istediğini söyledi. Biz de kendisini seve seve ağırlayacağımızı ifade ettik. Bakarsınız, Metinbilim Enstitüsü Derneği’nin bir faaliyetinde Mustafa Bey de aramızda olur ve Muğla’nın tadını hep beraber çıkarırız.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.