ARASTA VE SABURHANEYİ GELECEĞE TAŞIMAK (II)

Bu haber 07 Ekim 2009 - 0:00 'de eklendi ve 804 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Yazımın 1.bölümünde “Mimarlar Haftası” nedeniyle Muğla Mimarlar Odası tarafından düzenlenen “ Yerel Yönetimler Gözüyle Muğla Kentsel Sit Alanına Bakış, Sorunlar ve Çözüm Önerileri” oturumunu, 2 bölümde mütalaa etmeye çalıştım.
Günümüz dünyasında ülkeler, dolayısıyla kentlerin birimleri hüviyetindeki yerel yönetimler başta olmak üzere, çeşitli kurum ve kuruluşlar yanında halk, geçmişi korumak adına ne yapıyordu?
Oturuma katılanlardan Vali Dr. Ahmet Altıparmak’ın dediği gibi, geçmişi bilmek ve sahiplenmeden geleceğe adım atmak mümkün olmadığına göre, Muğla adına tablo neydi?
Dünyanın hiçbir ülkesinde olmadığı kadar 6 mahalleden oluşan eski Muğla, sit kapsamı içerisinde olduğu için yaşayanlar ve ilgililer tarafından koruma altında mıydı?
Bugüne değin ne yapılmıştı, bundan sonra yapılacaklar neydi?
İşte genel perspektif içerisinde yaklaşan vali Altıparmak, şunları söylüyor.
Yaşadığımız kent kimliği, bölgenin geçmişi, kültür varlıkları ve değerleri ile şekillenmekte iken, bugün geçmişin estetiği yok.
Birbirine benzeyen yapılar içerisinde yaşamak zorunda kaldığımız için çocuklarımızda estetik duyguların gelişmesi de söz konusu değildir.
Bu konuda biraz da sitem içeren açıklamalar yapan vali devam ediyor.
Binlerce yıl öncesinde yaratılan bir mirasın, geçmişin üzerinde oturmanın bahtiyarlığını yaşıyoruz.
Dolayısıyla bu varlıkların kıymetini bilip koruma ve kullanma bilinci içinde olmalıyız.
Koruma kurulları ve ÖÇK’lar bazılarına ters gelse de, aynı kurumlar çok önemli işlev üstlenmiş vaziyette.
Valinin altını çizdiği söz konusu kurumlar, yeri geldiğinde, özellikle aynı bölgelerde yaşayan halkın şikayetine neden olan teşekküller.
Vali sözü Muğla’ya getiriyor.
Muğla Kültür Varlıkları yönünden çok zengin, özel bir il.
Bu nedenle valilik olarak, emlak vergilerinden kesilen miktarlarla oluşan fonlarda biriken parayı, çok dikkatli kullanıyoruz.
Muğla’ya bağlı diğer yerleşim merkezleriyle birlikte kent merkezi için ayırdığımız kaynak ile kentsel sit alanının trafikten arındırılması ve bu alanın sokaklarıyla birlikte estetik bir özellik almasını istiyoruz.
Demek ki vali Altıparmak, şikayet ettiği, estetik özelliklerin günümüzde olmamasının bu şekilde giderileceği inancında.
İlişkin olarak, belediyeler estetik kurulları oluşturmalı derken, altını çizdiği temel nokta buydu.
Bir kentin valisi bu şekilde duyarlılık gösterirken, asıl yükümlülük sahiplerinden Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün kayıtsız kalamazdı.
En azından kalmaması gerekirdi.
Bugüne değin Kentsel Sit Alanı ve Karabağlar Yaylası adına, Anıtlar Kurulu ile önemli sorunlar yaşadıklarını vurgulayarak söze başlayan başkan, valilikle birlikte kent merkezinde, bazı tarihi eserler ve sokakların iyileştirilmesi adına çok önemli restorasyon çalışmaları yaptık.
Şimdi hayata geçireceğimiz bir proje ile 80 Ha’lık alanı kapsayan kentsel sit bölgesindeki 377 tescilli yapılar için, Anıtlar Kurulundan karar çıkar çıkmaz, bu yapıların çatı ve cepheleriyle birlikte sokaklar restore edilecek.
Demek ki halk arasında yaygın, “mülk sahibi malzemesini alırsa, belediye her türlü çatı onarım ve cephe yenilemeyi yapacakmış” sözleri gerçeği yansıtıyordu.
Bütün bu çalışmaları valiliğin aktaracağı ödenek ile yapacaklarını vurgulayan başkan Gürün, kent estetiği için tüm yapılardaki klima, tabela ve güneş enerjisi kirliliğine son vereceklerini belirtiyor.
Başkan Gürün’ün söz konusu ettiği yerler sadece Kentsel Sit Alanı ve Karabağlar Yaylası değildi.
Sit için koruma imar planı yapılırken, Saburhane de Özel Planlama Bölgesinin bir parçasıydı.
Dolayısıyla yapılacak iyileştirmeler, plan çerçevesinde her bölgeyi kapsıyordu.
Üniversite Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Atilla Yücel, üniversite adına bize düşen ne gibi görevler varsa yerine getirmeye hazırız derken Mimarlar Haftasının onur konuğu gazeteci-yazar Mimar Aydın Boysan’ın dile getirdikleri daha bir kayda değer idi.
Mimarlar kişisel egolarını tatmin etmek için eserlerin içini doldurmamalılar.
Hele hele sadece maddi çıkarlar için çalışanlar, bu mesleğin yüz karasıdır.
Boysan’ın açıklamaları dozajı aşan türde olmasına karşın, meslektaşları ne diyordu!
Ülke şartları ortada iken başka türlü hareket etmenin imkansızlığından mı dem vuruyorlar?
Yoksa, Boysan’ın aksine, çağı simgeleyen eserler mi meydana getiriyorlardı!
Sonuçta, Muğla Mimarlar Odasının düzenlediği “Yerel Yönetimler Gözüyle Muğla Kentsel Sit Alanına Bakış, Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı oturum, çok yerinde bir birliktelik olmanın ötesinde, kent merkezinin şekillenip geleceği taşınması noktasında, gerçekten takdir edilecek bir oturumdu.
Bu nedenle emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.