ARASTA KURTULUYOR

Bu haber 11 Ocak 2010 - 0:00 'de eklendi ve 624 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Yıllardır Muğla halkının bir serzenişine tanık olduk.
İl genelinde konuşlanan ilçelerin bir çoğu turizmden yeterince nemalanırken, kent merkezi neden nasibini alamıyor?
Oysa dünyanın neresinde olursa olsun, öncelik il merkezine aittir.
Aksi halde, il merkezi olmanın ne anlamı kalır!..
Bunda haklılık payı olduğu kadar, eksik bir değerlendirme var.
Evet Muğla, sadece Türkiye değil dünya genelinde ün kazanan Marmaris, Bodrum, Fethiye, Datça, Köyceğiz, Ortaca ve Dalaman ilçeleri yanında Dalyan, Akyaka, Güllük ve daha nice beldelerin merkezi.
Bu bir realite.
Ancak…
Bu durum, il merkezinin öncelik almasını öngörmez.
Elbette, kendine bağlı turizm merkezlerinin sahip olduğu doğal güzellikler ve birçok aktivitelerin burada da yer etmesi istenirdi.
Ne var ki böyle bir durum olmadığına göre, söz konusu ilçelerin daha bir cazibe merkezleri haline gelmesi yadırganamaz.
Daha doğrusu yadırganmaması gerekir.
Üstelik, bu ilçelerin bağlı olduğu merkez olarak gururlanmalı.
***
Peki ne yapılabilirdi?
Bu ilçelerin bağlı olduğu il merkezi olarak, nasıl ön plana çıkabilirdi?
Kısaca, halkın serzenişlerinin giderilmesi için ne yapılmalıydı?
Bu soruların cevap bulması için, il merkezinde turizme yönelik alanların olup olmadığına bakmak gerekir.
Merkez ilçede yerli yabancı turistlerin ilgisini çekecek yerler var mı? diye baktığımızda karşımıza, birçok alternatifler çıkıyor.
Birincisi ve de en önemlisi, dünyada bir eşi daha olmayan Karabağlar Yaylası.
Eğer burada turizme yönelik bir takım iyileştirmeler yapılmış olsaydı, halkın bu denli şikayetleri söz konusu olmazdı.
Aslında belediye başkanlığı öncülüğünde bir takım girişimler olmadı değil.
Belediye ile birlikte, bir takım müteşebbislerde harekete geçseydi, tahmin değil inanıyorum ki Karabağlar Yaylası, günü birlik değil konaklamayı da içine alan turizm merkezi olabilirdi.
Merkez ilçede turizme yönelik önemli kesimlerden biri şüphesiz kentsel sit alanı.
Burada konuşlanan tarihi mekanlar.
Her ne kadar yine belediye, valilik ve bir kısım sivil toplum kuruluşlarının başlattığı restorasyon çalışmaları, turizm adına bir hareketlilik sağlasa da yeterli değil. İstenen, daha nice mekanların aynı restorasyona tabi tutularak, Muğla’ya özgü yiyecek, giyecek ve daha nice eserlerin buralarda sergilenmesi.
Buna karşın şimdi gözlüyoruz ki, valiliğin büyük destek vermesiyle Arasta Bölgesi, baştan başa restorasyona tabi tutulacak.
% 75’şini valilik, % 15’ni belediyenin sağlayacağı bir katkı ile Hamam önünden başlayıp Saatlı Kuleye kadar uzanan güzergah üzerindeki tüm dükkanlar ve iş yerlerin dış cepheleriyle ara sokaklar, baştan başa restorasyona tabi tutulacak.
Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün’e, konuyla ilgili sordum.
Arasta bölgesindeki yenileme çalışmaları ne zaman başlayacak?
Restorasyon bittikten sonra, bugün için kapanan birçok iş yeri yeniden canlanır mı?
Ümit ediyorum ki, bugünkü ekonomi daha bir rayına oturduktan sonra Arasta Bölgesinde bir hareketlilik gelecek.
Başkan Gürün’ü iyimser düşünmeye sevkeden, Arasta Bölgesindeki iş yerlerin tamamlandıktan sonra cazibe merkezi haline geleceği.
Onun inancı, çalışmalar tamamlandıktan sonra burasının daha bir canlanacağı.
Herkesin arzusu bu ama asıl olan, ülke ekonomisin reel değerler içermesi.
Ancak bu takdirde yıllar boyu kentin merkezi durumundaki Arasta, bugünkü atıl halden kurtulur. Vatandaş da daha bir girdinin sahibi olur.
Kısaca, zamanla nice kişilerin alın teri döktüğü, ticari sirkülasyonun istenen düzeyde olduğu Arasta, yapılacak restorasyon sayesinde eski konumuna erişmesi, en büyük arzu.
Bu bir yerde Arastanın kurtulması demektir.
Şu aşamada herkesin beklentisi bu olduğuna göre, bir an önce bitirilerek, bir tek dahi olsun boş iş yeri kalmasın isteniyor.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.