Arasta Çarşısı Kurtarıcı Bekliyor

Bu haber 20 Mart 2015 - 2:05 'de eklendi ve 1.115 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Günümüzde bilişim teknolojileri ile uzaklar yakın. Oturduğun yerden tüm dünyayı avuçlarının içine alabiliyorsun. İnternette nitelikli bilgi var ise ne ala. Bilgi kirliliğide apayrı bir sorun.

Muğla ile ilgili arama yapıyorum, Muğla Merkeze ait dört başı mamur hiç bir bilgiye ulaşamıyorum.

Buraya tatile gelmek isteyenlerin ilk araştıracakları yer internet. İnsanlar nereleri gezebilirim,tarihi ve kültürel değerleri nelerdir öğrenmek istiyor. Yöresel yemekleri nelerdir ve nerelerde yöresel yemeklerini yiyebilirim, konaklama yerleri nasıldır gibi bilgilere erişim isterler. Muğla Merkez için saydığım bu bilgilere internette erişemedim.

Yangından mal kaçırır gibi Muğla Merkeze Menteşe adını koyuverdiler. Alışamadık açıkcası vatandaşın fikri sorulmadığı için Menteşe demek içimizden gelmiyor. Muğla Merkez demek istiyorum kırk yıllık alışkanlığımız bir çırpıda yok edilince dilimizde alışamadı…

Muğla farklı bambaşka bir kent.

Muğla’nın kültürel dokusu yaşatılmaya, korunmaya çalışılıyor. Muğla’nın tarihten gelen dokusunun korunması gerekli olduğunu dillendiren bireylerdenim. 1996 yılından itibaren bu süreci birebir gözlemlemekteyim. Kentin tarihi kimliğini korunma adına çabaları var ve sürmekte. Ne kadar korumada başarılı olunmuş onu ancak bu konuda yetkin kişiler değerlendirebilirler. Bizlere kültürel dokunun ahenkli bir şekilde korunmuş olması ve endamının hoş olması bize iyi gelebilir fakat gerçek mimari özellikler korunmuş mu ve tarihi dokudan neler kaybedilmiş bunu değerlendiremeyiz. Mesela Sayın Ertuğrul Aladağ bu kentte en yetkin kişilerden birisi. Muğlalı bu kentte varlığı ile değer katan kişilere, ivedilikle sahip çıkmalı. Değerler kaybolunca bizler sonradan sahip çıkmaya çalışıyoruz aslında tersi olmalıdır. İnsanlar hayatta iken bu kentte değerli olmalıdır. Sayın Ertuğrul Aladağ’da kent kimliğini bilen ve restorasyonda başarılı bir isim.

Yakın bir tarihte helva almak için Muğla’nın 1958 yılından itibaren üretim kalitesi ile marka olmuş Helvacı Tahsin’e gittim, helva satın aldım. Hiç bir katkı maddesi olmadan doğal yapıyorlar. Arasta içinde kalan bu dükkan cıvıl cıvıl olsa da Arasta çarşısı içinde diğer dükkanlar sanki ölüm sesizliğine bürünmüş gibiydiler.

Arasta bu kentin en önemli dokusu. Bir zamanlar kentin dış dünyaya açılan penceresi imiş. Şimdilerde sessizliğe bürünmüş bir durumda. Geçmişte şehri dış dünyaya bağlayan tek unsur İzmir-Aydın-Çine, Tavas-Denizli güzergahı iken bu güzergahı kullanan kervan yolu Muğla’dan geçiyordu. Deve kervanları bugünkü Sekibaşı Sokağı’ndan kente girerler ve bu yolu takip ederek merkeze varıp, bugünde Kentsel Sit alanının ticari merkezi olma niteliğini koruyan bölgesinde Yağcılar Hanı ve Kocahan’da konaklarlardı. Kervanlar Saburhane semtinden şehri terk ederek bugün de mevcut olan “Yılanlı Dağı Yolu” üzerinden Tavas’a ulaşırlar ve oradan da Denizli’ye geçerlerdi.
Tarihi kervan yolunun geçtiği güzergahta bulunan Yağcılar Hanı, İbrahim Hanı, Bacılar Han, Balcıoğlu Hanı, Konakaltı Hanı ve şu anda ayakta olmayan Kocahan’ ın eski yıllarda kentin en hareketli mekanları olduğu bilinmektedir.
Arasta’da çeşitli mesleklerin loncaları vardı ve toplu olarak bulundukları yerlere adlarını verirlerdi. “Demirciler Arastası”, “Bakırcılar Arastası” günümüzde de halen aynı şekilde adlandırılmaktadır. Arastanın kuzeyinde yer alan Tabakhane’de kent yapısı içinde önemli bir ticaret merkeziydi. Burada işlenen deriler kervancılardan çok ilgi görürdü. Kervancılar için önemli olan diğer mallar ise el tezgahlarında dokunan bezler, orman ürünleri (kereste) ve Hamursuz Dağı’ndan çıkarılan yüksek kaliteli kireçti. Bunlar karşılığında Muğla’da yeterli oranda ekilmeyen buğday bazı tarım ürünleri ve kumaşlar alınırdı.

Muğla’nın eski kervan yolu güzergahı üzerinde kuzey-güney, doğu-batı akslarının kesiştiği noktada yer alan geleneksel ticaret merkezi arasta tarihi dokusu sivil mimari özelliklerini yansıtan ticari yoğunluğa sahip bir bölgedir.
Bu bölge özellikle 80’li yıllardan itibaren toplum yaşayışının çeşitli nedenlerle değişmesi, kent merkezinin güneye doğru kayması, eski ustaların yerini alacak yeni ustaların olmayışı gibi nedenlerle eski önemini kaybetmeye başlamış…

Arasta ölmüş ve ağlayanı yok.

AVM’lerin kurbanı olmuş.

Muğla’ya özgü sanatın ve ticaretin yaşatıldığı çarşı bomboş dükkanları ile insanlara hüzünlü bakıyor.

Arasta’nın boynu bükük…

Arasta ne umutlarla restore edilmişti. Muğlanın kentsel sit alanı içindeki çarşı; Arasta Sokak İyileştirme Projesi’ne Muğla İl Özel İdaresi Katkı Payı Fonu’ndan ödenek ayrılarak, ilin sahip olduğu tarihi ve kültürel değerlerin restore edilerek yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması için uygulanan restorasyon projelerine valilikçe desteklerinin sürmekte olduğunu belirtmişti Sayın Vali Altıparmak. Sene 2009 diye aklımda kalmış.

Arasta restore edildi fakat işlevsel canlı doku yaratılamadı. Eski esnaf yok. Hayat yok. Dönemin Valisi Sayın Ahmet Altıparmak, tarihi mekanların işlevselliğini arttırmak ve hem de Muğlalıyı sanatla buluşturmak adına, tarihi Yağcılar Hanı’nın avlusunda bir Perşembe günü Muğla Güzel Sanatlar Lisesine ‘Klasik Müzik Konseri ‘gerçekleştirmişti Sayın Altıparmak müzik dinletilerine tarihi mekanlarda süreklilik sağlamak istiyordu ve kendisi kentimizden ayrılınca projeleri öksüz kaldı.

Arasta Çarşısı da öksüz kaldı…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.