Arasta ayağa kalkıyor ama…

Bu haber 13 Eylül 2010 - 0:00 'de eklendi ve 838 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Yılların özlemi sona eriyor:
Arasta’nın topyekûn ayağa kaldırılması…
Neredeyse geçen 30 yılda pek çok proje üretildi, ama bir türlü hayata geçirilemediler.
Bu gün yapılmakta olan 20-30 yıl önce yapılmış olsaydı, Yunanistan turizmi için “Atina” ne ise, Muğla turizmi içinde “Muğla il merkezi” o olabilirdi…
 
xx        xx        xx
Atina’nın “Plaka” semti, bizim “Arasta”nın bir benzeri.
Plaka semti ‘Akrapol’ün eteğinde yer alıyor. Bizim Arasta da Asar (Hisar) Dağı’nın eteğinde…
Bizim Asar’da da sur kalıntıları var ama, Atina Akrapolü Yunanistan’a adım atan her turistin mutlaka uğradığı bir antik mekan.
Yunanistan’a adım atan her turistin mutlaka uğradığı bir yer de “Plaka” semti…
Ama bizim Arasta, Muğla’ya adım atan her turistin mutlaka uğradığı bir yer değil!
Olamadı…
Kışın Marmarisliler “Muğla köftesi” yemeye gelirler o kadar!
 
xx        xx        xx
Atina’nın “Plakası” ile bizim “Arasta” içinde bakırcısı, demircisi, kuyumcusuyla “fiziki” olarak neredeyse birbirinin ikizi.
Plaka, toptan restore edilmiş.
Şimdi bizim Arasta restore ediliyor. Cadde ve sokaklar düzenleniyor.
Peki, şimdi Plaka’ya gelen turist Arasta’’ya gelir mi?
Gelmez…
Turist restorasyona gelmiyor!
Bizim restore edilmiş tarihi Muğla Evleri’ne Muğlalılar gidiyor mu?
 
xx        xx        xx
Mekan elbette önemli.
Ama mekânın içi çok daha önemli…
Yunanlıların “Plakası” müze değil. Bizim “Arasta”da öyle…
Ama siz yaptığınız işte “restorayondan” öteye geçemezseniz, bir “Müze şehir” yaratırsınız.
Müze de turist çeker tabi, ama Arasta müze değil… Üstelik Muğla’da Muğlalıların bile ilgisini çekmeyen, görmeyen bir müze zaten var…!
 
xx        xx        xx
Atina’da turistler Plaka’ya, orayı görmek için ziyarette bulunmuyorlar.
“Yaşamak, solumak” için ziyaret ediyorlar.
Gündüz sokaklarında alış veriş yapıyorlar, akşam sokak aralarındaki tavernalarda, meyhane tadında eğlencenin anılarını devşiriyorlar…
Restorasyon tamamlandığında turisti çekebilmek, ağırlayabilmek için Arasta’da neyimiz var?..
Arasta’nın sadece restorasyona değil, “ruh”a ihtiyacı var.
Kim verecek o ruhu?
 
xx        xx        xx
Şadırvan’ın önünde küçük Arasta dükkânında sac böreği yapıp satan genç bir kadın vardı. Birileri “Burayı meyhaneye çevir, daha çok kazanırsın.” diye akıl vermiş. Genç kadın cesur ve medeni… Gitmiş Zabıta’ya başvurmuş.  Zabıta ise “O mekan küçük, orada meyhane olmaz” demiş!
Tabi otalık sac böreği satandan geçilmiyor. Genç kadın dükkanı kapatmış…
 
xx        xx        xx
Atina’nın Plaka’sı tavernaları ile Plaka… Peki meyhanesiz Arasta olur mu?
Arasta’da zabıtanın kafasındaki ölçülerde mekan mı var? O Zabıtayı alıp Plaka’ya mı götürmeli bilmiyorum ama, bunlar Şirince’yi, Bodrum’un, Marmaris’in Barlar Sokağı’nı da mı görmemişler?!!
“Belde belediyesi zabıtası mantalitesinde” zabıta ile ne bekliyorsun ki diyenler olacaktır; ama Muğla’nın “Kültür Kenti Muğla” iddiası var…
 
xx        xx        xx
Arasta hızla yenileniyor. Arada bir gidip çalışmaları keyifle izliyorum.
Anladığım kadarıyla bu; Muğla Valiliği’nin çok ciddi parasal desteği ile gerçekleştirilen proje ile sadece Arasta değil, Hamamönü Caddesi, Kurşunlu Cadde, (Orgeneral Mustafa Muğlalı ve Kocamustafendi Caddeleri de var mı bilmiyorum) ve Açık Pazar Yeri güzergahında, Saburhane Meydanı’nı da kapsayan bir çalışma…
Bu restorasyon ve sokak düzenlemesi çalışması sonunda Arasta, Kentsel SİT Alanı ne kadar “Plaka” olur bilmiyorum ama, şu anda 20-30 yıl önce yapılmış olması gereken yapılıyor. Bu çok önemli…
Arasta, metal kapı-pencerelerden, plastik sandalyelerden, çirkin sundurmalardan, standardı olmayan tabelalardan tamamen arındırılırsa; ruhsat verilirken mekanlarda büyüklük, küçüklük değil de “>hijyen” aranırsa “>umut var” diyebiliriz.
 
 
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.