Arabuluculuk hakkında bilinmeyenleri anlattı

Bu haber 17 Kasım 2017 - 1:44 'de eklendi ve 838 kez görüntülendi.

Avukat Canan Karaosmanoğlu, arabuluculuk hakkında bilinmeyenleri Hamle Gazetesi’ne anlattı. Arabuluculuk Daire Başkanlığının 1214 Sicil Numaralı Arabulucusu olarak 3 yıldır arabuluculuk yaptığını kaydeden Karaosmanoğlu, arabuluculuk hakkında herkesin merak ettiği soruları cevaplandırdı.

 

Arabuluculuk ne demektir?

Arabuluculuk, günümüzde dostane yollarla uyuşmazlık çözüm yöntemleri içinde en yaygın olarak bilinen ve uygulanan uyuşmazlık çözüm yöntemidir.

Arabulucu kimdir?

Arabulucu, sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getirerek onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini ve aralarında iletişim sürecinin kurulmasını sağlamaya çalışan tarafsız üçüncü kişidir. Aynı zamanda arabulucu olabilmek için Hukuk Fakültesini bitirmiş en az 5 yıllık mesleki deneyimi olmuş kişiler Adalet Bakanlığınca lisanslanan eğitim kurumlarından teorik ve pratik en az 48 saat eğitim alınması gerekir. Eğitimden sonra Bakanlığın açtığı sınavı geçip sicile kaydolanlar arabulucu unvanını kazanır. Türkiye’de arabulucular sicil ve denetim bakımından Adalet Bakanlığı’na bağlıdır. Arabulucular her yıl maliyeye aidat öderler. Arabuluculuk mesleğini yapanlar her yıl sekiz saat yenileme eğitimi de almak zorundadır.

Arabulucu tam olarak ne işi yapacak?

Taraflar uyuşmazlığı kendileri uzlaşarak çözerler. Arabulucu, tarafların aralarındaki asıl uyuşmazlığı ve menfaatlerini tespit ederek bu konularda tartışmalarını ve çözüm bulmalarını sağlamaya çalışır. Burada taraflar kendi çözümlerini kendileri üretirler ve bunu yaparken birbirlerini anlamaya çalışırlar. Eğer ki taraflar herhangi bir çözüm üretemezler ise 7036 Sayılı kanun ile arabulucu taraflara son bir çözüm önerisinde bulunabilmektedir. Ama yine de taraflar bu öneriyi kabul edip etmemekte serbesttirler.

Tüm davalar arabuluculuk kapsamında mıdır?

Hayır. Arabuluculuk ancak tarafların serbest iradeleriyle karar verebilecekleri hukuk davalarında ki konularda mümkündür. (Yargılama sistemimize Ceza Davaları ile ilgili uyuşmazlıklar için ise ‘uzlaştırmacılık’ ayrıca belirlenmiştir.) Daha açık bir ifadeyle; kamu düzenini ilgilendirmeyen ve cebri icraya elverişli konularda taraflar arabulucuya gidebilirler. Tarafların sözleşme konusu yapamayacakları konularda örneğin ceza davalarında, nüfus kaydına ilişkin davalarda veya çocukların velayetine ilişkin davalarda arabuluculuk mümkün değildir. Arabuluculuğa uygun davalar kanun ile 01/01/2018 tarihinde yürürlüğe girecek olan kanun ile genişletilmiştir. Bu kapsamda idareler ile ilgili olan bazı davalarda da arabuluculuğa başvurabilirler. Arabuluculuğun kapsamı önümüzdeki günlerde daha da artırılacağına ilişkin bilgiler almış bulunmaktayım. Bu yönde olumlu gelişmeler olacaktır.

Arabulucuyu nasıl seçeceğim?

Taraflar arabulucuyu, birinci seçenek olarak Arabuluculuk Daire Başkanlığımızın resmi web adresi olan www.adb.adalet.gov.tr adresinde yer alan güncel arabulucular listesinden seçebilirler. Davacı kendi isteği ile arabulucuya başvurabileceği gibi ayrıca ikinci seçenek olarak dava açmadan önce adliyelerdeki arabuluculuk merkezine başvurarak kendilerine bir arabulucu atanmasını talep edebilirler. Kendisinin seçmesi ile devlet tarafından atanan arabulucu ile devam etmesi arasındaki fark birinde kendi tercihi olan arabulucuyu istemekte diğerinde ise devletin seçip görevlendirdiği arabulucu ile uyuşmazlığını çözümlemeye çalışmaktadır. Ve devletin görevlendirdiği arabulucuya devlet 2018 yılından itibaren sadece 2 saatlik arabuluculuk ücretini karşılamaktadır.

Arabuluculuk ücretini nasıl karşılayacağım?

Taraflardan birisi arabulucuya başvurduktan sonra arabuluculuk merkezinden görevlendirilen arabulucuya 2 saatten sonra ki görüşme ücretini kendi seçtiği arabulucuya gider ise görüşme ücretinin bir kısmını ödedikten sonra arabulucu tarafları görüşmeye davet eder. Bunun sonucunda da anlaşma sağlanır ise aksi kararlaştırılmadığı sürece taraflar bu görüşme ücretlerini ve anlaşma sağlanan miktar üzerinden ödenecek olan arabuluculuk ücretini eşit olarak öderler. Eğer ki vatandaşın hiçbir geliri yok maddi olarak arabulucunun ücretini de karşılayamayacak ise adli yardım talebinde bulunur ve eğer şartları taşıdığı yapılacak araştırma sonucunda anlaşılır ise mahkeme kararı ile arabuluculuk ücretinin adli yardım ödeneğinden karşılanmasına karar verilir. Adli yardımdan faydalanabilmesi için dediğim gibi belli başlı şartları taşıması ve bunun başvurusunda ispat edilmesi ve mahkeme kararı gerekir.

Arabuluculuğa başvurup ilk toplantıya mazeretsiz olarak gitmez ise ne olur?

Arabuluculuk Kanunu 07/06/2012 tarihinde 6325 Sayılı Kanun ile çıkartılmıştır. 25/10/2017 tarihinde yayınlanan ve 01/01/2018 tarihinde yürürlüğe girecek olan 7036 Sayılı kanun ile getirilen en önemli yeniliklerden birisi iş hukukundan kaynaklı alacaklarda dava açmak için arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olmasıdır. Yani örneğin işçi işten çıkartıldı işe iade davası yada kıdem tazminatı, maaş alacağı gibi alacakları için dava açmak istiyor ise önce arabulucuya başvurması gerekmektedir. Davacı arabuluculuğu başvurunun dava şartı olan davalarda davacı arabulucuya başvurdu ama ilk toplantıya mazeret göstermeksizin gitmedi ve arabuluculuk faaliyeti hiç başlanmadan sona erer ise bu husus tutanak ile belirtilir ve toplantıya katılmayan davacı daha sonra açtığı davada kısmen veya tamamen haklı çıksa dahi yargılama giderlerinin tamamından sorumlu olur. Eğer ki her iki tarafta ilk toplantıya mazeretsiz gelmez ise her ikisinin de yaptığı yargılama giderleri o zaman kendi üzerinde kalmaktadır.

Süreç sonunda anlaşma bağlayıcı mıdır?

Taraflar arabuluculuk sürecinin sonunda bir anlaşmaya varırlarsa bu anlaşmayı görevli hakime icra edilebilirlik şerhi yaptırdıktan sonra bu tutanak mahkeme kararı gibi olacaktır. Hatta yeni gelen yasa ile 01/01/ 2018 tarihinden itibaren eğer her iki tarafın avukatı görüşmelerde var ise ve taraflar ile avukatlarının ve arabulucunun imzası anlaşma belgesinde var ise icra edilebilirlik şerhine gerek kalmadan (yani hakim onayına gerek kalmadan ) tutanak mahkeme kararı gibi olacaktır. Bu tutanak ilam niteliğinde bir belgedir. Eğer ki anlaşma sonucunda ödenecek olunan para ödenmez ise başka hiçbir hukuki işleme gerek kalmadan direk icraya konulabilir.

Arabuluculuk yoluyla anlaştığımda avantajım nedir?

Dava boyunca yapmak zorunda kalacağınız tüm masraflardan (posta gideri, bilirkişi, keşif vb. masraflar, yol giderleriniz gibi) ve yargılama nedeniyle diğer işlerinizden kısıtlayıp, adliyeye ayırmak zorunda kalacağınız zamandan tasarruf etmiş olursunuz. Mahkemeye göre daha kısa sürer. Zira yeni kanun ile birlikte arabulucuların görevlerini 3 hafta içerisinde yapması ve bir kereye mahsus 1 haftalık süre uzatma talebi ile en geç 1 ay içerisinde olumlu-olumsuz sonuçlandırılacağı düşünülecek olunur ise arabuluculuğa konu problemin anlaşması sağlandığı taktirde yargılamaların aksine çok kısa bir sürede sonuçlanacağı ve tarafların ortak kararı sonucunda sorunun çözümlenmiş olması her iki tarafında menfaatine olduğu görülecektir. Sonuç, tarafların kontrolündedir. Geleceğe bakılır, mevcut hukuki durumun değil, menfaatin korunması esastır. Güvenirlik ve gizlilik önemlidir; taraflar mahkeme önünde konuşamayacaklarını burada rahatlıkla konuşabilirler. Psikolojik ve sosyolojik riski azdır; daha az yeni sorun doğurur. Tarafların anlaştıkları yöntem ve çözüm tarzı esastır, esnektir.

Anlaşmayla çözülür; iki tarafta kazanır, tarafların sosyal ve ekonomik ilişkileri devam eder.

Ne zaman arabulucuya gidebilirim?

Karşı tarafla aranızda uyuşmazlık çıktıktan sonra mahkeme başvurmadan önce arabulucuya gidebileceğiniz gibi mahkemeye dava açtıktan sonra da arabulucuya gidebilirsiniz. Örneklememiz gerekirse bir işçi işten haksız yere çıkarıldığı, işe iade davası açmak isterse, maaş, kıdem tazminatı, hafta sonu ücreti, bayram tatil ücreti gibi alacakları için dava açmak istiyor ise mahkeme işçiye önce arabulucuya git eğer orada anlaşamaz isen ondan sonra davanı aç der. Yine ayrıca iş sözleşmesi fesih edilen işçi fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin kendisine tebliğ edilmesinden itibaren 1 ay içerisinde arabulucuya işe iade edilmesi talepli olarak başvurması gerekir. Eğer ki bu başvuru olumsuz gerçekleşir ise ancak ondan sonra süresi içerisinde dava açabilir. Eğer anlaşma sağlanır ise de bu konu ile ilgili de artık dava açılamayacaktır.

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.