Arabaşı Gecesi Mi, Kardeşliği Mi?

Bu haber 08 Nisan 2016 - 22:58 'de eklendi ve 1.509 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Bir “Yörük-Türkmen Mutfağı” lezzeti olan “Arabaşı Çorbası” ile ilk Muğla il merkezi mahallesi olan Göktepe’de tanıştık. Sonra Fethiye’nin Girdev Yaylası’nda bir Yörük Şenliği’nde derken Milas Çomakdağ da karşılaştık…

Yıllar sonra geçen yaz otogarın yanındaki AVM içinde Konyalılar tarafından açılan pidecide karşılaştık, ama bu karşılaşmamız bende şaşkınlık ve tepki yarattı.

Konya’nın ünlü Etli Ekmeğini yemeye gitmiştik. Garson menüyü getirdi. Listede “Konya’nın Ünlü Arabaşı” yazılıydı. Ben de garsona “Ayıp etmişsiniz. Bu Arabaşı Muğla, hatta Göktepe Mutfağı’na aittir” demiştim. Garson “La havle…” çekercesine veya “Çattık” dercesine kafasını sallayıp, masadan uzaklaşırken ben lafın gerisini getirememiştim. Eşim gömleğimden çekiştiriyordu…

 

xx            xx            xx

Yine o yaz Ortaca’dan yerel basınımıza yansıyan bir haberle daha da şaşırdım. Ortaca’daki Yozgatlılar bir araya gelmişler “Yozgatlılar Gecesi” düzenleyip, birlikte Arabaşı yemişler. Afiyet olsun, ama çorba Yozgat Mutfağından gibi sunulmuş! Ne yalan söyleyeyim, “Bu kadarı da fazla” demekten kendimi alamamıştım.

Derken ben hastanedeyim, bu defa Muğla il merkezinden bir haber…

Vali Çiçek Arabaşı Gecesinde İç Anadolulularla Buluştu” başlıklı habere göre, il merkezindeki Yozgatlı hemşerilerimiz Ortaca’dakiler gibi gece düzenleyip, Vali Amir Çiçek ile Garnizon Komutanı Jan. Alb. Yavuz Özfidan’ı, Emniyet Müdürü Hakan Çetinkaya’yı, Rektör Prof. Dr. Mansur Harmandar’ı davet etmişler.

Yerel yönetimlerin temsil edilmemiş olması manidardı! Davet edilmedilerse ayıp edilmiş, davet edilip te gelinmemişse o çok daha büyük ayıp. İcabet Sünnettendir derler.

 

xx            xx            xx

Kimine göre “Arabaşı Gecesi”, kimine göre de “Yozgatlılar Gecesi”nde sadece Yozgatlı hemşerilerimiz değil, Muğla’da yaşayan “İç Anadolular” bir araya gelmişler.

Sanıyorum il çapında ilk kez yapılan bu etkinlikten İç Anadoluların tek çatı altında toplanması için dernek kurulması kararı çıkmış. Hayırlı olsun…

Gecede konuşan Vali Amir Çiçek, “Yozgat ve İç Anadolu Bölgesinde yaygın olan Arabaşı çorbası ve hamurunu yemek için bir araya geldik. Türkiye’nin neresinde olursa olsun, doğup büyüdükleri ilin dışında örflerini, adetlerini, geleneklerini yaşaması ve yaşatması çok önemli. Muğla’nın bu hoşgörüsüyle, Anadolu’nun birliğine, beraberliğine katılan bir ili olması nedeniyle bu kaynaşma sağlandı.” derken, gecenin düzenleyicilerinden AK Parti’nin Yozgatlı İl Yönetim Kurulu Üyesi Osman Arslan da, “İlk geleneksel ‘Arabaşı’ gecesini düzenledik. Gecemize yoğun bir katılım gerçekleşti. Güzel Muğla’mızda bu tür organizasyonları bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Kurulacak derneğimizin yönetim kurulunda İç Anadolu’nun her ilini temsilen birer kişi olacak” demiş.

 

xx            xx            xx

Araştırdım…

Arabaşı Göktepe’ninmiş. Konya’nınmış ta… Elbette Yozgat’ınmış ta… Aslında benimde bir ferdi olduğum Yörük-Türkmen coğrafyasınınmış.

Yörük-Türkmen Mutfağı’na ait bir çorba” demekte mümkün… Günümüzde yaygın olarak İç Anadolu Bölgesi illerinde görülüyor.

Muğla örneğinde olduğu gibi, ilin tamamında olmasa da Arabaşı’nın bilindiği, yapılıp yendiği iller şöyle sıralanıyor; Nevşehir, Ankara, Antalya, Burdur, Denizli, Muğla, Niğde, Sivas, Konya, Aksaray, Afyonkarahisar, Mersin, Eskişehir, Karaman, Kütahya, Çankırı, Kırıkkale, Kırşehir, Yozgat, Isparta ve Kayseri

Titiz bir araştırma yapılırsa Arabaşı izlerine Aydın, Adana, Artvin, Amasya, Ardahan, Amasya, Bursa, Bolu, Balıkesir, Çanakkale, Maraş, Malatya, Muş, Manisa, Tokat, Tunceli, Tekirdağ, Kars, Kastamonu, Kayseri, Zonguldak, Sakarya, İzmir, İzmit, Bilecik, Hatay, Gaziantep, Gümüşhane, Sivas, Erzurum, Tokat, Uşak, Kilis, Trabzon, Ordu, Giresun, Diyarbakır, Van ve Urfa’da da rastlanabilir…

Türkmen ve Yörükler Karadeniz’de karşınıza Çepni olarak çıkarlarken, Diyarbakır ve Van’da ‘Kaçarlar’, öteki illerde Sünni, Alevi, Kızılbaş, Abdallar, Tahtacılar, Varsaklar, Manavlar, Sıraçlar, Baraklar, İlbeyliler ve Geygeller olarak çıkabilirler. Karadeniz’deki Çepniler Sünni iken, Ege’dekiler Alevi imiş.

Ne fark eder, hepsi de Asya’dan göçüp gelmiş Yörük-Türkmen…

 

xx            xx            xx

Bunları nereden biliyorsun diyenler olacaktır. Google hazretlerinden… Tıklayın, sorun Google hazretlerine sizde öğrenin.

Görüldüğü gibi bu ülkede hiçbir şey bulamasanız “Arabaşı kardeşliği” bile bulmak mümkün. Niye, neyin kavgası bu, anlamak mümkün değil… Kaynatın Arabaşı’nı herkese yeter!

Bu arada belirtmekte yarar var; bazı meslektaşlarım “Arabaşı Gecesi”ni haberleştirirken “Arapaşı” demişler. Böyle söyleyenlerde var. Yanlış… Bu aş Türkmenlerin aşı… Araplarla hiçbir ilgisi yok. Ara öğün olarak yenilen bir aş bu. O nedenle “Ara Aşı” denirmiş. Zamanla dilde “Arabaşı”na evrilmiş…

 

xx            xx            xx

Arabaşı’nın tarifi de şöyle;

Hamur malzemesi: 6 büyük su bardağı su, 1 büyük su bardağı un, 1 tatlı kaşığı tuz. Çorba malzemesi: 1 büyük tavuk (yapılmaya başladığı ilk yıllarda keklik kullanılırmış), 1 adet soğan (bazı yerlerde kullanılmaz), 1 kahve kaşığı karabiber, 1 çay kaşığı tuz, 4 litre su, 1.5 çorba kaşığı domates salçası, 1 yemek kaşığı biber salçası, 1 yemek kaşığı acı pul biber (her yerde kullanılmaz), 3 yemek kaşığı un, 2 yemek kaşığı tereyağ (başka yağ da tercih edilebilir), 1-2 adet limonun suyu.

Yapılışı: Tencerede su kaynamaya bırakılır. Diğer tarafta un ve 1 bardak su pütürsüz hale gelene kadar karıştırılır. Kaynayan sudan 1 bardak su un karışımının üzerine dökülerek ılıması sağlanır. Ocakta kaynayan suya tuz eklenir. Ilımış unlu su çok yavaş bir şekilde tencerenin içindeki suya boca edilmeye başlanır. Tenceredeki karışım tahta kaşıkla devamlı karıştırılmalıdır. 5 dakika kaynatılan unlu su, önceden su ile ıslatılmış olan tepsilere 1 cm kalınlığında olacak şekilde dökülür ve soğuk bir yerde bekletilir.

Tencereye konan bütün tavuk ve kabukları soyulan bütün soğan, tavuğun üzerinden 1 parmak geçene kadar su ve üzerine (tercihen kimyon), karabiber, tuz ilave edilerek pişmeye bırakılır. Pişen tavuk etinin kemikleri ayıklanır ve etlerinin yarısı büyük bir kabın içine didiklenir. Diğer tarafta 1 yemek kaşığı tereyağı tencerede eritildikten sonra üzerine un dökülerek kavrulur. Kavrulan unun üstüne kaynatılmış olan tavuk suyu ve 4 litre su dökülür ve un pütürsüz hale gelene kadar tahta kaşıkla karıştırılır. Ayrı bir tavada salça 1 yemek kaşığı yağda kavrulur ve tenceredeki unlu tavuk suyunun içine boca edilir. Kaynamakta olan çorba suyunun içine limon suyu ve parçalanmış tavuk etleri de ilave edildikten sonra, ateş kısılarak en az 1 saat boyunca ara ara karıştırılarak kaynatılır.

Bu işlem çorbanın özleşmesi ve lezzetli olması içindir. Pişmiş olan sıcak çorba, sofraya getirilmiş soğuk hamur (yutularak) ile birlikte yenir.

 

xx            xx            xx

Gelelim konuya… İç Anadolu’nun 11 ilinden gelen hemşerilerimizi kutlarız. Örgütlenmelerinde başarılar dileriz. Ancak bu birlikteliği “Arabaşı kardeşliğine” dönüştürürlerse öteki illerimize ve de Göktepe’ye haksızlık olur! Karadenizli hemşerilerimizin de dernekleri var. Dernek Başkanı Celal Karakaş her sene “Hamsi Şenliği” yapıyor. Muğla renkleniyor. İç Anadolulular da renklendirebilir. Onlarda 11 ilin ortak mutfağından bir yiyeceği ortaya koyabilirler.

Tabi bu dernekler sadece yiyelim içelim, eğlenelim dernekleri de olmamalı… Kültür alış verişine, birbirimizi tanımamıza ve ön yargıların yıkılmasına da katkı yapmalı…

Bu tür etkinlikler ayrıştıran değil bütünleştiren, “gökkuşağı kardeşliğine” zemin oluşturan etkinlikler olabilmeli ve bu etkinlikler yerel yönetimlerce; özellikle Büyükşehir Belediyesi’nce desteklenmeli…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.