Ara Seçiminin Verdiği Müjde

Bu haber 05 Haziran 2014 - 0:21 'de eklendi ve 1.349 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

1 Haziran’da yapılan mahalli ara seçim neticelerine göre AKP yine atak yaptı. CHP yerinde sayarken MHP geriye doğru atak yaptı. Rakamları bütün gazeteler verdi. Liderler normal olanı yaptılar. MHP’nin gerilemesine normal olarak AKP tabanının üzülmesi gerekirdi. Sanırım gelişmeler bu yakınlığı silip süpürmüş olmalı ki, tıs çıkmıyor.

Geçen sene Haziran Ayı başlarında sokaktan hükümeti devirmek için var gücü ile çırpınanlar vardı. Köprü yapılacak yerdeki birkaç ağaç bahane edilerek yürüdüler. Köprünün adını Aleviler beğenmez dediler. Yavuz Sultan Selim, dünyayı esas duruşa geçiren bir büyük Hakan ile bizim Alevilerin ne gibi bir kırgınlığı olabilir diye epey düşünmüştüm. Hala da tam tatmin olacağım bir cevap bulamadım.

Bizim yürüyenler nihayet baklayı ağızlarından çıkardılar. Esas istedikleri Köprünün yapılmasına, dünyanın en büyük hava alanının ve Kanal İstanbul yapılmasına karşıdırlar. Bunu bizzat yürüyenlerin sözcüleri hükümet yetkililerinin yüzüne söylediler. Bu yürüyüş büyüdükçe ümitlere kapılan bir liderimiz, (Hükümet yıkılmadıkça buradan gitmeyeceğiz) diyecek kadar sapıtmış ve inanmıştı. Diğer liderimiz ise, ilk başlangıçta karşı olduklarını açıkladığı halde, sonraları masum istekler diyerek harekete alkış tuttu.

Bu harekette dış ülkeler içinde bize en yakın dost olarak bildiklerimizin medyaları vasıtası ile bizim ülkemize her türlü kötülüğü layık görüyorlardı. Bizim yerli zenginlerin bazıları da kesenin ve otellerinin ağzını açmışlardı. Ne oldu? Hepsi de birden rezil oldular.

17 Aralık 2013 tarihinde bu ekibe bir de Hoca ve Cemaati katılarak, akıllara hiç gelmesi mümkün olmayan şeytani görüntü ile baskın hayal ediyorlardı. Meğerse Hoca ve ekibi çok teşkilatlı olarak yıllardan beri Devletin bünyesine öyle girmişler ki, Hakimlerden, savcılardan ve polis teşkilatından büyük kadro oluşturmuşlar. Bu görüntülerin tam olarak yalan olduğunu milletimize anlatmaya ve ispat etmeye bile vakit kalmadan 30 Mart mahalli seçimine gidildi. Seçimlerin neticeleri gösterdi ki, bütün bu yapılan sahtekarlıklar geri tepti. Sanki Milletimiz bütün olanları 27 Mayıs 1960 veya 12 Mart 1971 veya 28 Şubat 1997 ihtilal veya derin devletin acı günlerini hatırlayarak, sandık başına gitti.

10 AĞUSTOS 2014 TARİHİNDE NE OLUR?

Korkunun ecele hiç faydası yok. Bu seçimin doğrudan millet tarafından seçilmesini mecbur edenler bugünkü aynı muhalefettir. Meclisten seçilmesini bin türlü entrikalarla engel olanlar şimdi de halkın kararından korkuyorlar.

Geçmişte, 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan bazı anayasa maddelerinin değişimi oylamasında tek başına AKP’ye karşı bütün muhalefet ve özerk kuruluşlar birleşmişlerdi. Bunların içinde yılların sağcısı olarak bildiğimiz Süleyman Demirel’de vardı. Türk Ocakları da vardı. Menderes’in adını, çocuklarının ve torunlarının adını koyanlarda vardı. Menderesli yıllar ve günlerinin köylü için altın devri idi diyenler de vardı. Oysa değişecek olan maddeler, bir nevi Menderes’i asanlara hesap sormanın ön maddeleri idi. Adını Demokrat Parti koyanlar, kendilerini Milliyetçi olarak takdim edenlerin tırnaklarını sökenlerden, onlara vatan haini, Turancı  olmayı çok büyük suç sayan zihniyete karşı, YETER!.. diyen ve bu yolda şehit olan Adnan Menderes ve arkadaşlarını hiç hatırlamayanların bu Milletten beklediği hiçbir şey olamaz. Özetle, Anayasa maddelerine karşı olan ve oylamada ret oyu verenler işte bunlardır. Yılda üç seçim değil de her ay bir seçim olsa ve bunlar ne gibi rezalet varsa ortaya koysalar da netice hiç değişmez. Anayasa değişimine yüzde 58 oy veren Milletimizin, Başkanlık için bu oylarının yüzde 60 olduğunu görür gibiyim.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
Abdullah KAYA Amasyalı 05 Haziran 2014 / 11:29

Güzel bir yazı….teşekkürler