Anlayan Varsa Beri Gelsin…

Bu haber 07 Ocak 2015 - 0:03 'de eklendi ve 1.008 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Türkiye olarak yüz yüze geldiğimiz bir durum var ki, gerçekten anlamak mümkün değil.

Bunun bir başka adı, tam bir açmaz içerisinde olduğumuz.

Aksi olsaydı 76 milyonluk ülkemiz halkının büyük bir tutkuyla bağlandığı futbol adına daha rasyonel yaklaşır.

Sonrasında mutlak surette gereği yerine getirildi.

Ama yapmadık, yapamıyoruz.

Bir kayıtsızlıktır sürüp gidiyor.

Hal böyle olunca, başka ülkelerin spor sahalarına bakıp imreniyoruz.

Her halde ne demek istediğim anlaşılmıştır.

Belirttiğim şekilde 7 den 70 şe gönül verdiğimiz futbol ve oynanan sahalardan dem vuruyorum.

Aslında stat demeye bir şahit isteyen mekanlar! söz konusu olan.

Hani onca para verip karşılığını alamadığımız oyun sahalarımız var ya!

Bir yerde birkaç maç sonrasında tarlaya dönen stadyumlarımız.

Dahası, oynanan her maç sonrası spor yorumcularının temcit pilavı gibi ortaya sürdükleri, sözde top oynanan yerler.

Bu durumda tek bir şey söyleyebiliriz.

Gerçekten bu denli tutkun olduğumuz, gerektiğinde kulüplerin onca para vererek inşa etmelerine karşın bir süre sonrasında balçık tarlasına dönen stadyumları anlayan varsa beri gelsin.

Gelsinler ki buraların stadyum mu, yoksa tarla mı? olduğuna karar verilsin.

***

Yine de bu konuda tümüyle haksızlık etmek istemiyorum.

Zira 3 kulüpler olarak öne çıkan Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş kulüpleri, güzel bir stadyuma kavuşmak için onca çaba harcadılar.

Yanı sıra Trabzonspor, Bursaspor, Konyaspor ve Kayserispor.

Ve daha niceleri.

Her bir kulüp adına imkanlar zorlanarak sahalar yapıldı.

Halen de yapılıyor.

Ancak…

Aynı stadyumlarla ilgili bir gerçek var ki yadsımak olası değil.

Söz konusu statlar dış görünüş itibariyle iyi.

Dışarıdan baktığınız zaman mükemmel bir saha olarak görünüyor.

Peki, ya zemini?

Hiç maç oynanmamış haldeyken iyi.

Ama birkaç müsabaka sonrasında zemin tanınmayacak hale geliyor.

Buna en güzel örnek Galatasaray’ın Arena ve Kaysespor için yapılan Kadir Has Statları.

Aradan kısa bir süre geçmesine karşın bugün aynı stadyumların hali gerçekten içler acısı.

Birde geçtiğimiz Pazar günü Beşiktaş ve Galatasaray Kulüplerinin oynadığı Olimpiyat stadı.

Futboldan biraz olsun anlayanlar, her halde aynı sahanın ne halde olduğunu görmüşlerdir.

Hal böyle olunca yazık ki yazık! diyoruz.

***

Siz kulüpler olarak onca borç yükünün altına girerek stat inşa ediyorsunuz.

Buna karşın aradan çok zaman geçmediği halde birkaç maç sonrasında zemin tanınmaz hale geliyor.

O zaman içiniz burkuluyor.

İlişkin olarak başka ülkelerin statlarını görünce imreniyorsunuz.

Nasıl imrenmezsiniz?

Dünyanın en fazla yağış alan ülkeleri arasında yer alan futbolun beşiği kabul edilen İngiltere’nin tüm statlarının zemini, sanki hiç maç oynanmamış gibi duruyor.

Oysa aynı sahalarda gerektiğinde haftada 2 maç oynanıyor.

Sonra sadece İngiltere değil.

Futbolda belirgin bir başarının sahibi ülkelerden Almanya, İspanya, Fransa ve İtalya içinde durum aynı.

Aynı ülkelerde oynanan maçlar sonrasında sahaları baktığınızda, zemin adına değişen hiçbir şey yok.

Üstelik İngiltere dünyanın en fazla yağış olan ülkelerinden olduğu halde her bir kulübün sahası, özellikle zemin futbol oynamaya o denli elverişli ki.

***

Peki, bizim statlarımız niye birkaç maç sonrasında tanınmayacak hale geliyor?

Konuya ilişkin otoriteler yanında futbol yorumcularının açıklamalarına göre zemin adına gerekli titizlik gösterilmiyor.

Bir taraftan yağmur sularını anında alt katmanlara geçiren drenaj, bilinçli bir şekilde yapılmıyor.

Diğer yandan, toprak ve çim ile ilgili analizler, araştırmaya dayanmadan yapılıyor.

Hal böyle olunca elbette birkaç maç sonrasında, milyonlarca dolar harcayarak yapılan statlar tanınmayacak hale geliyor.

***

Bu durumda cevap arayan tek bir soru var.

Onca para vererek yapılan statların zemininin bozulmaması için ne yapılmalı?

Her halde bunun cevabı bilinmez değildir.

Değil mi ki kulüpler, tahminlerin üzerinde para vererek stat yapımına yöneliyor.

Sağlıklı bir zemin için, bu konuda uzman kişilerin bilgisine başvurmalılar.

Ne zaman bu tür bir yol izlendi. Bakıp görürüz ki bizim statlarımız da her yönüyle mükemmel olmuş.

O takdirde kulüpler her yıl milyonlarca dolar harcamak zorunda kalmazlar.

Futbol tutkunları da gönüllerince müsabaka izlerler.

Ama siz kulüpler olarak, asıl üzerinde durulması gereken zemin yerine ayrıntılarla uğraşırsanız, şimdi olduğu gibi seyircinin maçlara gelmemesinden şikâyet edersiniz.

Oysa, söz konusu stadyumlar başka ülkelerin sahaları gibi olsa, E bilet uygulamasına karşın müsabakalar çok daha dolu tribünler önünde oynanır.

Sonuçta Türkiye’nin futbol tutkunu bir ülke olduğuna asla şüphe yok.

Öyleyse, yöneticilerin taraftarlara biraz olsun saygısı varsa, futbol oynamaya elverişli stadyumlar yapmak için tez elden kolları sıvamalılar.

Değilse zaten seyirci azlığından şikâyet edenler, zamanla boş tribünlerle yüz yüze geleceklerinde hiç şüphe yok.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.