Ankara Muğla’nın Üstünü Çiziyor!

Bu haber 18 Kasım 2017 - 1:00 'de eklendi ve 1.527 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Muğla Tabip Odası eski Başkanı Genel Cerrah Op. Dr. Naki Bulut’un değerlendirmesini nihayet dün paylaştık. Naki bey değerlendirmesinde adeta görmek istemediğimiz, ama her topluluk karşısında dillendirme bilgiçliği yaptığımız “demokratik tartışma”dan yoksunluğumuzun, “ortak akıl” oluşturma yeteneksizliğimizin altını bir güzel çizmiş…

Zaten Ankara’da Muğla’nın üstünü çiziyor!

Önceki hastanemizin (Muğla Devlet Hastanesi) 501 yataklı, yeni binasında hizmete giren Eğitim Araştırma Hastanesi’nin 520 yataklı olduğunu, bu anlamda yeni hastane ile bir yatak artışı yaşanmadığını belirten Naki Bulut, yeni hastanenin yatak bakımından kısa zamanda yetersiz kalacağına dikkat çekerek şunları söylüyor:

Tıp Fakültesi’nin gelişimine paralel olarak önümüzdeki süreçte yeni hekimler gelecek, yeni birimler ve klinikler kurulacak. Çok yakın süre içerisinde hastane tam kapasite ile çalışmaya başladığında bu yetersizliği hep birlikte göreceğiz. Bu yetersizliğin nasıl giderileceğini de hemen söyleyebilirim. Önce tek kişilik olarak planlanan odalar ek yatak konularak iki kişilik oda haline dönüştürülecek, iki kişilik odalar üç kişilik olacak; daha sonra da sağlık çalışanları için tahsis edilen mekanlar hasta odasına dönüştürülecek, boş koridor alanları paravanlarla kapatılacak ve çalışma ofisine dönüştürülecektir. Biz sağlık çalışanları ve hastalarımız diğer 80 ildeki insanların yaşadığı mekan konforundan mahrum bırakılacağız.

 

xx        xx        xx

Naki Bulut’un yatak sayısının nasıl arttırılacağı konusundaki iç karartıcı öngörüsü abartı filan değil.

Aynı şeyi Eğitim Araştırma Hastanesi’ni yönetenlerde söylüyorlar. Ancak onlar “Hastanemiz 520 yataklı, ama 600 yatak kapasitelidir” diye sunuyorlar.

Şu anda gerçekten Muğlalının bugüne kadar görmediği konfora sahip bir hastanemiz var.

Keşke olmasaydı! Evet, ne dediğimin farkındayım… Her insan gibi Muğlalılar da konfora çabuk alışırlar. Görünen o ki Muğlalılar bu konforu çok çabuk kaybedecekler…

Tek kişilik odada tedavi görürken, bir bakmışsınız sizin odaya bir hasta daha gelmiş. Düşünebiliyor musunuz?

Ve bu hastane ile “sağlık turizmi” yapacaksınız!

İki hastalık odalarda sağlık turizmi yapıldığı Dünya’nın hangi ülkesinde görülmüş… Kandırmayın bizi. Aklımızla dalga geçmeyin. Muğlalıyı hüsrana uğratmayın…

 

xx        xx        xx

Naki Bulut değerlendirmesinde komşu illerimizin yatak sayısını da ele almış. Çok vakit kaybetmeden Muğla il merkezinin eski hastanesini yeniden geri kazanması gerektiğini belirterek şöyle anlatıyor:

Komşu illerimiz Denizli ve Aydın’daki durum nedir? Aydın il merkezinde 3 kamu hastanesinin toplam yatak sayısı 900, Üniversite Hastanesi yatak sayısı 587 olmak üzere toplam yatak sayısı bin 487’dir. Denizli bu konu da daha şanslı. İl merkezinde iki kamu hastanesinde toplam bin 92 yatak varken, üniversitede 911 yatak bulunmaktadır. Denizli il merkezinde toplam yatak sayısı 2 binin üzerindedir.

Bu durum dikkate alındığında, kişisel görüşüm Muğla il merkezde planlanan yeni hastanenin en az 400 yataklı bir hizmet hastanesi olması gerektiğidir. Artık çokta vakit kaybetmeden bu yeni hastanenin Muğla’ya nasıl kazandırılabileceği tartışma konumuz olmalıdır. Hele İl Sağlık Müdürlüğümüzün Sağlık Turizmi gibi büyük bir hedefi varken yeni hastanenin uluslararası standartlarda projelendirilmesi gerekmektedir.

Bu satırlarla ilgili İl Sağlık Müdürlüğü’nün, Tıp Fakültesi Dekanlığı’nın ve Eğitim Araştırma Hastanesi Başhekimliği’nin ve AK Parti yerel siyasetçilerinin ne diyebileceklerini gerçekten çok merak ediyorum…

 

xx        xx        xx

Muğla Tabip Odası eski Başkanı, Genel Cerrah Op. Dr. Naki Bulut son olarak “Son sözüm ‘Muğla Eğitim Araştırma Hastanesi açıldı, hayırlı olsun, ama bugün itibari ile Muğla’nın yeni bir hastaneye ihtiyacı var.” diyerek şu ifadede bulunuyor:

Bugün hastanemiz var ama hastane etrafında bulunması gereken eczane, market, kafe, otel, restoran, medikal ofis.. vs lojistik tesisler yok… Bu konu yıllardan beri yapılan uyarılara rağmen dikkate alınmadı ve Muğla esnafı da yaşayarak öğrendi ve bugün haklı tepkisini gösteriyor. Bu konunun da mutlaka merkezde planlanmasının bugünden tartışılması gerekiyor.

Lojistik tesisleri veya ticari alanı bir tıp doktoru, bir Tabip Odası eski başkanı gündeme getiriyor da, hala Muğla Ticaret ve Sanayi Odası’nın (MUTSO) sesi çıkmıyor!

Oysa bu konunun MUTSO tarafından yeni hastane daha inşaat ve hatta proje aşamasında iken gündeme getirilmesi gerekmez miydi?.. Bu şehir bu kadar mı sahipsiz?..

 

xx        xx        xx

Evet, Ankara Muğla’nın Üstünü Çiziyor!

Çizmiş bile… Neden çizmesin?

Ankara’nın göbeğinde MEÇEV (Muğla Çevre Eğitim Vakfı) var. Vakfın Başkanı İsmail Baykal halihazırda AK Parti’nin Muğla Milletvekili aday adaylarından olmanın yanında AK Parti Muğla İl Yönetim Kurulu Üyesi

Yelda Erol Gökcan halihazırda AK Parti’nin Muğla Milletvekili aday adaylarından olmanın yanında Muğla’da yerel gazete sahibi olarak Ankara’da AK Parti Genel Merkez Tanıtım Medya Başkan Yardımcısı

Bülent Karakuş halihazırda Muğla Ticaret ve Sanayi Odası (MUTSO) Başkanı, Kızılay Derneği Muğla Şube Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi olmanın yanında Ankara’da AK Parti MKYK Üyesi

Nihat Öztürk AK Parti Muğla MilletvekiliHasan Özyer AK Parti Muğla Milletvekili

Komşumuz Denizli böyle bir takıma sahip olsa, ikinci Denizli yaratılırdı… Neymiş efendim Muğla’nın Ankara’da “lobisi” yokmuş… Bu ne diyeceğim, ama yok!

Ankara, Muğla’nın üstünü elbette çizer…

 

xx        xx        xx

Şimdi haksızlık etmeyelim. AK Parti Muğla Milletvekili Nihat Öztürk elinden geleni yapıyor.

Yağmasa da gürlüyor… Milletvekili Hasan Özyer’in ise yüzünü gören cennetlik…

Geçenlerde Ankara’da Sağlık Bakanı ile Muğla’nın sağlık meselelerini görüştü ve aldığı sözlerle Seydikemer’e, Yatağan’a, Marmaris’e müjdeler verdi. O görüşmede Milletvekili Öztürk’ün yanında Kavaklıdere, Köyceğiz, Seydikemer Belediye Başkanları ve ilçe başkanları ile Yatağan İlçe Başkanı vardı…

Milletvekili Öztürk o görüşmede Muğla il merkezi (Menteşe) içinde 2019’a “Butik Hastane” sözü almıştı. Ne olduğunu tam bilmiyorum, ama sevinmiştik. Hatta “Butik”in ‘konfor’ olduğunu öğrenip daha da sevinmiştik. Bu yüzden önceki günkü yazıma da “Nihat Öztürk’ü Daha Çok Destekliyorum” başlığı atmıştım.

Okurlarım oldukça dikkatli. Biri aldı bu sözümü ağzıma tıkadı!

Meğer geçen sene, dönemin Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Aile Hekimliği MerkezlerininButik Hastanelere” dönüştürüleceğini açıklamış. Dikkatimizden kaçmış… O zaman Müezzinoğlu, Aile Hekimliklerine yönelik 64. Hükümet Eylem Planında yer alan düzenlemelere ilişkin soruları yanıtlarken, Aile Sağlığı Merkezi’nde ilave diş hekimi, diyetisyen, psikolog ve sosyal destek uzmanı olacağını vurgulayarak “Medyada ‘butik hastane’ olarak adlandırılan merkezlerde ameliyat, cerrahi müdahale, yataklı tedavi yapılmayacak. Ancak kişinin müşahedesi yapılarak, uygulanan tedavi sonrasında kişiler ihtiyacına göre ikinci basamak sağlık kuruluşlarına yönlendirilecek” demiş.

Yani “Butik Hastane” diye Milletvekili Öztürk kandırılmış olabilir mi bilmiyorum.

Bizi kandırmayın. Aklımızla dalga geçmeyin… Yersek 2019’a kadar bekleyeceğiz ve “yataksız” hastanemiz olacak!

 

xx        xx        xx

AK Parti İl Başkanı Kadem Mete, hafta başında saat 17.00’de yaptığı basın toplantısında “Her iki milletvekilimiz ve MKYK üyemizle istişare yapıp, ortak karar alıyoruz ve Muğla’ya hizmet için bakanlarımızın yanına hep birlikte daha güçlü gidiyoruz. Dolayısıyla aramızda bir fikir ayrılığı yoktur.” demişti.

Ne güzel… Kurduğu terkipte Yelda Erol Gökcan yok, ama olsun. Aklına gelmemiştir. Acaba diyorum, İl Başkanı Mete yanına iki milletvekili, bir MKYK Üyesi ile Büyükşehir Gurup Başkanvekili Gültekin Akça’yı, Yelda Erol Gökcan’ı ve İsmail Baykal’ı da alıp, Muğlalıların haklı, insani ve bilimsel talebini Ankara’ya götürse Muğla çizilmekten kurtulur mu?

Bugün Milletvekili Öztürk kahvaltıda gazetecilerle bir araya gelecek.

Hala umudumuz var…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
asım demirel 18 Kasım 2017 / 11:35

Biz Menteşeliler butik mutik değil, adam gibi devlet hastanesi istiyoruz. Butik ne demek? İlk akla gelen giysi satılan küçük dükkan demek. Birde butik otel var. Butik otel ne demek? Müşterilerine ev konforu sunan; küçük, rahat ve az yataklı otel demek. Butik hastane de az yataklı konforlu hastane demek. Biz devlet hastanemizi çok yataklı temiz, pak ve konforlu yapalım. Menteşe Devlet Hastanesini şapkadaki tavşanı kaybeden cambaz misali abra kabra yok etmeyelim. Özcan Özgür olmasa Menteşe’nin hakkını arayan da dile getiren de yok. Yukarıda bir yığın isim sayılıyor etkili ve yetkili. Demek bunlar bir araya gelip Muğla için ortak bir akıl yürütemiyor. Kuşadası’ında Yayla Köy Cami’sinin kıblesi yanlışmış şuanda TV haberlerinde söylüyor.Doksan sene sonra farkına varmışlar. Biz Muğla’daki yanlışları kaç sene sonra fark edeceğiz? Özcan Özgür’ün yazıları Muğla belleği olarak tarihe ışık tutacak. Bugün anlamayanların ve yazılardaki uyarıları değerlendiremeyenlerin torunları o gün anlayacak. Yanlışları fark etmek için doksan yıl mı geçmesi lazım. Aydın’dan ve Denizli’den bizim ne eksiğimiz var? Bu iki komşu ilimizden çok daha fazla artılarımız bulunmakta. Sadece bir örnek vereyim. Aydın’ın hava alanı yok. Muğla’nın iki tane uluslararası hava alanı var. Muğla’mızın artıları say say bitmez. Bizim ortak akıl konusunda sorunumuz var. Aklımızla sinerji yaratamıyoruz. Tek tek hepimiz akıllıyız ama ortak aklımız dibe vurmuş durumda. Muğla’yı birlik beraberlik ve ortak akıl kurtaracaktır.