Anka Kuşu Olmak « Hamle Gazetesi

Anka Kuşu Olmak

Bu haber 03 Ağustos 2018 - 2:01 'de eklendi ve 509 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Gülten Şimşek

 

Küllerinden yeniden doğan Anka Kuşu’nun ( Simurg ) hikayesini hepiniz bilirsiniz. Simurg rivayete göre bilgi ağacının dallarında yaşar ve her şeyi o bilirmiş. Bu kuşun özelliği gözyaşlarının şifalı olması ve yanarak kül olmak suretiyle ölmesi, sonra kendi küllerinden yeniden dirilmesiymiş.

Kuşlar dünyasında ters giden her şeye Anka’nın çözüm bulacağına ve kendilerini kurtaracağına inanırlarmış. Ne var ki, Simurg ortada görünmedikçe kuşkulanır olmuşlar ve sonunda umudu kesmişler. Derken bir gün uzak bir ülkede bir kuş sürüsü Simurg’un kanadından bir tüy bulmuş. Simurg’un var olduğunu anlayan dünyadaki tüm kuşlar toplanmışlar ve hep birlikte Simurg’un huzuruna gidip yardım istemeye karar vermişler.

Ancak Simurg’un yuvası, etekleri bulutların üzerinde olan Kaf Dağının tepesindeymiş. Oraya varmak için yedi dipsiz vadiyi aşmak gerekirmiş, hepsi birbirinden çetin yedi vadi;

– İstek

– Aşk

– Marifet

– İstisna

– Tevhid

– Şaşkınlık

– Yokluk Vadileri.

Kuşlar, hep birlikte göğe doğru uçmaya başlamışlar. İsteği ve sebatı az olanlar, dünyevi şeylere takılanlar yolda birer birer dökülmüşler. Yorulanlar ve düşenler olmuş.

Aşk Denizi”nden geçmişler önce… “Ayrılık Vadi”sinden uçmuşlar… “ Hırs Ovası ”nı aşıp, “Kıskançlık Gölü”ne sapmışlar…Kuşların kimi “Aşk Denizi” ne dalmış, kimi “Ayrılık Vadi” sinde kopmuş sürüden… Kimi hırslanıp düşmüş ovaya, kimi kıskanıp batmış göle…

Önce Bülbül geri dönmüş, güle olan aşkını hatırlayıp; papağan o güzelim tüylerini bahane etmiş (oysa tüyleri yüzünden kafese kapatılırmış); kartal, yükseklerdeki krallığını bırakamamış; baykuş yıkıntılarını özlemiş, balıkçıl kuşu bataklığını.

Yedi vadi üzerinden uçtukça sayıları gittikçe azalmış. Ve nihayet beş vadiden geçtikten sonra gelen Altıncı Vadi ‘şaşkınlık’ ve sonuncusu Yedinci Vadi ‘yok oluş ’ta bütün kuşlar umutlarını yitirmiş… Kaf Dağı’na vardıklarında geriye otuz kuş kalmış.

Sonunda sırrı sözcükleri çözmüş: Farsça “Si” 30 demek… “Murg” ise kuş…

Simurg’un yuvasını bulunca öğrenmişler ki; Simurg 30 Kuş demekmiş. Onların hepsi Simurg’muş. 30 Kuş anlar ki, aradıkları sultan, kendileridir ve gerçek yolculuk, kendine yapılan yolculuktur.

Hepimiz hayatta düşüşü yaşayabiliriz.

Ümitlerimizin kırıldığı anlar.

Dibe gittiğimiz ve nefessiz kaldığımız zamanlar.

Ümitlerimizi gökkuşağı renklerinde tutacağız.

İçimize yolculuk yapacağız. Efsanede bize anlatıldığı üzere her birimiz içimizdeki gücün farkına vararak hedefimize kilitleneceğiz.

ne kadar düşersek düşelim hep bir şekilde ayağa kalkmanın, yaralarımızı sarmanın yolunu bulmalıyız. Bir başkasının bizi bulunduğumuz zor durumdan kurtarmasını beklemek yerine kendi iç gücümüzün farkına varmamız, bizi kendimizden başka hiç kimsenin kurtaramayacağını idrak etmeliyiz

Başımıza ne kadar kötü şeyler gelse de, her derdin içinde dermanını da barındırdığını unutmamalıyız.

Unutmamalıyız ki gerçek yolculuk kendimize yapılan yolculuktur.

Düşebiliriz.

Ama içimizdeki güçle tekrar semalara yükseliriz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.