ANAP-DP BİRLEŞMESİ SİNERJİ YATATIR MI?

Bu haber 28 Ekim 2009 - 0:00 'de eklendi ve 862 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Son yıllarda ülke gündeminde yer alan gelişmelerden biri şüphesiz, bir döneme damgasını vuran 2 siyasi partinin birleşmesi.
1983-1991 yılları arasında rahmetli Turgut Özal ve Mesut Yılmaz’ın başını çektiği ANAP, 1991-1996 yılları arasında Süleyman Demirel ve Tansu Çiller’in genel başkanlığı üstlendiği DYP, dönemin iktidar partileriydi.
Ne var ki, karizmatik lider olmanın ötesinde halkın nabzını tutmasını bilen Turgut Özal’ın vefatı, Süleyman Demirel’in Cumhurbaşkanı olmasından sonra 2 parti, önceki konumlarını muhafaza edemediler.
Özal ve Demirel’den sonra genel başkanlığı üstlenen Yılmaz ve Çiller, nedeni ne olursa olsun, halkın beklentilerine karşılık vermekten uzak bir politika izledikleri için bugün olmak veya olmamak noktasına gelip dayandılar.
Bu yüzdendir ki, son yıllarda yapılan genel seçimlerde bırakın iktidar olmayı, TBMM’de temsil hakkı dahi elde edemediler.
Şimdi iş bu noktaya gelip dayanınca, özde aynı misyonun temsilcileri olduklarını akıllarına getirip, birleşmeliyiz diyorlar.
Aslında birleşme eğilimi 2007 yılında da gündeme gelmişti.
Dönemin ANAP Genel Başkanı Erkan Mumcu ile DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, yaptıkları açıklamada, aynı sinyali vermişlerdi.
Verdiler ya, seçime birlikte girecekleri beklenirken, bugün hala açıklanmayan bir nedenden dolayı, son anda vazgeçildi.
Sonrası malum.
2007 seçimlerinden her ikisi hüsranla çıktı.
Oysa birleşme halk nezdinde tasvip edilen bir oluşumdu.
***
Şimdi aradan bunca zaman geçti.
Gördüğümüz kadarıyla bu defa ANAP Genel Başkanlığını üstlenen Salih Uzun ile DP Genel Başkanlığına seçilen Hüsamettin Cindoruk’un şahsi gayretleri, iki partinin aynı çatı altında toplanmalarını sağlayacak.
Şayet son anda yine bir pürüz çıkmaz ise 31 Ekim günü aynı salonda, ANAP kendini fes eden kongre yapacak, DP de tüzük değişikliği yaparak birleşmeyi karar altına alacak.
Böylelikle, aynı misyonun temsilcileri olduklarını vurgulamalarına karşın, bir türlü gerçekleştirilemeyen bütünleşme sağlanmış olacak.
***
Bu tür bir birliktelik, beklentilere cevap verir vermez zaman gösterecek ama gözlemlerimiz, her iki parti taraflarının önce, neden bir araya gelindiğini, ardından bundan sonra izlenecek yol haritasını anlatmak üzere il il dolaştıkları yönünde.
İlişkin olarak geçtiğimiz Pazartesi günü DP Genel İdare Kurulu Üyelerinden Latif Sakıcı, Erkut Şenbaş ve Muzaffer Er, Muğla İl Başkanlığı tarafından düzenlenen genişletilmiş İl Divanı Toplantısına geldiler.
Her GİK üyesinin altını çizdiği temel nokta, 2 partinin aynı çatı altında bir araya gelmelerinin kaçınılmaz olduğu.
Zira bu partiler iktidar oldukları dönemde ülke sorunlarının giderilmesinde yadsınmaz görevin sahibiydiler.
Öylesine önemli hizmetlerde bulunmuşlardı ki, halk bugün onları arar hale gelmişti.
İktidar partisi AKP’nin her alanda izlediği tutarsız politikalar sonucu ülkenin konumu her geçen gün daha bir sarsılmaktaydı.
Bugün dış politika iflas etmiş, ekonomi yerlerde sürünüyor, iç ve dış güvenlik tehlikeli bir noktaya gelip dayanmıştı.
Latif Sakıcı’nın ifadesiyle, Türkiye uçurumun tam kenarındaydı.
Türkiye, ya uçuruma sürüklenecek, ya da DP-ANAP bütünleşmesinin sağladığı bir sinerji ile tekrar mutlu günlere dönecekti.
***
Şimdi eğri oturup doğru konuşalım.
Elbette her siyasi, mensup olduğu partinin daha bir ivme kazanması adına, diğerlerin icraatlarını eleştirir.
Siyasetin doğasında var olan tüm ayrıntıları dile getirmekten kaçınmazlar.
Yeri gelmişken ANAP ve DP üst düzey yöneticilerine sormak istiyorum.
Madem ki sizler, daha bir tutarlı politika izlediğiniz için Türkiye bugünden çok daha rahat ortamın sahibiydi, neden varlığınızı sürdüremediniz de, olmak veya olmamak noktasına geldiniz?
Eğen geçmişten ders alarak, bugün halkın beklentilerine karşılık veren bir politika izlemek gayesiyle yola çıkmışsanız, bunun cevabını verecek olan zamandır.
Zaman sizi haklı çıkarır veya çıkarmaz.
Dolayısıyla ya istenen düzeyde siyaset yaparak doğru yolda olduğunuz görülecek, ya da üstlendiğiniz misyonun bir araya getirdiği partiler olmanıza karşın, yine tutarsız politikalar sürdürmeniz halinde, siyasi mevta olacağınızdan kimsenin şüphesi yok.
Dedim ya her şey, birleşmenin ortaya çıkardığı siyasi teşekkülün bundan sonra ülke ve halk yararına izleyeceği politikanın yaratacağı sinerjiyle belli olacaktır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.