Anadolu medeniyetlerin limanıdır…

Bu haber 19 Ekim 2009 - 0:00 'de eklendi ve 874 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Yaşamımızın aktığı ve  içinde bulunduğumuz zaman dilimi geçmişe göre değişik…
Gelişmiş iletişim teknolojileri bizlere farklı olanaklar sunarken, şimdilerde günlük yaşama 3G teknolojisi katıldı.. Artık görüntülü telefon görüşmesi yapabiliyoruz.. Telefonla uydu aracılığı ile veri alıp veya gönderebiliyoruz…
Doğru kullanırsanız bence teknoloji güzel.. Ama değerlerinizi  eritmeden..
Etkin zaman yönetimi şart.. Teknoloji harikadır.. Fakat size kalan zamanı da akılcı kullanmak şartı ile.. Zamanı, gerçek dostlarınızla ve sevdiklerinizle paylaşı içinde geçirerek, kitap okuyarak, fikir alış verişi yaparak ve gezerek, yaşamınıza  hoşluklar katabilirsiniz……
Bu çağ değişik demiştim ya; size de farklılıklar sunmakta.. Gerçekten kendinize özgün yatırımlar yapabilirsiniz…
Yatırım derken; ne yatlardan; nede katlardan söz etmiştim..
Yalılarda da değil…
Paradan hiç değil!..
Hiçbir metadan söz etmemiştim. Nedir? diye sabırsızlandınız!..
Sadece insanın kendi donanımına yaptığı, yatırımdan söz etmiştim..
Bu çağda, kanatları metal kuşların sundukları imkanlar süper.. Eğer bunu karşılayacak olanaklarınız varsa, birkaç saatlik uçuşlarla ülkemizin farklı bölgelerine gidebilir ve yeni yerler görebilirsiniz..
Gözlem ve gelişmiş algılarınızla; kendimize özgün kültürel değerlerimizle yaşatılan yerleri görüp; yaşadığımız coğrafyanın, geçmişteki zengin uygarlıklara, kucak açtığı yerleri görüp izlerini sürebilirsiniz…
Bence Anadolu tüm uygarlıklara liman görevi görmüştür.. Hani insanın darda kaldığı ve sıkıntıda olduğu anda, sığınacağı limanın olması, ona nasıl güç ve manevi destek verirse; bence Anadolu’da tüm medeniyetlerin sığındığı, yaşam bulduğu ve nefes aldığı en güzel liman..
Gezmek ve hayat bulmuş uygarlıkların  geçmiş ayak izlerini görmek… Harika bir güzellik…..
Yaşanmış yerlerde yaşayarak öğrenmek… Konaklamak ve o tarih kokulu yerde nefes almak, değerleri hissetmek…
Gez, gör, algıla ve özümse politikası ile kendinize en güzel yatırımları yapabilirsiniz…
Maneviyatınıza  güzel tuğlalar koyup; donanımlı kişi olmanın avantajlarını, yaşarsınız her yerde.. Özünüzün ve coğrafyanızın; geçmiş kaderini bilmek, ona daha iyi sarılmamıza etken olur…
Gezmek ve görmek deyince hep aklıma ülkemizden o yer gelir..
4 yıl önce gördüğüm; mimarisine ve taş işçiliğine hayran kaldığım; Dünyada bir benzeri daha yoktur dedirten ve bununda gerçek olduğunu düşündüğüm yer… Mardin ve Midyat….
Görüp de etkilenmemek imkansız yani.. Dünyanın en eski yerleşim yeri olan, yukarı Mezopotamya’da olduğu için fazlaca uygarlıklara ev sahipliği yapmış; geçmişin izleri ile dolu köşemiz.. Çok zengin bir geçmiş… Sanki bir açık hava müzesi…
Mimarisi ve özgün taş işçiliği insanın nefesini kesiyor.. İnsanlar, insanları enerjileri ve heybetli duruşları ile nasıl etkiliyorsa, geçmişte bizleri etki alanına alıyor yani… Tam bir emek ve akıl ile işlenmiş mimari örnekleri…
Bizim Anadolu kadınının yaptığı dantel işçiliğini, taşa  taşımışlar… Sabırla, özveriyle ve emekle… Bence bu işçiliği yapan ustalar; önce bu sanatı ve zanaatkârlığı yüreğine kazımış ve sonrada da elleriyle hayat vermiş ruh vermiş taşa.. Mimaride de asıl olan yaptığın yapıya; özgün bir ruh kazandırmak ve duruşu ile  bu ruhu hissettirmektir…
Mardin’in o muhteşem tarihi geçmişi ve uçsuz bucaksız, ayaklar altında yukarı Mezopotamya… Hele ki akşam saatleri atmosfer daha da mistik ve etkileyici olmakta..
Bu eşsiz güzellikler (Tabi ki Güzel Muğla’mızı saklı tutuyorum) dünyanın hiçbir yerinde yok….
Bence buralar dünya varlıkları içine girmeli ve insanlık adına korunmalı yok olmamalıdır…
Anadolu gibi uygarlıklara, liman olmuş başka bir yer yok dünyada..

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.