Aman Dikkat

Bu haber 13 Eylül 2015 - 19:51 'de eklendi ve 1.043 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Şu sıra, ülkemizin değişik yörelerinde meydana gelen istenmeyen gelişmeler üzerine her birimizin dikkat etmesi gereken en önemli ayrıntı, asla tahriklere kapılmamaktır.

Yanı sıra, sükûneti elden bırakmamak..

Ancak bu şekilde hareket edildiği sürece yeniden bir barış ortamı sağlanır.

Yok eğer, art niyetli kişilerin tahriklerine kapılır.

Arkasından yakıp yıkmaya kalkarsak, bir önemli darbı meselde karşılığını bulan “öfkeyle kalkan zararla oturur” yaklaşımıyla yüz yüze geliriz.

İşte o zaman, telafisi çok da mümkün olmayan bir yola girilmiş olur.

Milletçe bunu istemediğimize göre izlenecek yol, ihtiyatı elden bırakmadan, olaylara sağduyu ile yaklaşmaktır.

Dedim ya ancak bu şekilde hareket edilmesi halinde, beklentiler karşılık bulur.

Aksi halde, geçmişte olduğu gibi son sarıyer evden eve nakliyat
evden eve nakliyat zamanlarda yeniden kendini gösteren terör olayları neticesinde, birbiri ardı eklenen acılar yaşanır.

Hem de derin izler bırakarak.

***

Aslında, şu sıra mutlak cevap arayan bir soru var.

Yıllardır her birimizi derinden yaralayan, sonrasında telafisi mümkün olmayan acılar yaşamış iken, bir ayı geçen süreçte yeniden kendini gösteren bu olayların sebebi ne?

2 seneyi yaklaşan süreçte karşılıklı barış ortamı tesis edilmesine karşın, PKK terör örgütünün yeniden elini silaha uzatması neden?

Neden yine onca masum insan katlediliyor?

Sonrasında dayanılmaz acılar meydana geliyor.

Artık anlaşılmıştır ki terör örgütü mensuplarının niyeti, “üzüm yemek değil bağcıyı dövmektir.”

Gösterilen iyi niyete karşın bu tür bir davranış içerisine girilmesinin başkaca açıklaması olamaz.

Oysa çok daha farklı olabilirdi.

***

İlişkin olarak önemli bir ayrıntı daha var.

Bugüne değin insanımıza değişik gözlerle bakan nice ülkelerin, gelişme hamlesi içerisindeki Türkiye’nin, sosyal ve siyasi alanda da çok önemli mesafeler aldığını görerek, hakkımızdaki düşünceleri değişebilirdi.

O takdirde, 50 yıllık süreçte tam üyelik beklediğimiz AB nezdinde de daha farklı konuma erişirdik.

Daha da öte, terör bağlamında bunca yıl karşılıklı çekilen acılar dinsin diyerek barışın tesis edilmesi bağlamında samimiyet gösterilseydi, dünya ülkelerinin hakkımızdaki kanaatleri de değişirdi.

Dolayısıyla daha farklı nazarla bakılan ülke olarak yerimizi alırdık.

Ne var ki yapamadık!

Aradan geçen 2 yıla yakın süreçte Türkiye genelinde oluşan olumlu hava, birden yerini belirsizliğe bıraktı.

O zaman dendi ki;

Galiba ülkemizde barış tesis edilemeyecek!

Oysa 2 yıldır ümitli ve mutluyduk.

Adeta kabuğumuza sığmıyorduk.

Hal böyle olunca daha başka ne istenirdi?

Nasılsa ülkemizin bir ucundan diğerine barış tesis edilmişti.

Her kesimde bir huzur vardı.

İnsanlarımızın ülkenin batısından doğusuna, kuzeyinden güneyine kuşku duymaksızın gidip geliyordu.

Daha da öte yıllar öncesinde, terör olaylarının neden olduğu göçler durmuştu.

Ama değil!

Ne yazık ki bir kez daha ay akşamdan doğdu.

Gelecek kuşkuları galebe çaldığı için barışın sağlanması noktasında ne yazık ki çok da iyimser olamıyoruz.

***

Aslında son gelişmeler üzerine önemli bir ayrıntıdan daha dem vurmak istiyorum.

Elbette son günlerde meydana gelen terör olaylarını tasvip etmek mümkün değildir.

Hele onca asker, polis ve sivil vatanların öldürülmesi üzerine..

Ancak…

Bu olayları telin noktasında birçok ilde gözlenen saldırı niteliğindeki eylemlerin, geçerli bir gerekçesi olamaz.

Olayları telin ederken, başkalarının malına zarar verircesine birçok iş yerini yakıp yıkmak, kimseyi haklı kılmaz.

Bu yüzden, terör olaylarına tepkilere evet.

Ama her tarafı yakıp yıkmaya hayır.

Bu yüzden bir kez daha “AMAN DİKKAT” diyorum.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.