Ama Organizasyon Harikaydı!

Bu haber 07 Kasım 2018 - 0:33 'de eklendi ve 996 kez görüntülendi.
İdris Koçidriskoc@hamlegazetesi.com.tr

İdris Koç

Temel parmağını kesmiş. Telaşla aile sağlığı merkezlerinden
birine gitmiş. Aile sağlık merkezine girince iki kapı çıkmış karşısına: Birinci kapıda “Hastalıklar”, diğer kapıda ise “Yaralanmalar” yazıyormuş. Temel “Yaralanmalar” kapısından
içeri girmiş.

Önünde iki kapı daha çıkmış: Birinci kapıda “Kanamalı” diğer kapıda ise “Kanamasız” yazıyormuş. Temel “Kanamalı” kapısından içeri girince iki kapı daha çıkmış karşısına: “Hayati Önemde Olan” ve “Hayati Önemde Olmayan”…

Temel bir kapıya bakmış, bir de parmağına. “Bundan da ölecek değiliz herhalde!” diyerek “Hayati Önemde Olmayan” yazılı kapıdan geçince kendini sokakta bulmuş. Temel eve gelince hanımı sormuş: “Temel sana iyi baktılar mı?

Temel cevap vermiş: “Hiç bakmadılar, ama organizasyon harikaydı hanım.

Hikayeye göre organizasyon gayet iyi. Ancak gerçek hayatta hiç de öyle değil. Törenler, düğünler, kutlamalar, davetler, konferanslar… Niyet iyi, ama organizasyonlar kötü.

Ekonomik, sosyal ve siyasi olarak büyük potansiyeli olan ve kurumsal yapısı şekillenmiş birçok kurum, faaliyet alanıyla ilgili ya da sosyal nitelikli organizasyonlar yapıyor. Böylelikle geniş bir kitleye hitap eden bu kurumlar, aynı zamanda bu organizasyonlar ile görünür oluyorlar.

Ne yazık ki, çoğu zaman bu kurumlar yaptığı organizasyonlarda tabiri caizse çuvallıyor. Dolayısıyla da memnuniyetsizlikler, kırgınlıklar, ayıplamalar ve “Bunlar bir de … olacak.” serzenişleri…

Bu organize olamama nedenlerine baktığımızda ise üç durumla karşılaşıyoruz:

* Kurumsal davranış bilgisine sahip olmayan çalışanlar…

Bu durum bir bilgi, deneyim ve kalite sorunudur.

İş/meslek bilgisi ve davranış bilgisi olarak iki farklı alana ait bilgi vardır. Kurumsal bir organizasyonda öne çıkan yönetimin ve çalışanların mesleki bilgisi değil, kurumsal davranış ve iletişim bilgisi; yani organizasyon becerisidir. Kurumsal yaşamın davranış bilgisi de protokol bilgisidir. Bir kurumun organizasyon kabiliyetinin sınırını, çalışanların sahip olduğu bilgi, deneyim ve yetenekler belirler. Organizasyonun kalitesini çalışanların kalitesi belirler. Bu kalite ne kadar yüksekse kurumsal organizasyon kapasitesi de o kadar yüksek olacaktır.

* Kurumsal organizasyonu sahiplenmeyen çalışanlar…

Bu durum bir aidiyet sorunu yaşandığının göstergesidir.

Bazı kurum personeli yalnızca kendi işini önemsemekte, kurumsal organizasyonları ve hedefleri önemsememektedir. Bu çalışanlar, yönetim tarafından yapılan kurumsal etkinliklere ve kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerine karşı duyarsız kalmaktadır. Çalışanların kurumsal aidiyet bilincini geliştirmek ve kurumsal hedef ve organizasyonlara ortak etmek yönetimin öncelikli görevi olmalıdır.

* Bütün yükü üzerine alıp hiçbir şeye yetişemeyen ya da hiçbir şeyi eksiksiz yapamayan çalışanlar…

Bu durum da bir yönetim sorunudur.

Birçok kurumda birileri tarafından angarya olarak görülen işler, gönüllü veya “hayır” diyemeyen birkaç çalışanın sırtına yüklenmektedir. İyi niyet ve fedakarlık, profesyonellik ile desteklenmediği zaman birtakım aksaklıklar da kaçınılmaz hale geliyor. Bu durumda daha fazla çalışanın bu çalışmalara ortak edilmesi ve görev paylaşımı yapılması önemlidir.

Sonuç olarak hangi nedene bağlı olursa olsun; tören, toplantı, davet ve resmî etkinliklerde usul (protokol kuralları) açısından yapılan bir hata, etkinliğin başarısını sabote eden bir durumdur. Bu nedenle her kurum, ilgili ve yetenekli bir/birkaç personelin protokol kuralları, organizasyon, kurumsal iletişim ve sunum konusunda eğitim almasını sağlamalı; organizasyon sorumluluğunu deneyimli kişilere vermelidir.

Aksi durumda özensizce yapılan ve özellikle karşılama-ağırlama-icra-uğurlama açısından sorunlu bir organizasyon, “yaptık, oldu…” bir organizasyon olmaktan öteye geçemez.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.