Altıparmak’tan Çiçek’e…

Bu haber 16 Mart 2015 - 0:00 'de eklendi ve 1.459 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Uzun zamandır ilk kez bir haber başlığı beni heyecanlandırdı.

“Çevre duyarlılığı için ‘Danışma Kurulu’ oluşturulacak”

Haber geçen hafta sonunda Bodrum’dan geldi.

Vali Amir Çiçek, turizm ve çevresel etkileri konusunda görüşlerini aktardığı Bodrum’da, il genelinde faaliyet göstermek üzere çevre örgütleri ve sivil toplumun aktif olarak katılacağı bir ‘Danışma Kurulu’ için hazırlıklara başladıklarını da müjdelemiş.

Danışma Kurulu hangi alanda faaliyet gösterecek?

Doğal ve tarihi çevrenin korunmasında…

xx        xx        xx

Tam olarak olmasa da benzer bir öneri de dönemin Muğla Valisi Ahmet Altıparmak’tan gelmişti. 2010 yılıydı… Kasım ayı mıydı tam anımsamıyorum… Ekim olabilir.

Vali Dr. Ahmet Altıparmak’ın Mimarlar Odası’nın “Mimarlık Haftası”nda düzenlediği “Yerel Yönetimler Gözüyle Muğla Kentsel Sit Alanına Bakış, Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı söyleşide yaptığı konuşma hiç aklımdan çıkmaz.

Muğla’da hep “Trafikten arındırılmış bir şehir merkezi” özlemi olan ve “Turizm merkezlerimiz ‘yürünebilir’ ve hatta artık klakson çalınmayan yerler olmalı.” diyen Vali Altıparmak’ın duyarlılığı ile Menteşe’de tarihi Arasta, Milas’ta Çöllüoğlu Hanı ayağa kalkmıştı…

Konakaltı Kültür Merkezi Nail Çakırhan Salonu’nda yapılan etkinlikte Vali Altıparmak belediye başkanlarına çağrıda bulunarak şöyle demişti:

Estetik Kurulu oluşturulmalı.

Mimarlar alkışlamıştı…

xx        xx        xx

O zaman yazdığım yazımda “Böyle bir kurula sadece Muğla il merkezinin değil, bütün Muğla ilinin ve Türkiye’nin de ihtiyacı var.” demiştim.

Hala var…

Bir de Yücelen Grubu’nun Ortaca’da hastane açılışını unutamam. Açılışı yine dönemin Valisi Altıparmak yapmıştı. Orada da Muğla’dan Ortaca’ya varıncaya kadar ana yolun sağında solundaki yerleşmelerde gördüğü yapıların sıvasız, sıvası varsa badanasız olmalarının yanında, bahçe duvarlarının bulunmamasından şikayet ederek, bölgedeki kaymakam ve belediye başkanlarını gerekeni yapmaya çağırmıştı.

Muğla’mızda; Büyükşehir de olduk, ama karayollarımızın sağındaki solundaki sıvasız, boyasız, badanasız, duvarsız yapı manzaralarında değişen olmadı!

Dönemin Valisi Dr. Lale Aytaman’ın talimatının üzerinden kaç yıl geçtiği bilmiyorum. Bayır’daki mermer tesislerinin yarattığı görüntü kirliliği hala bir peyzaj düzenlemesi ile kapatılamadı… (!)

xx        xx        xx

Mimarların o etkinliğinden bu güne belediyelerimiz ilçelerinde “Estetik Kurulu” oluşturmadılar. Mimarlar Odası da bu yönde baskı oluşturucu etkinliklerde bulunmadı…

Vali Ahmet Altıparmak, o gün “Estetik Kurulu mevzuatta yok, ama böyle bir kurulun oluşturulması için mevzuatta engel de yok.” diyordu. Bu “estetikten yoksun olmayan kişilerden oluşacak” kurulun ada bazında çalışmasını öneriyordu. Yani bu kurul ile şehir, ada ada estetik hale getirilecekti…

Muğla’ya bu yakışırdı… Vali Altıparmak o yıl Antalya’ya gitti ve biz unuttuk!

Yapılmamış olmasına pek çok bahane gösterilebilir. O zaman Büyükşehir Belediyesi de yoktu. Şimdi var. Sanıyorum Büyükşehirlerin böyle bir kurulu oluşturmaları da görevleri arasında varmış. Mevzuata bakmak lazım… Yoksa da ne önemi var. Vali Altıparmak’ın dediği gibi “kurmayın” diyen de yok!

xx        xx        xx

Vali Amir Çiçek’in Bodrum’da ortaya koyduğu proje beni 4 yıl geriye götürdü…

Vali Amir Çiçek, Bodrum’da yaptığı açıklamada Muğla’nın çevre duyarlılığı yüksek bir il olduğunu vurgularken, şöyle demiş:

Turizm yatırımı yapılırken, ister kıyıya, ister ormana ya da sahile bir proje hazırlanırken, sivil toplumun da düşüncesinin alınması ve yatırımların ortak akılla yapılması gerekiyor. Bu nedenle Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nden uzman arkadaşlarımızla bir araya geldik. Muğla’da çevre örgütleri ve STK’lar ile uzman kişilerin katılımıyla bir danışma kurulu kurulması için çalışma başlattık

Müthiş…

xx        xx        xx

Vali Amir Çiçek açıklamasında şöyle devam etmiş:

Bizim en büyük eksiğimiz, yatırım yapılırken sivil inisiyatifi bu işin dışında tutmak. Turizm yatırımlarında sivil toplumun da düşüncesinin alınması ve yatırımların ortak akılla yapılması gerekiyor. Bu nedenle Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nden uzman arkadaşlarımızla bir araya geldik. Muğla’da çevre örgütleri ve STK’lar ile uzman kişilerin katılımıyla bir danışma kurulu kurulması için çalışma başlattık. Çok resmi olmayan ancak etkin bir kurul olacak.

Resmi olmayan bir kurul işe yarar mı?

Yarar… Yaramasa sivil toplum örgütleri yaramazdı!

xx        xx        xx

Geçen hafta Muğla’nın Ortaca ilçesinde Sarıgerme Mahallesi’ne 2 kilometre uzaklıktaki ormanlık alana kurulması planlanan Göçay Turizm Şirketine ait taş ocağı ve kırma-eleme tesisi, beton santrali projesinden, yine şirket yetkililerinin çevre duyarlılığı sayesinde vazgeçildi.

Sarıgerme Mahallesi yakınlarına kurulacak olan taş ocağı tesislerine karşı eylem hazırlığı içinde olan Ortaca Kent Konseyi, TEMA, köy muhtarları ve STK’lar, şirketin projeden vazgeçmesi üzerine rahat bir nefes aldı.

Kararlarını TEMA Muğla Sözcülerinden Oktay Tirli’ye açıklayan Göçay Şirketler Gurubu Hukuk Müşaviri Avukat Ömer Özbay şöyle diyordu:

Biz bölgede turizm yapıyoruz turizmi ormanları ve tarım alanlarını yok edecek bir projede olmayız. Ortaca halkının ve sivil toplum kurumlarının haklı tepkisi ile bizim yanlış yaptığımızı ortaya çıkardı. Göçay A.Ş yönetim kurulu karar alarak bu projeden vazgeçti.

Alkışlanır… Bu şirket bir çevre ödülünü hak ediyor!

xx        xx        xx

Vali Amir Çiçek’in önerdiği “Danışma Kurulu” bir çeşit “tavsiye organı” olacak gibi görünüyor. Bence yararlı olacaktır.

Bu anamda Büyükşehir Belediyesi’ne de görev düşüyor.

Artık Muğla’da Muğla’nın neresinde neyin yapılıp yapılmayacağına; neyin nerede nasıl yapılabileceğine bir master planlama ile karar verilmelidir.

Burada Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’nün varlığı ve işlevi de unutulmamalı. Elbette Koruma Kurulu’nun da…

Yatırımcı Muğla’ya geldiğinde ister tatil koyu kuracak olsun, ister taş ocağı açacak olsun bunu nerede nasıl yapabileceğini bilerek gelmeli. Gidip Ankaralardan, şuralardan; buralardan torpilleme yaparak önünü açamamalı…

Yoksa Muğla’yı göz göre göre kaybedeceğiz.

Milas’ta Pina Yarımadası’nı böyle kaybettik!

xx        xx        xx

Vali Ahmet Altıparmak şansını kaybettik.

Umarım Vali Amir çiçek şansını kaybetmeyiz!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.