“Alo Ben Başkan” « Hamle Gazetesi

“Alo Ben Başkan”

Bu haber 27 Haziran 2016 - 0:28 'de eklendi ve 1.443 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Hala düşme korkumu yenemedim… Ev içinde kilime filan takılır diye ‘kanedyen’ denilen koltuk değnekleri yerine ‘volkır’ denilen yürüteci kullanıyorum. Hamle’ye henüz gelip gidemiyorum. O da olacak inşallah. Arada çıkıyorum. Geçenlerde iftar için Rüyam AVM’ye gittik. Kanadyenlerle dolaştık.

Anlayacağınız hastaneden çıktığımdan beri evimizi hom ofis olarak kullanıyorum.

Allah ta gelensiz gidensiz etmesin. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin ve MUSKİ’nin basın-halkla ilişkiler yönetici ve görevlileri de beni şaşırtanlardan oldular.

Bekir Tosun, Halil Eğriboyun ve Cem Kaytan’dan sonra yüz yüze görüştüğüm meslektaşlarım oldular…

 

xx           xx           xx

Büyükşehir Belediyesi’nin uzun zamandır Basın Halkla İlişkiler Müdürü yoktu. Bu göreve asker kökenli olduğunu belirten ve bir Halkla İlişkilerci olan Taner Yiğit getirilmiş. Ziyaretime MUSKİ İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanı Veli Han ile gelmişti. Tanıştık, fikir alışverişinde bulunduk. Beraberlerinde Büyükşehir’den Basın Halkla İlişkilerin emekçilerinden diyebileceğimiz Ahsen Günay ile MUSKİ Basın Bürosundan genç kardeşimiz Cem Durna da vardı.

Kendileriyle benim Muğla Belediyesi’nde basın danışmanlığı yaptığım günlerden deneyimlerimi paylaştık.

Bugün unutulmuş olan “Beyaz Masa” ve “Dilek Kutuları”ndan söz ettim. Tam Zabıta’nın “şikayet” üzerine çalışan ve şikayet edilen konunun üzerine gidildiğinde “filanca şikayet etti, yoksa seslenmezdik” denilen bir birim olduğundan ve bu yüzden vatandaşın şikayet etmez hale geldiğinden söz edecektim ki Ahsen GünayZabıta şikayet noktası olmaktan çıkalı çok oldu. Şimdi ‘Çağrı Merkezi’ var” dedi.

 

xx           xx           xx

Dün “Dilek Kutuları”, bugün “Çağrı Merkezi” var. Halkla ilişkilerde teknolojiden yararlanmada gelinen nokta… Ben Muğla Belediyesi’nde basın danışmanlığı yaparken “Dilek Kutuları” vardı. O gün ziyaretime gelen arkadaşlara da söyledim. O dilek kutularından biri hala Yağcılar İşhanı’nda Soykan Kuyumculuk’un duvarında asılı duruyor. Korunmasında yarar var…

Haftada bir açılan dilek kutularından çuvalla şikayet, istek, öneri içeren mektup çıkardı. Büyükşehir Belediyesi’nin böyle bir uygulama içinde olduğunu düşünebiliyor musunuz?

Olacak iş değil…

Çağrı Merkezi güzel… Geçenlerde Milas’tan tanınmış meslektaşlarımızdan birisi o merkeze gece vakti “Suyum akmıyor” diye çağrı atmış. Görevliler hemen o gece verilen adrese gitmişler. Meğer meslektaşımız su sayacını kurcalarken vanayı kapattığını fark etmemiş..

Yani servis iyi çalışıyormuş. Ama benim haberim yoktu! Sizin haberiniz var mıydı?

Ben bu yazıyı ha bugün kaleme alırım, ha yarın derken Muğla Büyükşehir Belediyesi Basın Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden geçen hafta “Alo Ben Başkan” başlığı ile bir haber çıktı. Habere göre, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün, “444 48 01 Çağrı Merkezi”nde çalışan personeli ziyaret etmiş.

Ziyaret sırasında telefon başına geçen Başkan Gürün çağrı merkezini arayan vatandaşlarla görüşmüş.

Vatandaşlar sokakta yakalayamadıklarını, telefonda yakalayınca şaşırmışlardır!

 

xx           xx           xx

Seneler önce, daha doğrusu Başkan Gürün’ün ilk Belediye Başkanı olduğu sene kendisine çıkıp bir Arasta’yı dolaşmasının yararlı olacağını önermiştim. Aldığım yanıt “Çarşıya çıkıp ne anlatacağız? Belediyenin borçlarını mı, bu yüzden yatırım yapamadığımızı mı?” şeklinde olmuştu. Ben de inatla “Evet onları anlatırsınız.” deyip, bir de şöyle öneride bulunmuştum:

Hatta çıktığınızda yanınıza beni, Mehmet Celal (Özcan) hocamı, zabıta amirini almayın. Belki vatandaşın bizlerle ilgili şikayeti olur. Tek başınıza çıkın.

Çıkılamamıştı… Elbette bugün bir belediye başkanı tek başına sokağa çıkamaz. O yıllarda çıkabilirdi… Aslında bugün de çıkabilir de neyse…

Halkla İlişkilerde dokunmak çok önemli. Elbette Başkan Gürün de dokunuyor, okşuyor. Nerede? Belediyenin etkinliklerinde, CHP örgütlerinin toplantılarında. Oralarda dokundukların zaten senin taraftarların…

 

xx           xx           xx

Neymiş?

“444 48 01” Bu numarayı bırakıp her konuda çağrı bırakabiliyormuşsunuz.

Sakın bu numara yerine “112 Acil”i aramayın!

Başkan Gürün o gün Çağrı Merkezi ziyaretinde vatandaşlarla birebir görüşme olanağı bulmuş. Arada bir çat kapı bunu yapmasında çok büyük fayda olabilir.

Belki Denizli’den Muğla’ya kesin dönüş yapmış olan Oktay telefonda karşınıza çıkabilir. Hayvan Barınağı’nın çiftliğe döndüğü şikayetinde bulunabilir. Şöyle anlatabilir:

Başkanım Denizli’den gelirken yanımda bir Amerikan Kukır getirdim. Aşıları için barınağa gittim. Veterinere gideceksin onlar nereden kazanacaklar dediler. Eve döndüm. Ev bahçeli. Kukır apartmana alışık. Sorunlar çıktı. Denizli’ye geri götürdüm. Çocuk çok istiyor Muğla’da evimize çoban köpeği benzeri bir köpek alalım diye yine Barınağa gittik. Bulduk, bunu bize verin dedik. Kısırlaştırıp aşısı yapılacak, yarın gelin dediler. Yarın gittik, köpek yok. Başkasına vermişler. O sırada birileri geldi, köpeklerini aşılattı. Bana uyuz bir kırık köpek verdiler. Hava çok sıcak, kimseyle kavga etmek istemiyorum. Uyuz köpeği alıp eve getirdim, hem zavallı bakım görmüş olur dedim. Hacı Koç arkadaşımdır, O’nu ara dediler. Aramadım, O da iki ayaklılara bakıyormuş…

Belediye Başkanlığı gerçekten zor!

 

xx           xx           xx

O gün Başkan Gürün’e bilgi verilmiş.

Muğla’nın Büyükşehir Belediyesi olmasının ardından kurulan 444 48 01 Büyükşehir Çağrı Merkezi numarası bugüne kadar 1 milyon 081 bin 245 kez çevrilmiş.

Merkez faaliyete geçeli 2 yıl olmuş ve bu kadar insan çağrı bırakmış, ama bizim haberimiz yok. Ne demişler? Niyeti namaz olanın kulağı ezanda olurmuş. Kulak verememişiz. Kabahat bizde…

Merkez sayesinde bugüne kadar vatandaşların istek ve talepleri doğrultusunda 135 bin 238 iş emri açılarak sonuçlandırılmış.

11 personelle 7 gün 24 saat hizmet veren Muğla Büyükşehir Belediyesi çağrı merkezi ayrıca mesai saatleri dışında ve hafta sonları Muhtarlar Masası’na gelen aramalara da bakarak gerekli birimlere anında bildiriyormuş.

Acaba o masaya “Kozağaç Mahallesi’nin dolmuşu yok” diye bir çağrı bırkıldı da gereği yapıldı mı?

 

xx           xx           xx

Başkan GürünÇağrı Merkezi” ile ilgili haberde “Muğla gibi geniş bir coğrafyada vatandaşlarımıza hizmette sınır yok ilkesi, sevgi, hoşgörü ve güler yüzle hizmet anlayışı ile çalışıyoruz. Vatandaşlarımız günün her saati isteklerini, taleplerini, önerilerini 444 48 01 Çağrı Merkezi’mize bildirebilirler.” demiş.

Teknolojiden yararlanmak ne güzel…

Eskiden Belediye Hoparlörü ile anons yapılırdı. Şimdi cep telefonlarına mesaj geliyor.  Geçen Cuma günü “Saat 22-06 arasında sular kesilecek” diye mesaj gelmiş. Saate baktım 23.00. Mesajın geldiği saate baktım 21.00… Güldüm. Yapacak bir şey yok…

O gece Muğlalı Bahçeyaka’daki kuyularda “pompa arızası” olduğu için susuz kaldı.

Tam da burada “Sandras Suyu ne oldu?” diye sorulur, ama biz şöyle soralım:

Teknolojiden yararlanmak güzel. Elektrik kesildiğinde jeneratörün devreye girdiği gibi, pompa arızalandığında yedeği devreye giremez mi?

 

xx           xx           xx

Büyükşehir Belediyesi ve MUSKİ Basın Halkla İlişkiler çalışanlarına nazik ziyaretleri için teşekkür ediyorum. Kendilerine başarılar diliyorum. “Alo Ben Başkan” benzeri farkındalık haberlerinin tekrarında yarar olabilir, ama tırı vırı işler için billboardlardan yararlanan belediyemiz “444 48 01” içinde yararlanabilir, demeden edemiyorum…

———————————–

Günün Sözü;

“Hayat bu, bir bakarsın her şey bir anda son bulur. Hayat bu, son dediğin an her şey yeniden can bulur.”

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.