Allah Arasta’ya ve gidenlerin hatıralarına ömür versin…

Bu haber 03 Haziran 2019 - 1:46 'de eklendi ve 1.790 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Bir Ramazan ayının daha sonuna geldik. Allah yenisini görmeyi nasip etsin.

Ramazan Bayramı‘nı göremeyenlerimiz oldu. Ekrem Orhan, Ayhan İçöz derken, Arasta‘dan bir tarih göçtü. Muğla‘nın ilk toptancısı Zihni Ural‘ın oğlu Saatcı Tevfik‘i uğurladık.

Muğla’da “saatcı” çok değildir. Hepside aslında saat tamircisidir, ama saat satışı da yaparlar. Üçü mesleği ile anılır; Saatlı Kule‘nin çalışmaya devam etmesini sağlayan Saatçı Akif (Karadana), Saatcı Mehmet (Kılınç) ve Saatcı Tevfik (Ural)…

Saatcı Mehmet‘i yakınlarda kaybettik. Şimdi de Arasta‘dan bir köşe taşı göçtü; 50 yıllık saatcı Tevfik Ural

Emir Allah‘ın.. Cennet mekanları olsun. Saatcı Tevfik‘te yeri doldurulamayacak olanlardandı. Çok üzüldük.

Arasta’ya da üzülüyorum. Bu kaçıncı öksüz kalışı. Boşalmaya devam ediyor. Allah geride kalanlara, Arasta’ya ve başta Saatcı Tevfik olmak üzere gidenlerin hatıralarına, yaşanmışlıklarına ömür versin…

 xx           xx           xx

Bugün arife… Yarın bayram…

Dokuz günlük bayram tatili önceki gün başladı!

Kalanlarda yarın giderler. Şehir boşalır. “Nerede o eski bayramlar?” demeyeceğim.

Nerede o eski bayramlardan elimizde kalanlar?” diyebilirim. Elimizde sadece hatıralar kaldı. Yaşanmışlıklar…

Bayram tatili, Ramazan Bayramı’nın önüne geçti…

CHP ilçe merkezinde yarın yapılacak bayramlaşmada Saatcı Tevfik olmayacak. Bu gidişle partideki bayramlaşmalarda olmayacak. Öğretmenevi‘nde yapılan bayramlaşmalardan geriye ne kaldı?

O bayramlaşmaları hiç kaçırmazdım.. Geçen Kurban Bayramı‘nda bayramlaşmadan bir şey anlamadım. Vali Esengül Civelek‘in emniyet müdürü ile birlkte çok sayıda sivil-resmi polisin bulunduğu Öğretmen Evi bahçesinde çok yakın koruma ile birlikte bayramlaşmasını tuhaf buldum…

Yarın üzülerek te olsa gitmeyeceğim… Kalanlardan kimler eksilmiş, kalan ritüellerden hangisi yok olmuş görmek istemiyorum.

O yüzden bugünden herkesin Mübarek Ramazan Bayramını kutluyorum.

Yine Allah tekrarını görmeyi, yaşamayı nasip etsin dileğiyle…

xx           xx           xx

Farkıda mısınız iftarlarda eski iftarlar değil artık.

Giderek herşey tükettiğimiz gıdalar gibi yapaylaşıyor. Değişime uğruyor.

Sanki oruç tutanlar azalırken, iftarlar çoğalıyor!

Bu sene sadece üzerinde Zeybek Sinemasının olduğu Turgutreis Caddesi‘ndeki esnafımız değil, üzerinde Hamle Gazetesi‘nin bulunduğu Hacı Memiş Ağa Sokak esnafı ve Eski Sanayi esnafı da toplu iftar düzenlemesi yaptı.

Geleneğimizde olmasa da ben bu tür düzenlemeleri “birlikte yapılan iftarların güzelliğini” tatmış biri olarak ve inanarak beğeniyorum. Birlikte ibadet etmenin bir başka türlüsü gibi…

AK Parti Muğla İl Başkanlığı‘nın Kurşunlu Cami Meydanı‘nda başlatıp Atatürk Stadyumu‘nda sürdürmeyi gelenek haline getirdiği iftar organizasyonunu da esnafımızın düzenlemesi gibi olmasa da “bir arada olma” amaçlı buluyorum.

Dini vecibenin yerine getirilmesinden çok “hayır” boyutu da olan bir “sosyal” faaliyet gibi…

 xx           xx           xx

Sizi bilmem ama bana başlangıçta bir “hayır vesilesi” ve bir “dayanışma” uygulaması gibi gelen “iftar çadırı” uygulamaları da giderek “gösterişe” ve başkasının “saltanat kayığına binmek” gibi gelmeye başladı… Sanki amacın dışına çıkıldı…

İftarları şöyle bir gözünüzün önüne getirin. Başta üst düzey bürokratlar ve siyasiler olmak (erkek ağırlıklı) üzere hemen hemen aynı insanlar Ramazan boyunca iftardan iftara taşındılar.

Geçmiş yıllarda bu iftarlara bende gidiyordum. Bir seferinde oruç değildim, ezan okunup eller hurmaya, zeytine, su bardağına uzandığında kulaklarımın, yüzümün yandığını hissettim… Sanki hırsızlık, sahtekarlık yapıyormuşum utancına kapıldığımı hissetmiştim.

Kul bilmeyebilir, ama Allah biliyor.

Ki ben o iftar masalarında oruçlu olmayan başta meslektaşlarımdan çok kişi gördüm!

Elbette davete icabet sünnettir…

Bazı davetlere mesleğimin gereği, bazılarına “hatır” için giderken, bu sene hiçbirine gitmedim…

Ben dışarıda iftar sofralarında yer alırken, evde eşimin tek başına oruç açması muhtemelen bana günah yazılmasına sebep olmuş da olabilir…

Bu sene Ramazan‘ı keyifle birlikte geçirdik…

 xx           xx           xx

Geçen cuma günü sosyal medya paylaşımlarından birinde şu ifadeler yer alıyordu:

Bugün mübarek Cumamızı Büyük Çamlıca Caminde kılmak nasip oldu. Rabbim izin verirse iftarımızı Eyüp Sultanda açıp kandilimizi kutlayacağız. Tüm ümmeti Muhammet’in tüm dostlarımızın CUMASI ve KADİR Gecesi mübarek olsun. Dualarımız kabul olsun inşallah.

İnşallah…

İnşallah ta, Cumanızı Büyük Çamlıca Caminde kılmanızdan bize  ne?

O gün iftarınızı Eyüp Sultan‘da yapacağınızı bizimde bilmemizin ne faydası var?

Belediyelerin iftar çadırları, iftar sofraları belediye bütçesinden mi, nasıl kuruluyor bilmiyoruz, ama Menteşe Belediyesi‘nin iftar sofralarının her gün bir hayırseverin aldığı malzemelerle Belediye Aşevi‘nde hazıurlanıp, belediyenin kurduğu sofraya getirildiğini biliyoruz.

Geçen hafta o sofralardan birinden sosyal medyada fotoğraflar paylaşılmış. Altında da şu satırlar yeralmış:

Davetimize icabet eden binlerce dostumuza ve şehrimizin çok kıymetli yöneticilerine (Belli ki davet yapılmış, ki Belediye Başkanı da vardı), emek veren Menteşe Belediyemizin aşevi ve zabıta müdürlüğünün çok değerli personellerine ailem ve şahsım teşekkürü borç biliriz, iyiki varsınız, onur duyduk.

İyi ki siz hayır severlerde varsınız…

xx           xx           xx

Büyüklerimizden, dinimizi bilenlerden öğrendiğimiz; bizim dinimizde “gösterişe” yer olmadığıdır.

Elbette ibadetlerin sosyal yönü de vardır ve girdikleri toplumu ihya ederler. İnsan ibadet saikasıyla kuvvetli bir irtibat ve bağlılık elde eder, herkesi kendisine kardeş bilir. Esnafın sokakta kurduğu iftar sofrası ve AK Parti İl Başkanlığı‘nın Atatürk Stadyumu‘nda gerçekleştirdiği iftarı böyle değerlendirmek mümkün…

Böyle olanlarda vardır elbet… Olmayanlar ne olacak?

Salih amelin şartlarından biri de riyadan uzak, sünnete uygun olmasıdır. İnsanlar görsün diye ibadet eden kimse küçük şirk işlemiştir. Başkaları görsün diye namaz kılan gibi… Yapılan ibadet inşallah boşuna değildir… Ki Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

Şüphesiz münafıklar Allah’a oyun etmeye kalkışıyorlar; hâlbuki Allah onların oyunlarını başlarına çevirmektedir. Onlar namaza kalktıkları zaman üşenerek kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, Allah’ı da pek az zikrederler.” (Nisa 142)

xx           xx           xx

Ramazan‘da dikkat çeken iftarlardan biri de “S.S. Ata Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi” iftarıydı.

Menteşe Küçük Sanayi Sitesi esnafı da “Muğla Protokolu” ile iftar açtı.

Kooperatif Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Çay ve ekibi bu yılda yaklaşık bin 500 kişiye iftar yemeği düzenlemiş. Allah kabul etsin.

Geleneksel hale gelen iftar yemeğinde garip karşılanan ise, Ayhan Çay ve eşi ile Vali Esengül Civelek, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün ve Muğla Milletvekili Burak Erbay‘ın

bulunduğu masada MUTSO Başkanı Mustafa Ercan ve eski başkan Bülent Karakuş yer alırken, Rektör Prof. Dr. Hüseyin Çiçek‘in Kızılay temsilcisi Fatih Tepe, MUTSO temsilcisi Mehmet Dişçigil, Borsa Başkanı Hurşit Öztürk, Esnaf Odaları Birlik Başkanı Şükrü Ayyıldız ile; İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Coşkun Sel, İl Emniyet Müdürü Hakan Çetinkaya‘nın da Büyükşehir Belediyesi Genel sekreteri Hüseyin Daşgın ile oturtulmaları dikkati çekti…

xx           xx           xx

Galiba Ramazan‘da amaca uygun en güzel amel muhtaçlara, yalnızlara Ramazan Erzak Kolisi dağıtmak…

Umarız gelecek Ramazan’da iftar israfının, gösteriş ve gösterisinin azaldığı bir Ramazan olur.

———————————–                                                                  ———————————–

GÜNÜN SÖZÜ: Siyasetle ilgilenmeyen aydınları bekleyen sonuç, cahiller tarafından yönetilmeye razı olmaktır. (Platon)

ÇİVİ

Esnaf Odası Başkanı Güven Akarken “Bayram alışverişlerini Muğlalı esnafımızdan yapalım”  açıklamasında bulununca, arkadaşım “AVM’ler açılırken neredelermiş?” dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

—————————————————————————————————————————-

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.