Allah Âfâtsız Versin

Bu haber 02 Ekim 2018 - 2:43 'de eklendi ve 502 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Prof. Dr. Namık Açıkgöz

Son haftayı ve özellikle perşembeden itibaren tropikal kasırga tehlikesi beklentisi ile geçirdik. Aşağı yukarı bütün kurumlar teyakkuzda idi. Gerçi tabii afetler karşısında insanların tedbirleri ne işe yarardı!…

Deprem gelir sarsar gider…

Yangın gelir yakar gider…

Sel gelir yıkar gider…

İnsanî tedbirler bu tabii felaketlerden zarara uğramayı en aza indirmek içindir ama çoğu zaman kifayetsiz kalındığı da bir gerçektir. Her şeye rağmen, gene de insanî tedbirleri almak şart.

Muhtemel tropikal kasırga, saatte hızı 160 km olacak bir felaketti. Depremden çok daha şiddetli bir tabiat olayıydı bu. Yolda yürüyorsunuz ve saatte 160 km hızla gelen bir aracın çarpmasına maruz kalıyorsunuz. Allah göstermesin!… Ne şiddetli bir felaket olurdu bu.

Bir de yağmur!…

Bardaktan boşanırcasına!…

Toprak doymadan yüzeyden akan taşkın ırmaklarla uğranılacak felaketler!…

Allah’a şükür, meteorolojik verilere göre böyle bir tehlikeyi atlattık. İnşallah hiç yaşamayız.

***

Çocukluğumda hatırlıyorum…

Galiba 5-6 yaşlarındaydım. Henüz köyde oturuyorduk. Haziran sonlarındaydı galiba. Akşamüstü gökyüzü kıpkırmızı oldu ve hemen arkasından müthiş bir yağmur başladı. Biz çocuklar evlerimize kaçıştık.

Eve vardığımda anacığımı, hayatın trabzanına dayanmış gördüm. Trabzana dayanmıştı ve yağmuru seyrediyordu. Romantiklik olsun diye değil, dağda yayılmakta olan hayvanları, tarlada bağda çalışmakta olan babamı ablamı ve ağabeyimi düşünüyordu. Onlara ve kimseye zarar gelmesin diye bir şeyler mırıldanıyordu ve arada “Allah âfâtsız versin!…” diye dua ediyordu. Her şimşek çakıp gök gürlemesinde kelime-i şehadet getiriyor; “eşhedü…” ile yağmur şarıltısı birbirine karışıyordu. “Âfât” kelimesini ilk defa o gün orada duymuş ve annem istemediğine göre kötü bir şey olduğunu da anlamıştım.

Şimşek çakıyor, gök gürlüyor ve yağmur iki taraftan çaprazlama yağıyordu.

Annem bir taraftan bir şeyler mırıldanıyor, bir taraftan da sürekli “Allah âfâtsız versin!..” diye dua ediyordu.

Bir ara bana “Ocaktaki saç ayağını getir yavrum.” dedi.

Saç ayağını getirdim. Onu avluya attı. “Saç ayağının ayakları havaya gelirse, yağmur diner, ayaküstü gelirse devam eder.” dedi.

O gün saç ayağı düz mü geldi ters mi geldi, yağmur hemen mi dindi geç mi dindi şimdi hatırlamıyorum. O günden kalma 3 şey var bende. Biri “Allah âfâtsız versin” duası; öteki “eşhedü” ile karışan yağmur şarıltısı; diğeri de saç ayağı.

Allah’ın rahmeti inşallah âfâtsız olur ve o rahmet, bereket olur.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.