Alınan kararlar takip ediliyor mu?!!

Bu haber 18 Ocak 2010 - 0:00 'de eklendi ve 803 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Sağlıklı bir çevrenin oluşturulması veya sağlıklı çevrenin bozulmaması için, çevreye olumsuz etki eden faktörlere karşı gereken önlemlerin alınması gerekiyor.
Bunun için yasalar çıkar, yönetmelikler çıkarılır, kararlar alınıp genelgeler yayınlanır…
Uyulur mu?
Soruya olumlu yanıt vermek zor!
xx xx xx
Muğla’da, hemen her yerde olduğu gibi simit seyyar simitçiler tarafından satılırdı. O satış şeklinin “hijyen” olmadığını öne süren Muğla Belediyesi, seyyarları yasaklayıp, başta büfeler olmak üzere ilgisiz ticari ilişkide olanların (bal satıcısı gibi) da camekan içinde, eldivenli görevli tarafından simit satışı yapmaları uygulamasını getirdi.
Belediyenin öne sürümü doğruydu. Saygıyla karşıladık, ama…
Bu günkü satış şekli “hijyen” mi?
Hayır!
Herkes simidini camekandan kendisi seçip almaya; bir anlamda herkesin ellediği simitleri alıp tüketmeye devam ediyoruz…
Nerede belediyenin ‘kararı’ ve zabıtası?!!
xx xx xx
Yine Muğla Belediyesi “hijyen kaygıları” ile açıkta gıda maddesi satışını yasaklamıştı.
Bu kararı da saygıyla karşılamıştık, ama…
Belediye’nin kararından sonra, açık Pazar yerinde zeytin ve sut ürünleri satışı yapanları bazıları “Şarküteri” açma yoluna bile gitmişti, ama hala açık pazar yerlerinde açıkta gıda satışları devam ediyor.
Nerede belediyenin ‘kararı’ ve zabıtası?!!
xx xx xx
Halk sağlığı için sadece belediyeler değil, Valilik de kararlar üretiyor. Üretiyor da ne oluyor?..
2009 yılının başında Muğla Valiliği “Fırınların ve ekmek fabrikalarının şehir merkezi dışına çıkarılması” kararı almıştı.
O zaman Mahalli Çevre Kurulu’nda alınan karar için, fırınlarda lastik ve benzeri hava kirletici yakıtların kullanıldığına işaret eden Vali Dr. Ahmet Altıparmak, “Amacımız, sağlıklı bir çevrede insanlarımızın sağlıklı olarak yaşamlarını sürdürmesidir. Hava kirliliği yaratan zehirli maddelerden çıkan dumanı, bu kentte yaşayanlar olarak hepimiz soluyoruz. Valilik olarak fırınların kent dışına alınması konusunda karar aldık. Kömür yandığında rüzgar olmadığı takdirde ne olursa olsun kirli hava şehrin üzerine çöküyor. Bu nedenle bu tür önlemleri arttırmalıyız.” demişti.
Vali Dr. Altıparmak, bu kararın 2009 yılı başından itibaren uygulanacağını, Çevre ve Orman İl Müdürlüğü ve Belediyeler işbirliğiyle de kontrollerin yapılacağını kaydetmişti.
Bir yıl geride kaldı, ne oldu?
Kocaman bir “hiç”!…
xx xx xx
Yine Muğla Valiliği 2009’da taktir uyandıran bir karar almıştı.
Bu karara göre, turizmimizin göz bebeği Ölüdeniz’de 150 kaçak yapı ve eklenti yıkılacaktı.
Valilik kararı o zaman Fethiye Kaymakamlığı tarafından Ölüdeniz Belediyesi’ne tebliğ edildi. Kaymakamlığın tebligatı doğrultusunda harekete geçen Ölüdeniz Belediyesi, 150 İşyeri ve mesken hakkında yıkım kararı çıkarttı. Karar adreslere tebliğ edildi. Kaçak yapı ve eklentilerin yıkılması için tanınan süre 31 Aralık 2009 da sona eriyordu.
Süre doldu…
Doldu da ne oldu?
Bir tek yapı ve eklenti yıkılmadı!
xx xx xx
Verilen sürenin dolması ile bütün binaların yıkılacağı ve yüzde 20 fazlasıyla yıkım ücretinin tahsil edileceği de belirtilmişti.
Yani tebligat mülk sahipleri tarafından yerine getirilmezse, kararın gereği Ölüdeniz Belediyesi tarafından yerine getirilecekti.
Getirilmedi…
Şimdi ne olacak?
Ölüdeniz Belediye Başkanı’nın 5 yıl hapis istemiyle yargılanması gerekecek.
Yargılanır mı?
Bilemem…
Burası Türkiye!
xx xx xx
Bunlar Muğla’dan sadece birkaç örnek.
Bir örnek daha vereyim. Tüm belediyelerin kentlerini engellilere göre düzenlemesi için Ankara’da karar alındı ve bu kararın yerine getirilmesi için süre konuldu. O süre dolmak üzere.
Bildiğim kadarıyla Muğla Valiliği kararın uygulanması için genelge üzerine genelge yayınladı.
Ne oldu?
Yine kocaman bir “hiç”…
Olumlu bir sonuç çıkmayacağını bile bile ben bu yazıyı neden yazdım?
Hiç!…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.