Ali Rıza Hakses Camii

Bu haber 14 Haziran 2016 - 0:15 'de eklendi ve 1.452 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Namık Açıkgöz

Ali Rıza Hakses (1892-1983)’in bütün Türkiye’ye mâl oluşu 1966-1968 yılları arasında yaptığı Diyanet İşleri Başkanlığıdır ama onu Muğla için özel kılan husus, 1938-1948 yılları arasında Muğla Müftülüğü görevinde bulunması ve akabinde Ege Bölgesi Vaizliği yapmasıdır. Fakat bir din adamı özelliğinin yanı sıra, onu Muğla İçin özel kılan husus, “Muğla-Menteşe Büyükleri” adlı çalışmasıdır.

1940’larda, Diyanet İşleri Başkanlığı, her ilin müftülüğünden o ile şahsiyet kazandıran illerinin tarihî kişilikleriyle ilgili bir çalışma istemiş. Rahmetli Hakses de bütün eski kaynakları kullanarak Muğla ve Menteşe yöresinde iz bırakan, ilmî, dinî, tasavvufî, edebî , siyâsi ve idarî şahsiyetlerin hayatlarını ve şahsiyet özelliklerini ele aldığı bir kitap hazırlayıp başkanlığa göndermiş.  Bir daktilo nüshası da Muğla’da kalan bu eser, günümüz açısından bakılacak olursa, bir Doktora çalışması özelliği taşımaktadır.

Ali Rıza Hakses, İlk geçlik yıllarından itibaren, İstanbul’da kütüphanecilik (Eskiden bu işe “hâfız-ı kütüplük” denirdi.) yapmıştır. Dolayısıyla eski kültüre vakıf olmasının yanı sıra, Hakses, eski el yazması kaynaklara da hakimdir.

Muğla-Menteşe Büyükleri adlı çalışmanın dip notlarına bakıldığında, Hakses’in kaynak bilgisini açıkça görürsünüz. Bütün biyografik kaynakları bilen biridir Hakses. Şairler hakkında bilgi veren şuarâ tezkireleri; Osmanlı döneminin en büyük ve başlangıçtan son dönemlere kadar bütün aydınlar hakkında bilgi veren Şakayıku’n-Nu’maniyye ve eklerini bilir Hakses. Ayrıca, Sicill-i Osmani, Osmanlı Müellifleri gibi son dönem biyografik metinlerine de hâkimdir. Tarih kitaplarının hepsini bildiği görülen Hakses’in, zaten vaktiyle görev yaptığı kütüphanelerden bu kaynakları temini zor olmazdı. O da, bütün bu kaynakları temin etmiş ve bugün bile hâlâ kullandığımız kitabı yazmıştır.

Muğla Müftülüğü ve Diyanet İşleri Başkanlığı kadar önemli bir iştir Hakses’in yazdığı kitap. Bugün Muğla’nın hafızasına giden iki kaynaktan biridir Muğla-Menteşe Büyükleri. (Diğeri Zekâi Eroğlu’nun Muğla Tarihi adlı kitabıdır.)

Yöre tarihi için son derece önemli bir eser veren ve bu eseriyle şimdi bizlere rehberlik eden bir şahsiyet olan Ali Rıza Hakses’in adının, üniversite kampüsündeki camiye verilmesi son derece isabetli olmuştur. Eski Diyanet İşleri başkanlarından Ahmet Hamdi Akseki’nin adının Ankara’da bir camiye, Rıfat Börekçi’nin adının da bir kültür merkezine verilmesinden sonra, Muğla’nın hafıza kaybına engel olan Ali Rıza Hakses’in adının, gene Muğla ve Türkiye için önemli bir kurum olan üniversite kampüsündeki camiye verilmesi, değerlerimize gösterdiğimiz saygının tezahürüdür.

1 mart 2016 günü Hamle’deki Ali Rıza Hakses yazımı “13 sene Muğla ve yöresinde hizmette bulunan Ali Rıza Hakses’le ilgili Muğla bir şeyler yapmalıdır.” diyerek bitirmiştim. Böyle diyen biri olarak  Ali Rıza Hakses’in adının üniversite kampüsündeki camiye verilmesine vesile olanları tebrik ederim. Büyük bir kadirşinaslık örneği sergilemişler.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.