Ali Kıran Baş Kesenlik mi?

Bu haber 17 Mart 2016 - 0:04 'de eklendi ve 1.886 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Marmaris AK Parti İlçe Başkanı Hasan Engin görevinden istifa etti”; “Marmaris’te oteller satılık”; “Karabağlar Yaylası nefes alacak”; “İkinci Etap TOKİ ihale tarihi belli oluyor”; “Başkan Gümüş sözünü tuttu”…

Evvelki haftanın birbiriyle ilintili, şaşkınlık yaratıcı haber başlıklarıydı bunlar. Araya başka konular girdi. Bu yüzden “Karabağlar Yaylası nefes alacak” başlığını ele alamadık. Bir de “Başkan Gümüş sözünü tuttu” başlığını ele alırken habere dayalı yanlışlar yapmışız. Düzelteceğiz. Ne Büyükşehir ne de Menteşe Belediye Başkanlarımız ile ilgili önyargı ve art niyetimiz yok. AK Partili ve MHP’li siyasilerle ilgili de yok.

Son 10 gündür yazılarımızdan “şikayetçi” olanlar var. Daha olmayacak. Merak etmesinler onların adlarını bile anmayacağım… (!)

 

xx           xx           xx

Neyse sonunda “Karabağlar Yaylası nefes alacak” başlığına geldik.

Haberi Kadir Tamer arkadaşım kaleme almış. Öteki başlıklar gibi bu başlığa da şaşırıp, senelerdir Kireç Sanayi’nin baca gazları ile zehirlenen, kireç tozlarının üzerine yağması sonucu sabah çiği ile birlikte kavrulan bitkiler ve yayla nasıl nefes alacak diye kendi kendime sordum.

Önceki yazılarımdan birinde 22. Dönem Muğla Milletvekili Seyfi Terzibaşıoğlu’nun Kireç Sanayi’yi kapattırma mücadelesi verdiğine dikkat çekip, yanıtı da kendim “Yoksa Seyfi abi başardı mı?” diye sorarak vermiştim!

Öyle değilmiş… Kireç Sanayi sadece Karabağlar’ı değil, şehrimizi de zehirlemeye devam edecek görünüyor. Karabağlar Yaylası “Küçük Sanayi Sitesi’nin şehir dışına taşınması ile kurtulacakmış!

 

xx           xx           xx

Küçük Sanayi Sitesi’nin taşınması şu anda sadece taslak.” diyen Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş, senelerce Akçaova’ya taşınması beklenen, ama taşınamayan “Küçük Sanayi Sitesi”nin Gülağzı Kavşağı’na taşınması ile ilgili olarak Hamle’de Kadir Tamer imzalı haberde şöyle demiş:

Arazi arayışlarımız sürerken Akkaya Mahallemize giderken Gülağzı kavşağı dediğimiz alanda yaklaşık 1 milyon m2 hazine arazisi tespit ettik. Bu arazinin küçük sanayi sitesi olarak değerlendirilebileceğini düşündük. Arazi üç şekilde değerlendirilebilir. Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi’ne cüzi miktarda satışı yapılabilir. Belediye olarak biz de yapabiliriz, son olarak da TOKİ yapımı üstlenebilir. Bizim temennimiz eğer olursa Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi’ne arazinin Hazine tarafından cüzi bedelle satışı yapılarak kooperatifin yapması

Belediye olarak siz neden yapmıyorsunuz?” diye elbette soracağız. Anlaşılan yeni Küçük Sanayi Sitesi’ne kooperatifle gidilecek.

 

xx           xx           xx

Uğur Mumcu Bulvarı’nın yanında faaliyette olan “Küçük Sanayi Sitesi” uzun yıllar öncesi bir kooperatif eliyle kurulmuştu. Kadir Tamer’in haberini okuduğumda sandım ki, Küçük Sanayi Sitesi’nin taşınmasını bu kooperatif gerçekleştirecek.

Galiba yanıldım…

Çünkü sanayide matbu kooperatif ortaklık başvuru dilekçeleri toplanıyormuş.

Mevcut sitenin kuruluşunu dönemin Muğla Belediyesi’nin desteğinde gerçekleştiren “Muğla Küçük Sanayi Sitesi” kuruluşu uzun yıllar “Almancılıktan” sonra kesin dönüş yapan Mustafa Metin ve arkadaşları tarafından kurulmuştu.

Şimdi bir de “Menteşe Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi” kurulmuş. Belli ki Gülağzı Kavşağı’nda kuruluşu öngörülen Küçük Sanayi Sitesi için kurulmuş. Çünkü sanayide başvuru dilekçelerini bu yeni kooperatif topluyormuş. Eski kooperatifte artık, mevcut sitenin “kentsel dönüşümümü” gerçekleştirir…

 

xx           xx           xx

Gülağzı Kavşağı’nda yapımı öngörülen yeni Küçük Sanayi Sitesi’nin kuruluşunu gerçekleştireceği belirtilen “S.S. Menteşe Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi Başkanlığı” tarafından sanayide dağıtılan matbu dilekçelerden biri elime geçti

Gerçekten şaştım kaldım. Matbu dilekçeyi inceledikten sonra “Katılımcı Demokrasi”nin, hatta “sosyalist” sistemlerin ekonomik örgütlenmelerinden biri olarak gösterilen, ama Türkiye’de daha çok “yöneticileri için kurulmuş” dedirten kooperatifçilik nerelere gelmiş, demekten kendimi alamadım. Şöyle:

ORTAKLIK BAŞVURU/KABUL FORMU

S.S. MENTEŞE KÜÇÜK SANAYİ SİTESİ YAPI KOOPERATİFİ BAŞKANLIĞINA

MUĞLA

1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’na göre düzenlenmiş Sınırlı Sorumlu S.S. Küçük Sanayi Sitesi İşletme Kooperatifi ana sözleşmesini okudum. İlgili Kanun Ana Sözleşmesi hükümlerine, kooperatif genel kurulu ve Yönetim Kurulu kararlarına uymayı taahhüt ederek kooperatifinizden 1(bir) pay alarak ortak olmak istiyorum.

Kooperatife karşı vecibelerimi yerine getirmediğim takdirde ilişiğimin kesilmesine itirazımın olmayacağına, kooperatifin başkan ve yönetim kurulu aleyhine çalışmaları engelleyici ve yıkıcı faaliyette bulunmayacağımı, kooperatif aidatlarımı gününde ödeyeceğimi taahhüt ederek, ortaklığa kabulümü yönetim kurulunun olurlarına arz ederim.

 

xx           xx           xx

Görülmüş değil… Siz gördünüz, duydunuz mu?

Sanki “dilekçe” değil, “taahhütname”… Daha kooperatife adımınızı atmamışsınız, kooperatif kurucuları “Atarım ha!” diyor.

Şunu anlamak mümkün: “kooperatif aidatlarımı gününde ödeyeceğimi taahhüt ederek”…

Kooperatife karşı vecibelerimi yerine getirmediğim takdirde ilişiğimin kesilmesine itirazımın olmayacağına” demek ne demek? Hukukçu değilim, ama biraz anladığım kadarıyla kooperatif kurucuları bu “taahhütname” ile adeta üyenin yargı yolunu da kapatıyor!

Yoksa, acaba diyorum bu kooperatifin “kurucuları” ilk genel kurulda yönetim olarak kendilerinin alaşağı edilebileceği kaygısı mı taşıyorlar?

 

xx           xx           xx

(…) kooperatifin başkan ve yönetim kurulu aleyhine çalışmaları engelleyici ve yıkıcı faaliyette bulunmayacağımı, kooperatif aidatlarımı gününde ödeyeceğimi taahhüt ederek (…)” ifadesine yer verilmiş “taahhütname” gibi bir dilekçenin altına aklı başında kim imza atar ki?

İlk genel kurulda bunları alaşağı ederiz” diyen aklı başında olanlar imza atar!

Doğrusu bu kooperatifin kurucuları “taahhütnamede” önemli bir noktayı atlamışlar… “Genel kurullarda kurucu yönetime, hesap ve faaliyet raporlarına destek ve oy vereceğime…” ifadesine de yer vermeliydiler…

 

xx           xx           xx

Bir kooperatif üyeliği başvurusunda aidatların ödenmesiyle ilgili taahhüt istemek bile yersiz.

Aidatını düzenli ödemeyenler zaten kanunen üyelikten düşürülürler…

Yıkıcı faaliyette bulunmak” ne demek?

(…) kooperatifin başkan ve yönetim kurulu aleyhine çalışmaları engelleyici ve yıkıcı faaliyette bulunmayacağımı, (…)” ne demek Allah aşkına?

Diktatörlüklerde bile bu kadar aleni olunmaz!

Acaba diyorum, Gülağzı gibi rantı yüksek bir bölgede, kooperatife 100 dönüm Hazine arazisinin devrinden sonra üyeler ota boka bahane edilip tasfiyeye uğratılır mı?

Gerçekten merak ediyorum.

 

xx           xx           xx

Önceki gün ben bu yazıyı kaleme alırken Muğla Büyükşehir Belediyesi’nden cep telefonuma bir mesaj geldi Mesajda, Uğur Mumcu Bulvarı Tayyare Kavşağı’nda MUSKİ’nin ek hizmet binasının temelinin atılacağı duyuruluyor. Törene davette bulunuluyordu. Orada belediye mülkü akaryakıt istasyonu da vardı. Yıkıldı, doğru yapıldı. Küçük Sanayi Sitesi taşınırken, o bölge konut alanı olarak planlanmışken, ek hizmet binası ne oluyor? Orada traktör bayiinin esprisi nedir?

Yarın devam ederiz…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.