Algı ve Büyük Şehir

Bu haber 28 Temmuz 2015 - 0:00 'de eklendi ve 1.303 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Hafta sonunda Muğla Basını olarak Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ün düzenlediği “Basın Dayanışma Gecesi”nde bir araya geldik. Böyle bir şeye ihtiyaç varmış.

Gece pek çok anlamda önemliydi. Onlardan üçünü öne alırsak; Muğla Basını gerçek anlamda ilk kez bir araya gelmişti… Umarım gün gelir birlikte de olurlar! İkincisi Muğla’nın Büyükşehir Statüsüne geçmiş olması ile ilgili bir başka türlü yüzleştik… Üçüncüsü Muğla Büyükşehir Belediyesi ve dolayısıyla Muğla algı sorunu yaşadığı gerçeği ortaya kondu…

Algı ile başlayalım.

xx        xx        xx

Gecede Başkan Gürün’ün tüm meslektaşlarımın dikkatle dinlediği, pek çok mesaj içeren ve biraz da dertleşen konuşmasında “Hedefimiz Bir Muğla Bir sloganı ile yola çıktık.” sözü önemliydi. Muğla’nın ve hedefin bir olması kimse için bir olumsuzluk teşkil etmez sanırım…

Tabi “Hedefimiz Bir Muğla Bir” sloganı ortaya konurken nasıl bir algı yarattığınız da önemli. Veya herhangi bir algı yaratamamış olmanız… (!)

Belediye Başkanı Osman Gürün’ün 15 yıllık Muğla Belediye Başkanlığı dönemindeki slogan “Sevgi, Hoşgörü, Güleryüzle Hizmet” şeklinde idi… Bu slogan ‘Büyükşehir’ ile şöyle oldu:

HedefimizBir

Muğla1Bir

Sevgi, Hoşgörü, Güleryüzle Hizmet

Uzun zamandır herkes bize oradaki rakamla ‘1’in ne olduğunu soruyor, yanıt veremiyoruz.

Belediyeden bize anlatan olmadığı gibi, biz de belediyeye bu ne diye sormadık!

Demek ki hala “Muğla bir, hedef bir” olamamışız… “O rakamla 1 ne demek?” diye soramamış olduğumuza göre de “Sevgi, hoşgörü, güleryüz” de sorgulanır…

xx        xx        xx

Başkan Gürün’ün uzun, ama “boş olmayan” irticalen konuşmasını dinlerken dünkü yazım aklıma geldi. GEKA’nın düzeltme ihtiyacı duyduğu 20-21 Temmuz tarihlerinde bu köşede yayınlanan “GEKA ve Yörük Köyü”, “Yörük Köyü Olur Mu?” başlıklı yazılarımın ilkinde kendimi de içine katarak Muğla Basınını eleştirmiştim. Ben de dahil meslektaşlarımın hizmet içi eğitime ne kadar muhtaç olduğunu anlatmaya çalışmıştım… GEKA yöneticileri anlamamış, anlayan oldu mu bilmiyorum…

Basını, iletişimi sınıfta kalan bir ilin, oradaki sektörlerin “algısı” olmaz. Olursa da o olumsuz bir algı olur… O ilde basın ve iletişim sınıfta kalırken, yerel yönetimler, siyaset, ekonomi, sosyal-kültürel yaşam bütünlemeye kalmaz!

xx        xx        xx

Senelerdir Muğla Gazeteciler Cemiyeti’nin düzenlediği 24 Temmuz geceleri “Muğla Basını”nın dayanışma gecesi değil de “CHP Dayanışma Gecesi” halini almıştır.

24 Temmuz Basında Sansürün kaldırılışının bilmem kaçıncı yıldönümü vesilesiyle Muğla Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde yapılan gece öyle olmadı.

Pek çok etkinlikte Başkan Gürün’ün yanında boy göstermesine alıştığımız CHP İl Başkanı Mürsel Alban gecede yoktu. CHP’nin siyasi pehlivanlarının da görücüye çıkmadığı gecede CHP’ye dair hiç emare yoktu… Bir “Aile Yemeği” gibi oldu…

Gecede gerçekten, tırnak içinde “gazeteciler” vardı… Ve gece gazetecilerin gecesi oldu.

Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cem Kaytan’ın “Biz bu günü bayram olarak değil, dayanışma günü olarak kutluyoruz” sözünden mi kaynaklandı bilmiyorum, geceye “Dayanışma Gecesi” tanımlaması yapıştı.

xx        xx        xx

Basının bugün her zamankinden çok dayanışmaya ihtiyacı var. Aptal saptal nedenlerle ayrışmaya değil, kaynaşmaya ihtiyacımız var… Sadece basınımızın değil, her kesimin kaynaşmaya ihtiyacı var. Basının ayrışma yaşadığı bir yerde öteki kesimlerin kaynaşması olur mu? Olsa da ne kadar sağlıklı olur?

Artık Büyükşehir olan Muğla ilinde basınımızın üç ayrı örgütü var; Muğla Gazeteciler Cemiyeti, Fethiye Gazeteciler Cemiyeti, Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti… Bir de Marmaris Gazeteciler Cemiyeti vardı… Kapanmış. İyi olmuş, ama gecede Marmaris’ten gazeteci olmamasına üzüldük…

Muğla Gazeteciler Cemiyetiarka bahçe” olarak kullanılmak istenmemiş olsaydı; Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ün düzenlediği gecenin “anlayışı” içinde bir “partiler üstü” yapılanma yaratılmış olsaydı Muğla Basını’nın tek bir örgütü olurdu ve Başkan Gürün’e konuk olurken “Ne güzel bir aradayız” diye sevindirik olmazdık…

Ki gecede Fethiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Osman Baykuş, Başkan Gürün’e teşekkür ederken, “Bu tür anlamlı toplantılarla il genelinde hizmet veren gazetecilerin kaynaşması sağlanıyor. Belediyemiz bunu tekrarlamalı, başka kurumlarda yapmalı.” diyordu. Buna ihtiyacımız var.

Basın kavga ederken; siyaset kavga ederken; basın ile yöneticiler bir kavgalı bir barışık yaşarken Muğla’dan olumlu algı yaratamazsınız…

xx        xx        xx

Başkan Gürün konuşmasının bir yerinde de şöyle diyordu:

Muğla’da yerel gazetecilik yaparken Muğla’nın menfaatlerini, haberin Muğla’ya getireceği olumlu ve olumsuz yönleri çok iyi değerlendirmeliyiz. Muğla, birbirinden değerli ilçeleri, çevresi, tarihi dokusuyla Türkiye’nin göz bebeği bir il. Çok etkin bir markanın üzerinde oturuyoruz. Bu markayı doğru tanıtmak, geleceğe doğru taşımak adına bütün meslek gruplarına olduğu gibi gazetecilere de çok önemli vazife düşüyor.

Doğru söylüyor. Doğru söylüyor da kaç gazeteci ve hatta kaç “gazete sahibi” üzerinde oturduğumuz “markanın” ne kadar farkında?

xx        xx        xx

GEKA (Güney Ege Kalkınma Ajansı) Muğla’nın gerek Denizli ve Aydın ile birlikte bölgesel olarak, gerek kendi başına “il olarak” ortak kalkınması, gelişmesi için çok önemli bir kurum.

Böyle bir kurum anlamasa da ben yazmaya devam edeceğim. Muğla Basını olarak üzerinde oturduğumuz markaya yakışır hale gelmeliyiz…

Muğla’da yayınlanan gazetelerin büyük bölümü (il merkezinde tamamı) Haber Ajanslarının servis ettiği haberlerle çıkıyor. Tembelleşiyoruz ve o haberleri yapan ajans muhabirlerinin ve redaktörlerinin Muğla’ya dair bilgi ve birikimlerinin, kültürlerinin, dil bilgilerinin irtifasına mahkûm oluyoruz…

İşte bu noktada başta Muğla Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi ile Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi olmak üzere tüm meslek odalarının ve hatta siyasi partilerin “Basın Halkla İlişkiler” birimlerine ve hatta mümkün olduğunca “Basın Danışmanlarına” sahip olmaları gerekiyor… Çünkü basınımız sadece haber ajanslarından değil, bu kurumların basın bürolarından da besleniyor.

xx        xx        xx

Eğri oturalım, doğru konuşalım. Muğla Basını (az sayıda iyileri tenzih ederim) dökülürken, içlerinde düzgün işleyenleri olsa da genel olarak yerel yönetimlerimizin, üniversitemizin, meslek odalarımızın ve partilerimizin basın halkla ilişkileri yerlerde sürünüyor…

Bu yapıdan olumlu algı çıkmaz!

Pek çok arkadaşım gibi ben de biraz da “Bu gece bari gazetecilik yapmayalım” tembelliği içinde Başkan Gürün’ün konuşmasını dinledim, not almadım. Nasıl olsa Büyükşehir Belediyesi’nin her türlü teknik donanıma sahip Basın Halkla İlişkileri var dedim. Başkan Gürün’ün konuşma metni o sırada dağıtılabilirdi. Ama Başkan irticalen konuştu. O zaman konuşma biter bitmez deşifre edilip, yazıya dökülerek gecenin konuğu gazetecilere oradan dağılmadan dağıtılabilirdi.

Kurumsallaşmış bir yapıya sahip iseniz bunu yaparsınız… Teknik donanım yetmiyor işte!

xx        xx        xx

Gecenin ertesi günü Muğla Büyükşehir Belediyesi Basın Halkla İlişkiler Müdürlüğü görevlileri ile adeta telefon savaşı yaşadık. Başkan Gürün’ün konuşma metnini bir türlü alamadım! Ertesi günün öğleden sonrası herkesle birlikte bana da geceden “haber” gönderdiler. Sanki biz haber yapmayı bilmiyoruz. Sanki “Sana metni vermem, verdiğim kadarını yayınlarsın” denilircesine… Geceye tüy dikmek böyle olur!

Hepimizin düzelmeye, “profesyonelleşmeye” ve “kurumsallaşmaya” ihtiyacımız var.

Ben bu gün “Büyükşehir Gazetesi” diyecektim. Yarın deriz. Geceyi düşünenlere, düzenleyenlere teşekkür ederiz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Bahçelievler 28 Temmuz 2015 / 04:35

Baskanlar yoneticiler yazarlar cizerler vb.. Mutlaka kendilerini guncellemeli. Laf olsun diye konusmamali yazzmamali.

hadi akancak 28 Temmuz 2015 / 08:47

Eskiden Muğla Gazeteciler Cemiyetinin başında Ünal Türkeş vardı. Muğla’da gazetecilerin bir araya gelememesinin en önemli engellerinin birsinin sayın Türkeş’in “tek adam” cı tutumundan kaynaklandığı söylenirdi. Muğla Gazeteciler Cemiyeti kurulduğunda Muğla il sınırları içerisindeki tüm gazeteciler bu cemiyetin üyesiydiler. 24 temmuz yemekleri çok görkemli olurdu. Sonraları yerel siyasetin gölgesi düştü. Bölünme, parçalanma, ayrışma başladı. Muğla’nın önemli İlçelerinde İlçe bazında gazeteciler cemiyetleri kurma faaliyetleri başladı. Bazılarında kuruldu. Bodrum’da da kurulmaya çalışıldı. “Küçücük bir ilde bu kadar bölünmenin kimseye faydası olmaz” olmaz diye rafa kaldırıldı. Şimdi devam ediyor mu bilemiyoruz. Bu bölünmelerden dolayı Muğla Gazetecileri kurumsallaşamadı. Bu bölünmelerin müsebbibi olanlar yerel iktidarlarını daha katmerli bir şekilde sürdürüyorlarsa bu kurumsallaşma ve profesyonelleşme sağlanamaz. Hemen soralım; Gazetecilik alanında Muğla’dan kaç tane Özcan ÖZGÜR çıktı? Belediyelerin Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlükleri hakkında söylenecek çok şey var. Yine de biz burada söylemeyelim. Bir kere çok yetersizler ve demokrat değiller, ilişkiden yoksunlar. Demek Muğla Gazeteciler Cemiyetinde sorun sadece eski başkan Ünal Türkeş değilmiş, daha derinlerde başka sorunlar varmış. Muğla’da gazeteciler bölünmüş parçalanmış cemiyetler yerine tek bir cemiyet adı altında birleşmenin yolunu arasınlar. Küçük olsun benim olsun mantığı Muğla’nın demokrat yapısına ters düştüğünün farkında olunması gerekir. Cemiyet yemekleri ayrışma değil, birlik ve dayanışma yemekleri olsun dileğiyle, gazeteci dostlara selam ve saygılar.