Algı ve Algı Operasyonu

Bu haber 31 Temmuz 2015 - 1:09 'de eklendi ve 1.140 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Başlığı gören, “O ne Özcan Özgür Türkiye üzerine mi yazdı?” diye şaşırmış olabilir.

Yok hayır… Türkiye genelinde gerçekleştirilen “Algı operasyonları” ve “Algı yönetimlerinin” ülkemizi nerelerden alıp nerelere getirdiğini ülke genelinde yazan çok…

Biz “Muğla’mıza” bakmaya devam edelim.

Evet, bugün de Büyükşehir… Yarın Muğla ayarlarına döneriz!

xx        xx        xx

Algı, Algı Operasyonları, Manipülasyon, Enformasyon, Dezenformasyon ve Propaganda üzerine çok şey yazılıp, söylenebilir. Bu köşe yetmez… Zaten konumuzda bu başlıklar değil…

Dünkü yazıma “Başkan Gürün Dertleşti” başlığı attım. Bu başlık için de manipülasyon, dezenformasyon, kara propaganda ve algı operasyonu denebilir!

Aslında Büyükşehir Belediyesi’nin Muğla Basınının konuk edildiği “Dayanışma Gecesi”nde Başkan Gürün’ün dertleştiğini, dertleşmeye çalıştığını söylemek de doğru olmaz.

Başlığın dikkat çekmek için atıldığını varsayın…

Ki dünkü yazımda, “Başkan Gürün’ün konuşması akıl verir gibi değil, dertleşir gibiydi de… (Dünkü yazımda ‘değil’ sözcüğü yoktu. Böylece onu da düzeltmiş olalım.) Dertleşme iki taraflı olur. Sanki biraz da derdini döker gibiydi…” deme gereği de duydum.

Başkan Gürün o gün “Muğla ve Muğla’nın geleceği için” doğru taleplerde bulundu. Bunu yaparken derdini de döktü…

Muğla’da dertli olmayan var mı?

xx        xx        xx

O gün kendisini “samimiyetle” dinlerken anlamaya da çalıştım.

Yanlış anlamış olabilirim, ama anlayabildiğim kadarıyla Muğla’da hala bir “Büyükşehir algısı” yok. Ortada öyle veya böyle bir algı varsa o da olumlu değil…

İlçe Belediye Başkanları hemşerilerinden gelen tepkilerin karşısına Büyükşehir’i dikiyor. İl merkezinden örnek verirsek, hala çöpünün Menteşe Belediyesi tarafından alındığını sananlar olduğu gibi, belediye otobüsünde yaşanan olumsuzluğu Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş’e şikâyet edenler çıkıyor… Ciddi sıkıntılar, çelişkiler, olumsuzluklar yaşanıyor…

Bütün bunlar olurken, doğruyu söylemek gerekirse Başkan Gürün iyi bir “algı yöneticiliği” yapıyor. İlçe belediye başkanları tepkilerin karşısına Büyükşehir’i dikerken, Başkan Gürün de tepkilerin karşısına “Büyükşehir Yasasını” dikiyor!

Bu konuda başarılı olduğu da söylenebilir. Bu gün Muğla’da Büyükşehir Yasası’ndan yaka silkmeyen kalmadı gibi bir şey!

Ama nereye kadar?

xx        xx        xx

Başkan Gürün’ün ve kurmaylarının bu söylediklerim anlamında elbette “algı sorunları” olabilir. Ancak Başkan Gürün’ün o gece asıl ortaya koymaya çalıştığı “algı sorunu”nun Muğla’ya; Büyükşehir Muğla’nın yapılanmasına, anlatılmasına, tanınmasına, kendi deyişi ile “üzerinde oturduğumuz markanın” pazarlanmasına ve o pazarlama sırasında “yeni markaların” üretilmesine ve üretimden gelen kaynağın “Büyükşehir Muğla”nın 13 ilçesinin birlikte kalkındırılmasına dair bir “algı sorunu” olduğunu düşünüyorum.

Belki de o gece anlatılmak isteneni doğru anlamamış ve yanlış düşünce içinde olabilirim.

Ama ben böyle “algıladım”… Tabi biri çıkıp “Sen öyle algılamak istemişsin” de diyebilir!

xx        xx        xx

Google hazretlerine sorduğunuz zaman “Algı operasyonu” konusunda pek çok tanımlama ile karşılaşabilirsiniz. Bence konumuza uygun düşebilecek en uygun tanımlama şu:

Düşünmeden karar veren insanların seçimlerini etkilemek adına yapılan çalışmalar bütünü. Bugün ülkemizi saran bu hengâmede çokça başvurulur bu yola. Kefeli bir kantar düşünün ne taraf ağır basarsa o taraf kazanır. Eğer yükler bir birine çok yakınsa bir saç teli bakirkoynet.com kazananı belirler. İşte o saç teli algıdır. İnsanların kafasındaki algıyı yıkar yerine yeni bir algı koyarsanız kazanırsınız. İşin özü, meselenin ruhu budur..

Algı operasyonu için “Propaganda ve dezenformasyonun birleştiği nokta.” diyenler de az değil…

Algı operasyonu insanların duygularına, daha çok da korku ve acıma hislerine hitap eden bir şeydir. Bunları kullanarak insanların istenen seçimleri yapmaları, yani aslında seçim yapmamaları sağlanır. Biraz cehâlet, biraz eleştirel düşünce yoksunluğu, biraz inanç… Tüm bunlarla insanların algıları belirlenir.

xx        xx        xx

Tanımlamaya örnek vermek gerekirse Muğla Büyükşehir Belediyesi’nden çıkan Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi’nin çalışmaları ile ilgili haberlerde hep (bilerek veya muhtemelen bilmeyerek) “Çevre Dostu Belediye” algısı yaratılmaya çalışılıyor.

Bu algı yaratılabildi mi?

Hayır… Eğer bilinçli olarak bir çalışma varsa, o algının yaratılabilmesi zaman alır.

Geçenlerde Dalaman’dan “Çevre Dostu Belediye kaplumbağaları diri diri toprağa gömdü” başlıklı bir haber çıktı. Eğer Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin “Çevre dostu belediye” algısı var olmuş olsaydı, bu haber o algıyı yerle bir edebilirdi!

Ancak Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin büyük bir şansı var. O şansta, o Dalaman mahreçli haberi alıp “propaganda” malzemesi yapabilecek, “algı operasyonu” yaratabilecek bir “siyasi muhalefetin olmamasıdır…

xx        xx        xx

Bir de “mersedes” vakası örnek gösterilebilir. Başkan Gürün konuşmasında gazetecilerin haberlerini yazarlarken 5  n 1 k ilkesine bağlı kalmaları gereğine de dikkat çekti. Biz genellikle bu ilkeye, kurala uyan gazetecilerdeniz. Ala örnek vermek gerekirse, Mersedes vakasında Muğla Büyükşehir Belediyesi’nden bilgi alamadık. Bize ve herkese “Ne alaka” dedirterek açıklama CHP İl Başkanlığından geldi… Kabahat kimin, basının mı?

Kabahat siyasi muhalefetin! Eğer siyasi muhalefet son genel seçimde o mersedes vakasının üzerine gidebilseydi, o seçim CHP açısından çok sıkıntılı olmasa bile “sıkıcı” bir seçim olabilirdi!

Hal böyle olunca Muğla’da “muhalefet” görevi (bir kısım) yerel basının üzerine kalıyor. Zaten gerçek anlamda “gazeteci” olmanın yolu da “muhalif” olmaktan geçer. Gazeteci muhaliftir. Ancak gazeteler, gazeteciler “algı operasyonu” yapmazlar, yapmamalılar…

xx        xx        xx

Yine de gazetelerin, gazetecilerin “Muğla için” algı operasyonu yapabilirler. Ben bunda sakınca görmüyorum. Etik anlamda da bir sakıncası yok…

Başkan Gürün o gece konuşmasının bir yerinde “Muğla’da yerel gazetecilik yaparken Muğla’nın menfaatlerini, haberin Muğla’ya getireceği olumlu ve olumsuz yönleri çok iyi değerlendirmeliyiz. Muğla, birbirinden değerli ilçeleri, çevresi, tarihi dokusuyla Türkiye’nin göz bebeği bir il. Çok etkin bir markanın üzerinde oturuyoruz. Bu markayı doğru tanıtmak, geleceğe doğru taşımak adına bütün meslek gruplarına olduğu gibi gazetecilere de çok önemli vazife düşüyor.” diyordu. Altına imzamı atarım…

Bu anlamda yakın zamanda, yine bir örnek vermek gerekirse, talihsiz bir trafik kazası sonucu Marmaris’te hayatını yitiren Fransız bisikletçi ile ilgili (Muğla’daki bisikletçiler abartırken) biz haberlerimizi abartmamalıydık. Turizme zarar verip vermediğimizi düşünmeliydik…

Bu anlamda “Muğla algısı” ile ilgi bir şey söylemediğim sanılmasın. Örneğin Muğla Turizminin, Muğla Mermerciliğinin, Muğla Üniversitesi’nin yerine “Muğla Büyükşehir Belediyesi”ni koydunuz mu, yukarıda gerekeni söylediğim görülecektir…

Kurumsallaşma, algı hepimiz için geçerli.

xx        xx        xx

O gece Başkan Gürün konuşmasında o “buluşmanın” sürdürülebileceğini, bu konuda Gazeteciler Cemiyetlerinin önerilerine açık olduklarını söylüyordu. Üç cemiyetimiz var. Önerileri olacaktır. Ki o gece Fethiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Osman Baykuş, gecenin benzerlerinin yapılmasını önerdi. Yapılabilir… Benzer gecelerin yanında her ilçede de buluşmalar gerçekleşebilir. Gerçekleştirilmeli de…

Ancak ben bunların yanında günlük gazetelerimizin Yazı İşleri Müdürleri ile gönderecekleri yazarları ile daha dar buluşmalarda “dertleşmenin”, “Büyükşehir Muğla”nın konuşulmasının daha yararlı olacağına inanıyorum.

Eğer “meseleMuğla ise…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.