Alaattin Arpat Dükkânı Kitabesi

Bu haber 11 Nisan 2016 - 23:00 'de eklendi ve 866 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Namık Açıkgöz

 Kitabelerle uğraşanlar, ibâdethânelerde, resmî binalarda, çeşmelerde, köprülerde, büyük mimari eserlerde, medreselerde, saat kulelerinde ve bunlara benzer yerlerde kitabelerin olmasına alışkındırlar. Muğla yöresinde, bunlara ek olarak sarnıçlarda ve evlerde de kitabeler vardır. Benim bildiğim Muğla’da 30 kadar sarnıçta, birkaç evde ve bir de dükkânda kitabe vardır. Dükkân kitabesi,  Alaattin Arpat’ın Kocahan Geçidi 7 numarada bulunan dükkanının kitabesidir.

Yukarda saydığımız yerlerde kitâbe görmeye alışkın olduğumdan, çarşıda bir dükkânda gördüğüm kitabe beni şaşırttı. Hani İstanbul, Edirne, Bursa, Kütahya gibi tarihî şehirlerden birinde olsa şaşılmazdı belki ama Muğla gibi küçük bir şehirde bir dükkânda kitabe olması şaşırtıcı idi. Merak ettim ve okuma gayretine düştüm.

Okuma gayretine düştüm ama iki katlı dükkânın üst kat alnındaki kitabeyi yerden okumak zordu. Balkona çıkıp okumak lazımdı. Ben de öyle yaptım ama balkon çökecek diye korkmadım değil. Mübârek o sıralarda tamir edilmemişti ve sanki komşu duasıyla ayakta duruyordu.

Dükkânın kiremitliğine yakın alnında üç ayrı metin yan yana yazılmıştı ve metinlerde şunlar vardı:

Solda:

Er-rızku ala’llâh

11.C. Âhir, sene 1325

(22 Temmuz 1907, Pazartesi)

Ortada:

Yâ Hâfız

Sadâkat istikâmet, rehber selâmettir.

Sağda:

Tevekkeltü  te’âla’llâh

9 Temmuz, Sene 1323

Bina Milâdî tarihle 22 Temmuz 1907 Pazartesi günü bitirilmiş. Sol baştaki kitabede tarih Hicrî, sağ baştakinde ise Rûmî verilmiş. Çünkü o yıllarda normal işlerde Hicrî, mâlî işlerde Rûmî takvim kullanılıyordu. Bu yüzden o zamanın mezar taşı ve kitabelerinde bazen her iki takvimin de kullanıldığı görülür.

Soldaki kitâbede (el-rızku ala’llâh) “Rızk Allah’tandır” veya “Rızk Allah’ındır”; yani “Seni yaratan Allah, rızkını da yaratmıştır” demektir. Bu cümle, eskiden dükkânların çoğunda hüsn-i hat olarak yazılı olurdu ve dükkânlara asılırdı. Kitâbede, buna bağlı olan diğer ifade “Tevekkeltü te’âla’llâh”tır ve “Allah’a tevekkül eder, dayanırım” demektir. Bu iki cümle, eski esnaf geleneğinin inanç sistemini ifade eden ve en çok kullanılan iki cümle idi. Daha doğrusu, sadece esnaf geleneğinin değil, şükretme kültürünün en önemli göstergelerinden biri olarak herkesin kullandığı iki cümle idi.

Ortadaki “Yâ Hâfız” dua-hitâbı, binaların duvarlarına asılan ve binaları deprem, yangın sel gibi felaketlerden koruması için Allah’ın koruyuculuk özelliğine bağlı bir dua idi. Bunun altındaki “Sadâkat istikâmet, rehber selâmettir” cümlesi ise doğrudan ticaretle ilgili bir ifade olmayıp, o zamanın Müslüman toplumlarının toplumsal düsturlarından biridir. Sadâkat, “bağlılık” olduğu kadar “doğruluk” demektir ve bu doğruluğun gerçek istikamet olması talep edilir. Böyle bir toplumun hayatına ise selamet, yani barış, sulh ve esenliğin yol göstermesi istenmektedir. Cümlede, “doğruluk istikametinde ilerlersen, rehberin de barış olur” denmektedir.

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.