AKYAKA’YI YAZIK ETMEYELİM

Bu haber 29 Temmuz 2013 - 9:53 'de eklendi ve 1.034 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Acaba diyorum, sadece Türkiye’de değil dünyanın hangi ülkesinde 2.bir Akyaka vardır?
Elbette, parmakla gösterilen nice yerler yok değildir.
Ne var ki Akyaka başkadır.
Ayrıcalığı yaratan da sahip olduğu nice değerler.
Hangisinden dem vurayım?
Dünyada çok nadir ülkelerde görülen doğal yapısından mı?
Ki aynı özellik bünyesinde Deniz-Kum-Orman iç içe girmiş ise.
Daha bir önemlisi, doğayla bütünleşen bir yapılaşma söz konusu ise.
Körfezi kuşatan yerleşim merkezlerinde dünyada bir eşi daha bulunmayan Nail Çakırhan Evleri, görenlerin hayranlığını kazanıyorsa.
Elbette Akyaka farklıdır.
Dolayısıyla Akyaka, emsallerinin çok ötesinde bir değerler kümesinden oluşmaktadır.
Sonra aynı beldeyi farklı kılan özellik ve güzellikler sadece doğal yapısıyla sınırlı değildir.
Ya masmavi denizi?
Yılın en sıcak aylarında dahi insanı bunaltmayan emsalsiz havası?
Ve de dünyada bir eşi daha bulunmayan Azmak.
O azmak ki, kuraklığın kendini hissettirdiği nice yıllarda dahi, debi’sinden hiçbir şey kaybetmemiştir.
Yılın her mevsiminde salına salına akarak Gökova Körfezine karışır.
İşte bu ayrıntı bile Akyaka’yı farklı kılan nice özellik ve güzelliklerdir.
Hani dense ki her kim olursa olsun, Yüce Yaratan’ın biz insanlara bahşettiği bu güzellikleri koruyup, kollayıp, geleceğe taşımakla yükümlüdür.
Hiç kimse kendini bu tür sorumluluktan alıkoyamaz.
İster beldeyi yöneten belediye başkanı ve meclis üyeleri olsun, isterse Akyaka’da konuşlanan halkın evvel emirde yerine getirmek zorunda olduğu, beldenin tarumar edilmesine fırsat vermeden gelecek kuşaklara aktarmaktır.
Bu nedenle yönetimden sorumlu yerel bazdaki ilgili ve yetkililer, hangi koşulda olurlarsa olsunlar, Akyaka’nın vebalini taşımaktadırlar.
***
Şimdi şu denebilir.
Akyaka’nın doğal yapısını zedeleyecek ne gibi gelişmeler var da, bir endişe söz konusudur?
Evet, ne yazık ki aynı belde için kabul etmenin mümkün olmadığı bir projenin hayata geçirilmesi eğilimi vardır.
Dolayısıyla bu proje, kimler nasıl bir açıklamanın sahibi olsa da Akyaka’nın doğal yapısını zedeleyecek niteliktedir.
Proje şu.
Başbakanlığa bağlı Özelleştirme İdaresi tarafından, hazineye ait arazi üzerinde 177 adet konut yapımı gündemdedir.
Bu durum üzerine, Akyaka Yerel Yönetim Platformunun desteklediği “Akyaka Dayanışma Platformu” harekete geçiyor.
Özelleştirme İdaresi tarafından özelleştirilmek istenen zeytinlik arazide bir araya gelerek bir açıklama yapılıyor.
Deniyor ki;
Kamusal niteliğinin birlikte korunacağı pek çok seçenek mümkünken ilgili arazinin yukarıdan dayatılarak özelleştirilmek istenmesi, Akyaka halkının yavaş kent olma sürecinde oluşturduğu ortak iradeyle çelişmektedir.
Bu durumda tüm Akyaka’yı sevenler dayanışma içerisinde olmalıdır.
Orası arsanız değil, gezi parkımızdır.
İşte meselenin özü budur.
Daha da önemlisi söz konusu yaptırıma karşı çıkan 13 sivil toplum kuruluşu aynı noktada birleşerek, özelleştirme idaresinin bu uygulamadan vazgeçmesi gerektiğinde diretiyor.
Yayımlanan ortak deklarasyonda bir önemli ayrıntının daha altı çiziliyor.
Akyaka, Uluslar arası Yavaş Kentler Birliği (Cittaslow) üyesi bir kenttir.
Görünen, meselenin bu denli açık olduğu.
Dolayısıyla bazı sorular cevap arıyor.
Özelleştirme idaresi, tüm karşı çıkmalara karşın yine de, Akyaka’nın doğal yapısını zedeleyecek bir uygulamayı hayata geçirir mi?
Dahası onca sivil toplum kuruluşu ve halkın direnişi boşa mı gider?
Şahsen ihtimal vermiyorum.
Bunca tepkiye karşın, özelleştirme idaresinin dediğim dedik gibi antidemokratik bir uygulamaya cesaret edemeyeceğini sanıyorum.
Yine de diretilir, dünya harikası Akyaka yazık edilirse, tek bir şey söyleyebiliriz.
İlgili ve yetkililerin üstlendiği bu vebal, onların yakasını bırakmayacaktır.
Asla onlara pirim yaptırmayacaktır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.