Akyaka’nın Işığı

Bu haber 26 Şubat 2009 - 17:36 'de eklendi ve 1.045 kez görüntülendi.
Hafize Nizamoğlu Acarhafize@muglahamle.com.tr

İlk izlenim çok önemlidir.
Beyin; hafızalarda uzunca süre yer eden fotoğrafları hep ilk izlenimlerde çekmiştir.
Akyaka…
Kişiler üzerinde çoğunlukla olumlu izler bırakan bir yer.
Akyaka; kendine has mimarisiyle, maviyle yeşilin buluştuğu o muhteşem doğasıyla, insanı rahata ve huzura erdiriyor. Dingin atmosferiyle hafızalara işlenmiş ve işlenmeye devam ediyor.
Ahşap işlemeli mimarinin geleneksel yapısı, Türkiye’de hatta uluslar arası platformda biliniyor.
Akyaka mimarisiyle biliniyor.
Demek ki Akyaka mimarisi Akyaka’nın kimliğinde çok büyük önem taşıyor.
Güzel beldemize kimliğini veren Nail Çakırhan’ı saygıyla anıyoruz.
Kimdir Nail Çakırhan?
Mola Ahmatlardan Halise Hanımla, Hacı Çakırhanlardan Ali Efendinin ilk çocuğudur. 1910 yılında Ula’da doğar. İlköğretimini Ula’da, ortaöğretimini Konya’da tamamlar. 1927’de Konya’da ‘Kervan’ Dergisini çıkarır. Daha sonra İstanbul’da ‘Resimli Ay’ Dergisinde çalışmaya başlar. Yazdığı şiirlerden dolayı göz altına alınışlarında, Nazım Hikmet Ran ile dost olurlar. Birlikte 1+1=Bir kitabını çıkarırlar.
Çakırhan Sosyalizme hayrandır. Sosyalizmi daha iyi anlamak için onu yaşamaya Sovyetlere gider. Dönüşünde sağlık sorunları yaşar ve doktor tavsiyesi üzerine Akyaka’ya yerleşir. Usta, Çakırhan mimarisini öncelikle kendi evinde hayata geçirir. 1983’te ‘Ağa Han Uluslararası Mimarlık Ödülü’ Nail Çakırhan’a verilir. Kültür adamı Çakırhan; ödülden kazandığı parayı Muğla Kültür Evinin yenilenmesinde kullanır.
Mimar olmamasına rağmen dünyanın en önemli ödüllerinden birine layık görülen Çakırhan’a bazı çağdaş(!) çevrelerden tepki gelir. Ama O, Muğla’nın gurur duyduğu örnek mimar olmuştur bir kere.
***
Muğla Onunla gurur duyuyor duymasına ama Çakırhan hayattayken bunun farkında mıydı?
Ona olan minnettarlığımızı dile getirebildik mi?
Hayır.
O gitti. Keşkeler bize kaldı yine.
Belki bundan sonra fark ederiz yaşarken paylaşabilmenin önemini.
Belki keşkelerin yerini iyi hatıralar alır.
***
Nail Çakırhan şiirleriyle bize ışığını yansıttı.
Mimarisiyle bizi dünyaya tanıttı.
O Akyaka’da ışığını bıraktı.
Bilerek ya da bilmeyerek O’nun ışığıyla aydınlanan herkes adına teşekkür etmek istiyorum.
Yazımı O’nun sevdiğim bir şiiriyle sonlandırıyorum.

KADIN TELAKKİSİ

Kimi der ki kadın ;
Uzun kış gecelerinde,
Serip bir döşek gibi
Yatmak içindir.
Kimi der ki kadın ;
Yeşil bir harman yerinde,
Dokuz zilli bir köçek gibi
Oynatmak içindir.
Kimi der ki, hamur yoğurur.
Kimi der ki, çocuk doğurur.
Her ağızdan bir söz:
Kimi der ki, ilk göz ağrım.
Kimi der ki, onunla dolu bağrım.
Kimi der ki, bunca yıldır yaşıyorum ayalimdir.
Kimi der ki, boynumda taşıyorum vebalimdir.
Ne bu,
Ne şu.
Ne öyle,
Ne böyle.
Ne döşek,
Ne köçek.
Ne ayal,
Ne vebal…
O benim;
Kollarım, bacaklarım, dudaklarım,
Ve başımdır..
Yavrum, anam, öz kardeşim, karım,
Hayat arkadaşımdır.

Nail ÇAKIRHAN

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.