Akyaka’da Kıyamet Kopuyor

Bu haber 31 Ağustos 2017 - 0:23 'de eklendi ve 2.448 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Bayram tatili nedeniyle Muğla’nın ‘sakin şehri Akyaka’ yüzde 100 doluluğu yine yakaladı.

Oysa Akyaka’yı bayram tatillerinde insanı çileden çıkaran, tatilden başka her şeye benzeyen bir tatil yerine; 12 ayın herhangi bir yerinde tatil yapılabilen, spor yapılabilinen, kafa dinlenilebilinen bir turizm destinasyonu haline getirmekte yarar var.

Farkında mısınız, artık Akyaka ve özellikle Azmaklar o “kalabalığı” taşıyamaz, kaldıramaz hale geldi… Akyaka SOS veriyor, herkes gördü, duydu… Görmesi duyması gerekenler ise umarsız…

Bugün aslında bir partinin Temmuz ayında yaptırdığı anketi ele alacaktım. Yazmıştım da… Yusuf Kayacık’ın AK Parti Muğla yönetiminden şikayet eden yazısını da konu edebilirdim.

CHP’liler Çanakkale’de “adalet” aramaya devam ettiler. Başta CHP İl Başkanı ve Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan olmak üzere Muğla’dan da çok sayıda CHP’li Adalet Kurultayı”na gitti.

Muğla’da adalet bekleyen CHP’lileri de yazabilirdim…

xx           xx           xx

Yukarıdaki konular Muğla’da “dünün başağrısı” konular. Bugünün de baş ağrısı… Yarının da baş ağrısı olacaklar… Kurban Bayramı’ndan sonra yazarız. Bugün Akyaka’da kopan kıyamete bakalım.

Kıyamet, Akyaka’nın girişine kondurulan “heykelcikten”, daha doğrusu bir “ucube”den kopuyor!

Keşke o ucube için haklı olarak kıyameti koparanlar, Akyaka Azmakları içinde bir küçük kıyamet koparsalar fena olmayacaktır…

Tabi “Senin yaptığının ne farkı var ki…” diyenler de olacaktır. Ben Azmakları çok yazdım… Ancak bu daha yazmayacağım anlamına gelmiyor. Azmaklara bir disiplin getirilinceye ve orada “mevzuata aykırı” bütün uygulamalar ortadan kaldırılıncaya kadar yazacağım.

Kimse merak etmesin…

Ama bugün o ucubeyi ele alalım…

xx           xx           xx

Ben görmedim, Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi önüne bir Atatürk Heykeli dikildiğini ve “kültür merkezi önünde adeta bir ucube görünümünde” olduğunu söyleyip, “O heykel Muğla’ya da, Atatürk’e de yakışmadı” diye eleştirenler var.

Akyaka girişine kondurulanın ise önce fotoğraflarını gördüm. Canım acıdı…

Daha yeni, 92 yaşında aramızdan ayrılışının 2. yılında, hafta başında Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde yapılan etkinlikte anılan Oktay Akbal ne derdi bu işe bilemiyorum.

13 Ekim 2008’de aramızdan 98 yaşında ayrılan Nail Çakırhan yaşıyor olsaydı, çok şey söylerdi.

Sevgili Naim Kılıç’ın ta İstanbul’dan geldiği Oktay Akbal’ın anma etkinliği sanıyorum biraz da Şadan Gökovalı’nın etkisiyle yapıldı.

Nasıl yapıldı ise, yapanlara teşekkür ediyoruz.

Etkinliğe gidenlere “Şadan Gökovalı o ucubeye söz etti mi” diye sordum. Etmemiş… “Burası yeri değil, bu konuda ayrıca konuşuruz” diye düşünmüş olabilir…

xx           xx           xx

Nail Çakırhan’ın, Ahmet Çalca’nın sakin şehri Akyaka’nın girişi Büyükşehir Belediyesi sayesinde çok güzel oldu. Yakıştı… Karayolları’nın alt geçit çalışması da güzel oldu, ama biraz estetik yoksunu oldu. Umutla o kavşağa da bir estetik katılmasını bekliyoruz…

Ama ben hala Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin Akyaka girişinde “kaldırıma” o “lenduha”yı kondurmuş olmasının şaşkınlığı içindeyim.

Artık herkes sormaya başladı; bu belediyede bir tane “estetik sahibi insan” yok mu?

Öncelikle o kaldırım yayalara bırakılmalıydı.  O güzelim girişe tüy dikilmemeliydi!

Akyaka’da Oktay Akbal’ın ADD’nin küçücük bahçesinde küçücük büstü var. Nail Çakırhan’ın da o güzel anmaların yapıldığı Yücelen Otel’in avlusunda bir büstü bulunuyor. Belki AKTUR’da Akyaka Aktur Evleri’nin avlusuna İlhan Selçuk’un büstünü koyardı, ama Selçuk Cumhuriyet Gazetesi’nin zor günlerinde oradaki mütevazı evi satmıştı…

Valiliğin duvarlarındaki parmaklıklar (ki onlar zaruretten yapılmış) için nasıl yeri göğü ayağa kaldırdı isek, bunu şimdi de Akyaka için yapmalıyız…

xx           xx           xx

Bizim Büyükşehirciler ne yapmışlar?

Kaldırımın ortasına bir ucube koymuşlar. Yayalar kaldırımı kullanmasın demişler…

Akyaka’dan yükselen bir kadın sesi (Adını not almıştım. Bulamıyorum, üzgünüm) sosyal medya paylaşımlarında “Marka kent yapmak istemişler Akyaka’yı alameti-farika olarak bol adeleli uçurtma sörfçü bir erkeği seçmişler. Kaldırımın ortasına uçurtması ile birlikte, bir küvetin içine yerleştirmişler.” diyerek şöyle devam ediyor:

Tüm bunlarla yetinmeyip uçurtmanın üzerine kocaman AKYAKA yazıp gelenin geçenin gözüne sokmuşlar. Büyükşehir bilmiyor galiba, Akyaka Nail Çakırhan evleri ve mimarisiyle kanıtlanmış bir marka idi. Bu markanın bilinen tanıkları da Melih Cevdet Anday, İlhan Selçuk, Oktay Akbal ve tüm Akyakalılardır.

Yine Belediyenin unuttuğu bir şey daha var. Hala belde girişinde yazan ‘Sakin şehir Akyaka’ya geldiniz, yavaşlayın’ tabelası. Yıllar önce bir referandum kararı ile Akyaka’mızı (citta-slow) dünya sakin şehirleri arasına sokmuştuk.

Bizler beldemizi sakınıp kollamaya çalışırken, zaten turizm, insan ve çevre baskısı nedeni ile Temmuz, Ağustos aylarında sokağa bile çıkmazken, Akyaka’yı görenin görmeyenin gözüne sokmanın bir alemi var mı?

Büyükşehir Belediye’si güzel beldemizi uçurtmaya bindirip uçurmak istemekte. Bu ne sürat, bu nasıl yavaş kent? Bu nasıl çoğulculuk, bu nasıl katılımcılık, bu ne tür demokrasi?

Üzerine ben bir şey demiyorum…

xx           xx           xx

Bu arada heykelin bulunduğu terden kaldırılması için imza kampanyası da başlatılmış.

Gökova Ekolojik Yaşam Derneği Başkanı Serdar Denktaş, heykelin bulunduğu yere Akyakalıların fikri alınmadan konulduğunu açıklamış. Denktaş basın açıklamasında “Zevksiz heykeli mahallenin ortasına diken yerel yönetim anlayışını protesto ediyoruz. Sakin Şehir buna layık değil, Muğla Büyükşehir Belediyesi’ni bu ucubeyi derhal mahallemizden kaldırmaya davet ediyoruz. Ayrıca vergilerimizi kimse bu şekilde çarçur edemez.” demiş.

İşte Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin alışkanlık haline getirdiği en büyük sorunu bu…

Bir sor… Akçapınarlılara da sor… Çünkü sörf ve uçurtma sörfü Akçapınar Sahili’nde yapılıyor. Ayrıca heykel, heykelden baka her şeye benziyor…

Eğer Akçapınarlılar o ucubeyi beğenirlerse alır, Marmaris karayolundaki Akçapınar Sahili Sapağına mı olur, aynı yol üzerinde Akçapınar Kavşağına mı olur bir yere koyarsanız.

Tabi trafik açısından bir sakınca oluşturmayacaksa…

xx           xx           xx

Muğla Sinema Ve Fotoğraf Sanatı Derneği Başkanı Murat Günay da sosyal medyada yaptığı paylaşımda  “Nereyi imzalayacağız?” diye sorup, “İlk ben atayım. İşte bu yüzden profesyonel danışmanlık denen bir meslek var. Sosyal medya yönetim stratejilerinden tutun da, şehirde nereye ne dikileceğine kadar uçsuz bucaksız konularda toplumun nabzını tutabilen, halkın psikolojisini öngörebilen, halkla iç içe olan, sorunlarını, isteklerini bilen uzmanlar bu yüzden var. Bu uzmanlara danışılırsa bu tepkiler alınmaz, en aza indirilir. Bu uzmanların yerinde çoluk çocuk ya da konuyla alakasız kişiler bulunursa freni boşalmışçasına giden bir kamyondan başka bir şey olmaz kurumlar. Ne zaman nereye toslayacağı belli olmaz…” ifadesinde bulunmuş.

Sorunu özetlemiş!

xx           xx           xx

Bir gazeteci olarak iyi kötü nabız tutmayı biliriz.

Benim bildiğim Akyakalıların öyle bir heykel talebi, beklentisi hiç olmadı…

O ucube yerine oraya Halet Çambel ile Nail Çakırhan bir arada bir “yontu” konulsaydı. Kimseden ses çıkmaz, teşekkür edenler olurdu.

Bodrum’a gelenleri Yokuşbaşı’nda Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı karşılar. Doğru bir yaklaşım, ama o da ayrı bir sorun… Oradaki bir sanat eseri değil bir  “tabela”… Bodrum gibi bir yerde oraya bir “Halikarnas Balıkçısı rölyefi” neden yapılmamıştır, anlamak mümkün değil…

Akyaka’nın girişinde, kavşaktan hemen sonra uygun bir yerde gelenleri Halet Çambel ile Nail Çakırhan karşılayabilir…

xx           xx           xx

Kurban Bayramımız mübarek ve hayırlara vesile olsun. Kurbanlarımız ve dualarımız kabul olur inşallah…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Reşat Öztepe 31 Ağustos 2017 / 11:56

Gocuman; yazınızı okuyunca “‘DEVE'” aklıma geldi. Deveye sormuşlar Senin Boynun neden eğri diye!?… Deve Cevap verir. “‘* Bana iyice etraflıca bakınız der Deve, Benim nerem doğru der.”‘*. Muğla’nın Büyük Şehri Şehr-i Emin_i nin uygulamalarının tümünü be saydığım cevap ve sorunun içersinde değerlendirebilrisiniz.sevgi ve saygı.

alaittin varol 31 Ağustos 2017 / 12:42

Yöreyi ilgilendiren konularda niçin yetkililer halkı sormak zahmetine katlanmazlar? Benim yöreme bir şey yapılacaksa benim söz hakkım olmalıdır.Toplumu bağlayan konularda ” ben yaptım oldu “zihniyetini kabul etmiyorum.