AKYAKA BU ŞEKİLDE GÜNDEME GETİRİLMEMELİ

Bu haber 01 Ekim 2010 - 0:00 'de eklendi ve 664 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Gökova
Havzası içerisinde yer alan Akyaka’nın, epey zamandır gündemden düşmeyen bir
konu için belediye başkanlığının izlediği politika tartışılır olmaktan
kurtulamıyor.

Mesele
şu.

Son
yıllarda Aktur tesislerinden başlayıp, azmak çıkışına doğru uzanan kordon boyunca
konuşlanan teknelerin belirli bir kısmı, balık-ekmek işine girişiyor.

İlk
planda bakıldığında işletme sahipleri mutlu, vatandaş daha bir memnun.

İsteyen,
çok da fahiş olmayan bir ücretle ekmek arası balık yiyebiliyor.

Hal
böyle olunca, bir teknede başlayan faaliyet, zamanla diğer tekneleri
sahiplerini de heveslendiriyor.

Bugün
neresinden bakarsanız bakın, kordon boyunca uzanan çok sayıda tekne, aynı
işlevin sahibi.

Şimdi…

Denebilir ki
bunda ne var?

Alan memnun
satan memnun.

Belediyeye ters
gelen ne?

Sorun
bu ya.

Belediye,
balık-ekmek satanların denizi kirlettiğini öne sürerek, mezarlık mevkiinde
konuşlanmalarını istiyor.

Dolayısıyla,
öngörülen yere taşınmaları için belirli süre tanıyor.

Ne
var ki balıkçılar bundan hoşnut olmuyor.

Akabinde,
yerinden edilecekleri gerekçesiyle dava açıyorlar.

Öğrendiğimiz
kadarıyla Muğla 1.İdare Mahkemenin kararı, balıkçıların lehine.

Buna
karşın Belediye Başkanlığı kabullenmek istemiyor.

Yer
değiştirilmesi kararında ısrarcı.

Hal
böyle olunca, bu defa balık-ekmek satanlar adına davayı üstlenen avukat,
belediyeyi töhmet altında bırakan bir açıklama yapıyor.

Balık-etmek
satan tekne sahipleri, bizatihi belediye tarafından verilen ruhsat üzerine
satış yapıyorlar.

Buna karşın
belediye, şimdi farklı bir eğilim içerisine girdi.

Kaldı ki,
balıkçılar denizi kirletmiyor.

Asıl denizi
kirleten belediye.

Belediye, sözde
elektrikten tasarruf etmek adına arıtma tesisini çalıştırmıyor.

Yanı sıra Atık
Su ve Foseptiği direk Azmak Deresine bırakıyor.

***

Şimdi…

Eğri
oturup doğru konuşalım.

Kordon boyunca
balık-ekmek satan tekne sahiplerine önceden ruhsat verilmesini öngören,
Belediye Meclisi.

Ne var ki,
tekneleri mühürleyince olanlar oldu.

Sonra,
denizi bizler değil, bizzat elektrikten tasarruf etmek için arıtma tesisini çalıştırmayan
belediye.

Üstelik
Atık Su ve Foseptik direk Azmak Deresine iddiaları, kabul edilir cinsten değil.

Karşılıklı
devam eden gelişmeler, elbet bir gün sona erecek.

Ya
balık-ekmek satanlar, sürdürdükleri mücadeleyi kazanarak aynı yerde işlevlerini
sürdürecek.

Ya
da belediye galip çıkacak.

Aslında
bundan kimsenin kazançlı çıkacağını sanmıyorum.

Dava
balıkçılar lehine sonuçlansa bile belediye başkanlığı ile olan ilişkiler,
hiçbir zaman önceki düzeyde olmayacak..

Oysa, dünyanın
ender özellik ve güzelliklerine sahip olduğunu defalarca vurguladığım Gökova
Havzası içerisinde yer alan Akyaka, böyle bir sürtüşmeyle gündeme gelmemeliydi.

Yıllardır klasik
deniz-kum-güneş üçgeni içerisinde hapsolan turizmin çeşitlenmesi çabalarının
sürdürüldüğü süreçte Akyaka, doğal yapısı ve evlerin mimari özellikleriyle
dikkatleri üzerinde toplayan bir sahil beldesi.

Bu özelliğinden
dolayıdır ki bugün yerli yabancı herkes, burada bir mekan sahibi olabilmenin
çabası içerisinde.

Yeri geldiğinde
belirttiğim, dünyanın gözde sahil beldeleri arasında başı çeken İtalya’nın
Riviera, Fransa’nın Cote-D’azour konumuna sahip bir yer.

Öyleyse
yapılması gereken, halk-belediye sürtüşmesi yerine, beldenin daha cazip merkez
haline gelmesi için ortak çaba gösterilmesidir.

Dolayısıyla
karşılıklı oturup, ortak bir kararla meselenin tatlıya bağlanması
gerekmektedir.

Yok eğer,
belediye bizim dediğimiz olmadı diyerek diretir, balık-ekmek satan esnaf
kesimi, belediyeye rağmen inadını sürdürürse, bir kez daha bundan kimsenin
fayda sağlayamayacağının altını çizmek istiyorum.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.