AKP’li Nil Hıdır ve Tıp Fakültesi (1)

Bu haber 05 Ekim 2010 - 0:00 'de eklendi ve 716 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Dünkü yazımı “Peki, ne yapılmalı?” diye noktaladım.
Yapılması gereken, açık ve net…
Muğla’ya Sağlık Bakanlığı’nın politikası gereği Araştırma ve Uygulama Hastanesi kazandırılması halinde; ardında bırakacağı ekonomik çöküntünün giderilebilmesi için politika üretilmesi ve bu politikanın AKP Muğla Milletvekilleri tarafından Ankara’ya anlatılması ve en önemlisi seçilecek yeni rektörün bu politikaya denk düşen yaklaşım içinde olması gerekiyor!
 
xx      xx      xx
Ben saymadım, ama şu ana kadar Muğla Ticaret ve Sanayi Odası ile Muğla Esnaf Odaları Birliği’nin sayması gerekirdi…
Muğla Devlet Hastanesi’nin etrafında (Bu etraf Orhaniye ve Şeyh Mahallesi’nin önemli bölümünü içine alıyor) kaç eczane, kaç medikalci, kaç optimisyen, kaç taksi durağı, kaç yeme içme merkezi, kaç büfe, kaç çay ocağı, kaç kafe var?.. Oradaki apartmanların kaçında, kaç röntgen ve muayenehane türünden sağlık ünitesi var?.. Yine oradaki apartmanların kaçında başta doktor ve hemşire olmak üzere sağlık personeli oturuyor?.. Ve buradaki ekonomik hareketliliğe bel bağlamış kaç mağaza var?..
 
xx      xx      xx
Söz konusu Vakıf Arazisi’ne yapılırsa, Araştırma Uygulama Hastanesi’ni TOKİ yapacak… Kendisiyle bir sohbetimizde AKP Muğla Milletvekili Prof Dr. Yüksel Özden, yukarıdaki ekonomik yapılaşmanın ne olacağını sorduğumda, “TOKİ onlar içinde ev ve iş yerleri yapar.” demişti.
Oysa sorun, Devlet Hastanesi’nin etrafındaki yapılaşmanın Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nin kurulacağı alana taşınması sorunu değil, taşınma sonucu arkada bırakılacak boşluğun nasıl doldurulacağı sorunu!…
Yani Devlet Hastanesi yıkılıp, hastane çevresindeki “doku” Araştırma Uygulama Hastanesi’nin olduğu yere taşındığında geride büyük bir “boşluk”, yani ÇÖKÜNTÜ kalacak!
Uygulamanın böyle tecelli etmesi halinde, Devlet Hastanesi’nin yerinde ise bir orta öğretim kurumunun yükseleceği söyleniyor.
Peki, bu öğretim kurumu, orada ortaya çıkacak çöküntüyü giderebilir mi?
Bu sorunun yanıtını, Muğla Ticaret ve Sanayi Odası ile Muğla Esnaf Odaları Birliği versin!
 
xx      xx      xx
Muğla Ticaret ve Sanayi Odası ile Muğla Esnaf Odaları Birliği’nin yanıtı ne olur bilemiyorum, ama bana bir orta öğretim kurumu orada yaşanacak ekonomik çöküntüyü gideremez!..
Rektör adaylarının seçim beyannamelerine baktığımızda, “yeni eğitim kurumu veya yapılanması” anlamında dördünün bir şeyler söylediklerini görüyoruz.
Muğla’da Açık Öğretim Fakültesi kurulması vaadinde de bulunan Prof. Dr. Namık Açıköz,
“İletişim Fakültesi, Ziraat Fakültesi, Ormancılık Fakültesi ve Hukuk Fakültesi kurulacaktır. Ayrıca, Kavaklıdere ve Köyceğiz ilçeleri ile Yerkesik Beldesinde, yöre şartlarına ve ülke ihtiyaçlarına göre Meslek Yüksekokulları açılacaktır.” derken, Prof. Dr. Mansur Harmandar’ın beyanlarında şu ifadeyi görüyoruz:
“… Böylece üniversitemiz, Muğla’nın ülkemize ve dünyaya açılmasında lokomotif görevini üstlenecektir. Ayrıca ilin genel özelliklerine uygun olarak su ürünleri, turizm ve yabancı dil öğretimi konusunda reform niteliğinde yeni düzenlemeler yapılacaktır.”
Prof. Dr. İbrahim Yokaş, “Binası olmayan fakülte kalmayacaktır. Fakültelere, kendi binalarında eğitim imkânı sunularak öğretim elemanların huzur içinde çalışmaları sağlanacaktır.” demekle yetinirken, Prof. Dr. Nurettin Demir şöyle diyor:
“Üniversitemizde Hukuk Fakültesi kurulacak, Sağlık Yüksekokulları Sağlık Bilimleri Fakültesine dönüştürülecektir. Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu ile Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulunun Fakülteye dönüştürülmesi için her alanda çaba sarf edilecektir.”
 
xx      xx      xx
Rektörlük için adaylığını ortaya koyan 7 öğretim üyesinin olmasa da seçilme ihtimalleri yüksek olan adayların dillendirdikleri fakülteler Devlet Hastanesi’nin yerinde düşünülebilir.
Ki, Muğla Belediyesi inat etmesiydi de, eski Adliye Sarayı’nın yerinde “Belediye Hizmet binası” yerine Bodrum’a taşınan “Güzel Sanatlar Fakültesi” kurulabilmiş olsaydı, bu sayede Arasta’da ve Kentsel SİT Alanı’nda yaşanan ÇÖKÜNTÜ’nün giderilmesine önemli katkı sağlanabilirdi…
Bu anlamda rektörlüğe yakın adayların dillendirdikleri fakülteler ve özellikle Prof. Dr. Namık Açıkgöz’ün söz konusu ettiği “Tıp Fakültesi Kampusu” Araştırma Uygulama Hastanesi ile birlikte “aynı anda” Devlet Hastanesi’nin yerine konulabilir. Üstelik, fakülte Araştırma Hastanesi’ne yakın olacağı gibi, sadece Devlet Hastanesi’nin yerinde ortaya çıkacak çöküntünün değil, Arasta ve SİT Alanı’ndaki çöküntünün giderilmesine de katkı yapacaktır…
Yarın AKP Muğla Milletvekili Dr. Mehmet Hil Hıdır ile birlikte devam edelim.
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.