AKP İÇİN BİR ÖNEMLİ SINAV DAHA

Bu haber 16 Eylül 2010 - 0:00 'de eklendi ve 538 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

12 Eylül tarihinde gerçekleştirilen Anayasa Değişikliğine
ilişkin Referandumdan istediği sonucu alan AKP için her şey bitmiş değil.

Hani dense ki, onlar adına yeni bir dönem daha başlıyor.

Üstelik, ülkemizin geleceğinin şekilleneceği süreç.

Yalan değil.

Yıllardır, siyasi partiler başta olmak üzere değişik kurum
ve kuruluşlar ötesinde sivil toplum örgütlerinin dillendirdiği, buna karşın
kimsenin üstesinden gelemediği anayasa değişikliği bu defa gerçekleştiğine
göre, beis yok.

Öyleyse AKP, üzerine düşeni yapmalıdır.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, önceki konuşmaları bir yana
referandum sonrasında balkondan yaptığı konuşmasına sadık kalarak, Türkiye’nin
ufkunu daha bir açacak yeniliklere yönelmelidir.

Önünde daimi surette engel teşkil ettiği vurgulanan anayasa
da olmadığına göre, olmazsa olmaz koşul budur.

            *          *          *

Peki, AKP  ne yapmalı?

Ve de ne yapacak?

Bir kere, demokratik bir ülkenin olmazsa olmaz koşulu
yargının sağlıklı işlemesini sağlamak için, referandum süresince ağızlarda sakız
yapılan YSYK ve Anayasa Mahkemesinin teşkilinde, asla siyaset egemen
olmamalıdır.

“Yargı bir gün size de lazım olabilir” gerçeğini göz ardı
etmeden, her iki kurum üyelerinin seçiminde, sağduyunun hakim olması
sağlanmalıdır.

Yok eğer, ilgili kurumlar teşkil edilirken siyaset ağır
basar, dolayısıyla taraf kişiler üye yapılırsa, sadece kurumlar değil, AKP’de
yeni bir eleştiriden nasibini alacaktır.

Bu nedenle Başbakan Erdoğan, son konuşmasında altını çizdiği
yeni bir yol haritası paralelinde, sözlerine sadık kalmalıdır.

O zaman, muhalif partiler dahil her kim olursa olsun,
izlenen politikanın çok yerinde olacağında birleşecektir.

Bu tür bir politikanın partisinin geleceğini de
etkileyeceğini düşünerek, yargı sisteminin yargılanmasına fırsat vermemelidir.

            *          *          *

Her ne kadar anayasa değişikliği gerçekleşmiş olsa da tam
olarak yeterli değil.

Önümüzdeki süreçte daha bir ayrıntılı ele alacağız diyen
Başbakan Erdoğan, bu defa, daha bir tasvip görecek yol izlemelidir.

Ancak o takdirde 12 Eylül’de halkın onayını alan Anayasa
Değişikliği daha bir anlam kazanır.

Dolayısıyla bundan sonra izlenmesi gereken yol, değişiklik
sürecinde her kesimin onayını almaktır.

Bu da konsensüs sağlamakla mümkün olur.

Değil mi ki referandum öncesinde bu tür bir yol izlenmediği,

AKP kendi anayasasını yapıyor sav’ları vardı.

Bu defa başbakan Erdoğan, spekülasyona meydan vermeyen tutum
ve davranış içerisine girmelidir.

           *          *          *

AKP’nin bu dönemde takip edeceği politikalardan bir diğeri,
referandumda “hayır” diyen illere sırtını dönmemesidir.

Bakıp gördü, ülkemizin Trakya kesimi ile Ege ve Akdeniz
kıyıları boyunca yer alan yerleşim merkezleri hayır oyu verdi.

Ben size gösteririm! gibi sığ bir düşünceyle hareket
edilirse, bu durum, özellikle son konuşmasında sarfettiği sözlerle çelişir.

Bir başbakan bu tür tavır takınamayacağı, en azından
takınmaması gerektiğine göre, sözlerinin arkasında durmasını bekliyoruz.

İlk planda olmazsa olmaz hareket tarzı budur.

Dolayısıyla yeni bir süreçte, izlenmesi gereken yol haritası
başkası değil.

Yeni dönem, AKP adına yeni
bir sınav süreci içerdiği için dilerim ki sözlerin arkasında durulur.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.