AKP BİR TAŞLA İKİ KUŞ VURMAK İSTİYOR

Bu haber 25 Ağustos 2010 - 0:00 'de eklendi ve 564 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Çok değil bir aylık süre
içerisinde Muğla’ya gelip giden hükümet üyelerinin sayısını, basın kuruluşu
olarak biz bile takipte zorlanıyoruz.

Elbette
önceki yıllarda da Muğla’yı ziyaret eden bakan düzeyinde hükümet üyeleri vardı.

Onlar,
turizm ağırlıklı yöre olduğu için ailesiyle birlikte kısa da olsa tatil yapar,
hem de mensubu oldukları parti AKP’nin yereldeki teşkilatlarıyla teşrik-i
mesaide bulunurlardı.

Yıllardır
süregelen bu durum, bu sene daha farklı anlam kazandı.

Bir taraftan, 12 Eylül tarihinde
yapılacak olan yeni anayasa değişikliği ile ilgili halk oylamasının ne anlam
içerdiğini vatandaşa anlatmak, diğer yandan bakanlığına bağlı taşra
birimlerinin sorunlarını dinlemek gayesiyle, adeta Muğla’yı kapı komşusu
yaptılar.

Bunun anlamı bir taşla iki kuş
vurmaktan başkası değil.

Aslında
Muğla, bu durumdan fazlasıyla memnun.

Değil mi
ki hükümet üyelerinin biri gelip diğeri gidiyor.

Her ne
kadar referandum ağırlıklı ziyaret olsa da, burada konuşlanan kurumların
sorunları, belki çözüme kavuşur diyerek birebir dile getiriliyor.

***

Aynı
süreçte, hangi bakanların Muğla’ya ziyaret ettiğini, dolayısıyla gündeme
getirilen konuların neler olduğunu, kişisel yorumlarımı da eklemek suretiyle
kendi köşemden kaleme almıştım.

En son teşrif edenler, Devlet
Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile Sağlık Bakanı Recep Akdağ oldu.

Muğla ziyaretinde kurumumuz Hamle’yi de teşrif eden
Ali Babacan

aynı zamanda
gazeteci arkadaşım Özcan Özgür’ün
“özgürce” programına konuk oldu.

Yeni anayasa değişikliğinin millet projesi olduğu,
dolayısıyla her kim olursa olsun evet demesi gerektiğinin altını çizerken,  iki önemli ayrıntıdan daha dem vurdu.

Türkiye, yeni anayasanın kabulünden sonra, hem 1.sınıf
bir demokrasiye kavuşacak, hem de 1.sınıf bir hukuk devlet olacaktır.

Keşke diyorum
keşke, her kesimin beklentisi olan yeni anayasa değişikliğiyle ilgili,
başlangıçta başta siyasi partiler olmak üzere değişik kurum, kuruluşların da
görüşü alınsaydı.

O zaman AKP, kendi
anayasası ve hukuk sistemini kurmak istiyor iddiaları havada kalırdı.

***

Sağlık bakanı Recep Akdağ ise yine anayasa
değişikliğini içeren referandum için halkın evet demesi gerektiğini, böylelikle
Türkiye’nin önünün açılacağını vurgulamıştı.

Referandumla
ilgili kişisel görüşlerini açıkladıktan sonra konuyu kendi bakanlığına
getiriyor.

AKP hükümeti döneminde Muğla, devletten 65 milyon TL
tutarında yardım aldı.

Önümüzdeki süreçte Muğla Merkez İlçe, Köyceğiz, Datça
ve Ortaca’ya yapacağımız yeni hastaneler, 
yanı sıra Yatağan hastanesinin genişletilmesiyle bu yatırımlar daha bir
artacak.

Tamam da sayın
bakan.

Birde Muğla’nın bir yılda devlete kazandırdığı döviz
tutarına bakınız.

Sadece turizmden yılda 7-8 milyar dolar devlete girdi
sağlıyorsa, AKP’nin hükümet olduğu süreçteki 65 milyon TL. katkısı bunun
yanında ne ifade eder!

Kaldı ki 7-8 milyar dolarlık girdi sadece turizme ait.

Ya diğer alanlarda devlete katkısı?

Onun için Muğla’ya yapılan yatırımlar, hiç göze
batmasın.

***

Bakan Akdağ’ı
rahatsız eden temel mesele ”tam gün
yasası”

Diyor ki;

CHP Genel Başkanı ve bazı tuzu kuru doktorların
Danıştay’a müracaat etmesiyle yasanın 4 maddesi iptal edildi.

Aslında bu anayasaya aykırıdır. Türkiye’de ben yaptım
oldu bitti zihniyeti var.

Gerekçeli karar Eylül’de mi Ekim’de mi belli olur
bilmiyorum.

Velhasıl bakan
Akdağ, referandumla ilgili vatandaşa bir takım bilgiler vermek için geldiği
Muğla’da, hem yeni hastanelerin açılması hem de tam gün yasasını şikayet
bağlamında anlatırken, Muğla olarak bizim de bir şikayetimiz vardı.

3 sene öncesinde Muğla Üniversite bünyesinde kurulması
karar altına alınmasına karşın hala öğrenci alamayan Tıp Fakültesinin akıbeti
ne olacaktı?

Yer konusu belediye ile halledilsin gerisi hallolur
dese de sanırım o denli kolay olmayacak.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.