AKM SALONUNA SIĞMIYORLAR

Bu haber 03 Ocak 2013 - 0:00 'de eklendi ve 806 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Hafta sonunda AK Parti’nin Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) gerçekleştirdiği İl Danışma Kurulu ve Siyaset Akademisi çalışması müthişti. AK Partililer adeta gövde gösterisi yaptı.
AK Parti’nin yeni İl Başkanı Nihat Öztürk, yönetim kurulu üyelerinden Miraç Cin, Cem Tölek, Esat Onur Tugay, Ozan Balcı, Erdoğan Ünal, Kadri Amrağ, Armağan Erol, Ali Yörük ve Şadi Pirci ile partiyi deyim yerinde ise 7 gün 24 saat çalıştırıyor.
Bu ekip koşmaya devam edebili… Ama partililerini daha ne kadar koşturabilirler doğrusu merak ediyorum.
 
xx     xx     xx
Hangi partide böyle bir şey olmuştur bilmiyorum, hafta sonunda AK Parti Muğla’da aynı günde hem “İl Danışma Kurulu”, hem “Siyaset Akademisi” ve hem de Eğitimci Yazar Fatih Akbaba’nın verdiği “Mehmet Akif Ersoy ile anlaşabilmek” konulu konferansı gerçekleştirdi.
Davetlilerin sabrını takdir etmek gerek. O gün saat 11.00’de başlayan program akşam saat 19.00’da zor bitti…
 
xx     xx     xx
AK Parti eskiden benzer toplantılarını İl Özel İdaresi’nin ve Öğretmen Evi’nin salonlarında yapardı.
Karşılaştırmak gibi olmasın CHP’nin yeni il yönetiminin en son Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdiği “Türkiye Nereye Gidiyor” konulu çok önemli konferansı bir avuç insanla gerçekleştirip, İl Danışma Kurulu’nu Konakaltı Kültür Merkezi’nde yaparken, AK Parti’nin yeni il yönetiminin düzenlediği İl Danışma Kurulu’na Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi AKM salonu yetmedi…
AKM salonu sanki genel başkanları Erdoğan’ı ağırlıyordu. Partinin çiçeği burnunda Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu 1950’lerden 2000’lere adeta Türkiye’nin siyasi tarihini, bir anlamda Türkiye sağının geçmişini ve Türkiye’nin sıçrama, dönüşüm dönemlerini anlatırken, salonu sallayıp, yaklaşık 2 bin kişiyi ayağa kaldırıyordu.
Soylu “Menderes’i asan, Özal’ı öldüren canilere Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı teslim etmeyeceğiz.” diyerek, sanki Muğla sağını aynı çatının altında toplanmaya davet ediyordu…
 
xx     xx     xx
İl Danışma Kurulu, Siyaset Akademisi ve Konferans başlıkları altında gerçekleşen programın açış konuşmasını yapan İl Başkanı Nihat Öztürk, İstiklal Marşı’ndan bir dörtlük okuyarak Mehmet Akif Ersoy’u anarken, sözü Büyük Şehir Yasası’na getirdi. Muğla’nın artık mevcut yerel yönetimler yasası ile yönetilemediğini savunan Öztürk, “Geçmişte Muğla’da herkes Bodrum’un, Marmaris’in yönetilemediğinden, hizmet üretilemediğinden yakınıp, bu ilçelere büyük şehir statüsü kazandırılmasını istemiyor muydu?” diye soruyordu.
Ardından Milas Belediyesi’nin köylere hizmet götürmeye, Ölüdeniz Belediyesi’nin köy camilerinin bakımını yapmaya başladığına dikkat çekip şöyle devam ediyordu:
“Yasa yürürlüğe girdi, seçime gidiyoruz hala büyük şehre karşı çıkıyorlar. Köylere nasıl hizmet götürülecek diye soruyorlar. Çalışmaları ile sorunun cevabını veren CHP’li belediye başkanlarına teşekkür ediyorum.”
 
xx     xx     xx
İl Başkanı Öztürk’ün ardından kürsüye gelen Milletvekili Ali Boğa da konuşmasıyla adeta seçime start verdiklerini gösteriyordu. “Büyükşehir yasası çıkarken karşı çıktılar. Büyük şehirle hizmet edilmez dediler. O zaman ben şöyle diyorum. Büyükşehirle hizmet edilmez diyenler Büyükşehir seçimine aday da olmasın.” derken espri yaptığını düşündüğüm Boğa şöyle devam ediyordu:
“AK Parti Milletvekilleri olarak Prof. Dr. Yüksel Özden ile el ele verdik. Gece gündüz demeden Muğla’ya hizmet etmek için çabalıyoruz. Büyük Şehir Muğla için büyük fırsat. Muğla’nın 30 Ekim 1913’ta Aydın Sancağı’ndan ayrılıp Vilayet olduğunu öğrendiğimizde, Muğla’nın yüzüncü yılına 5 yıl var dedik, Muğla Üniversitesi ve Muğla Valiliği ile ‘100. Yılında Muğla Nasıl Olmalı’ diye çalıştay yaptık. Muğla Stratejik Planı yaptık, ama 5 yıl da bir şey yapılmadı. Şimdi biz Muğla’nın 100. yılında Yüksel beyle el ele verdik, Muğla’nın 100. yılına 100 proje hediye etmek için yola çıktık. 100. yılında Büyük Şehir olan Muğla’ya 100 proje hediye edeceğiz.”
Hadi bakalım…
 
xx     xx     xx
Programda Siyaset Akademesi’nin hocası ise Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan idi. Salondaki coşkuyu gören Demircan, Beyoğlu seçimini alırken sloganlarının “Tamam inşallah” olduğunu anımsatarak, “Muğla’da da tamam inşallah” diyordu!
Beyoğlu Belediye Başkanı Demircan, camili, kiliseli, havralı ve Çiçek Pasajlı video gösterisi eşliğinde “Biz farklı kültürleri bir arada yaşatan medeniyetin temsilcileriyiz” diyerek, “AK Belediyeciliği” anlattı.
Anlattıkları dün bizim “Sosyal demokrat belediyecilik” dediklerimizdi.
Başkan Demircan “Vatandaş Başkan” adı altındaki uygulamalarını anlatırken, Osman Gürün’ün başkanlığında Muğla Belediyesi’nin ilk yılında uygulanan “Beyaz Masa” ile “Dilek Kutularını” anımsadım. Şimdi ikisi de yok…
Beyoğlu Belediyesi, “Beyaz Masa” karşılığı “Resepsiyon Birimi” oluşturmuş. Beyoğlu’nu dijital ortama alıp, internet üzerinden şikâyetleri alıp, anında çözmeye ve belediyeye gelenlerin işlerini resepsiyonda halletmeye başlamış. Bu yetmemiş bir de “Mobil ekip” kurmuşular. Bu ekipte ev ev dolaşıp şikâyetleri dinliyor…
Başkan Demircan, sözlerini bitirirken “Biz sokaktaki insana dokunuyoruz.” diyordu.
Doğrusu merak ediyorum, AK Parti önümüzdeki seçimde Muğla’yı “Konya” gibi mi, yoksa Beyoğlu gibi algılayacak?!!
 
xx     xx     xx
Hangi partiden olduğuna bakmadan sokaktaki insana dokunmak önemli…
Sanıyorum AK Parti’nin Nihat Öztürk il başkanlığındaki yeni yönetimi de sokaktaki insana dokunmaya başlamış.
Önceki yönetimler “tarikat gibi” içe kapalıydı. Onlar için siyaset yapmak sanki AK Partililerle temas etmek, onları dinlemekti. Öztürk ve arkadaşları “yeni gelenler koltuklarımız altımızdan alırlar mı” endişesi taşımadan partinin kapısını penceresini açmışlar, sokaktaki insana dokunmaya başlamışlar.
Yoksa dün Öğretmen Evi’ne sığanlar, bu gün AKM’ye sığamaz hale gelemezlerdi… 
03.01.2013
 
 
 
 
 
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.