Aklın Yolu Bir « Hamle Gazetesi

Aklın Yolu Bir

Bu haber 27 Kasım 2015 - 0:14 'de eklendi ve 960 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Yıllar var ki bir önemli ayrıntının altını çizdim.

Hem de bıkıp usanmadan.

Başka türlü hareket edemezdim.

Dahası edemezdik.

Aksi takdirde, konuşlandığımız kente haksızlık etmiş olurduk.

Aynı süre içerisinde gündeme getirdiğim konu, turizm bağlamında Muğla’nın konumu idi.

Sahip olduğu değerler itibariyle farklılık yaratan il, turizmden yeterince nemalanıyor muydu?

Ne yazık ki buna olumlu cevap veremiyoruz.

Aksi olsaydı, neden kaleme alayım ki!

O takdirde, tabir yerindeyse alan memnun satan memnun olurdu.

Olunmadığına göre bir sorun var demektir.

Kaldı ki aynı konuyu benzer yaklaşımla, Hamle A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Hayati Nizamoğlu’da kaleme almış.

Yazısının bir bölümünde diyor ki;

Muğla ilinde 300 bini aşkın belgeli turistik yatak var.

İki havaalanımız milyonlara hizmet veriyor.

2015 yılında birçok uluslararası olumsuzluğa rağmen 3 milyon yabancı turist sayımızı tutturuyoruz.

Buna karşın Muğla ilinde turizm, yaz aylarını içeren 4 aya sıkışmış durumda.

Yerinde tespitlerde bulunan Nizamoğlu devamla;

Hiçbir yatırım yapmadan, sadece fikir üreterek turistik tesislerin yıl boyu çalışması sağlanabilir.

Bu konuda turizm, turizmden anlayamayanlarla değil, sektör içinden insanlarla geliştirebiliriz.

Bilmem aksini iddia eden çıkar mı?

Sanmıyorum.

***

Şimdi denecek ki ne yapmalı?

Ne yapılmalı ki, beklentiler karşılık bulsun.

Aslında yapılacaklar belli.

Her şeyden önce turizmin çeşitlendirilmesi.

Zira, onca kez altı çizildiği gibi günümüz şartlarında turizm farklılık göstermeye başladı.

Bunun bir başka anlamı, yıllardır geçerliliğini koruyan deniz-kum-güneş olgusuyla yetinilmediğidir.

Dolayısıyla turistler yeni arayışlar peşindeler.

Hal böyle olunca turizmin çeşitlendirilmesi kaçınılmazdır.

Muğla bu bağlamda önemli bir avantaja sahip olduğuna göre ne yapıp edip gereği yerine getirilmelidir.

Bu nedenle ilk yapılması gereken, devlet özel sektör işbirliğinde yeni atılımlara yönelmek.

Her ne kadar zaman zaman işbirliği içerisine girilsede yeterli olduğu söylenemez.

Oysa konsensüs sağlanmış olsa, ülke turizminin daha reel rakamlar içereceğinde kuşku olmazdı.

Yıllardır vurgulanmasına karşın hayata geçirilemeyen spor turizmine ilişkin atılımlar.

Komşu il Antalya’nın bu alanda nasıl yol aldığı rakamlarla sabit olduğu halde neden harekete geçilmez akıllara ziyan.

Üstelik çok daha elverişli yerler ve iklim koşullarına karşın.

Tesisleşme adına harekete geçilse, kuşku yok ki sadece ülkemiz spor kulüpleri değil dünyanın dört bir yanından nice takımların fiksktür gereği devre aralarında geleceğinde en küçük tereddüt yok.

Yine dillendirilmekten öte gidilemeyen sağlık turizminin Muğla’da işlerlik kazandırılması.

Bu konuda özellikle senatoryum vasfı taşıyan Muğla merkez Kıran Köyü ve çevresi olmak üzere nice yerler adına, hala harekete geçilmiş değil.

İlişkin olarak yapımı devam eden ve bitmesine ramak kalan Devlet Hastanesinin bu bağlamda devreye gireceği ümit ediliyor.

Ya kültür turizmi?

Hiç kuşku yok ki Muğla genelinde konuşlanan ve geçmişten günümüze uzanan nice tarihi değere haiz varlıklarımız, kültür turizminin ivme kazanmasında önemli rol oynayacaktır.

Her ne kadar benzer eserlerin çoğu bir şekilde yurt dışına kaçırılmış olsa da!

Bu kadar da değil.

Kültür turizmi olmak üzere kongre turizmi gerçekleştirilebilir.

Yanı sıra eğlence turizmine yönelik girişimler.

Ve istisna bir yerleşim yeni özelliği taşıyan Akyaka Beldesi.

Eşsiz iklim koşulları yanında son zamanlarda daha bir ivme kazanan kiteboard sporu yanında City Slow özelliği, yeterince yerine getirilemedi.

Sonuçta Muğla adına tek realite, her bakımdan istisna teşkil eden bir il olduğudur.

Buna karşın dense ki, aklın yolu bir noktasından bakarak yeterince istifade ediliyor mu?

Tartışılır.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.